Geri Dön

Primer konjenital hipotiroidi olgularında radyogrametrik oranlar

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 173869
  2. Yazar: METİN DÖNMEZ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1980
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 51

Özet

-2CK ÖZET Bu radyogrametrik çalışmayı Konjenital primer hipotiroidi hastalığında tiroid hormonlarının eksikliğinin kemik korteksi üzerine yaptığı etkileri ve tedavi ile oluşabilecek değişiklik leri amacı ile yaptık. Çalışmamızın diğer bir amacı, çalışma yap tığımız radyogrametrik ölçümlerin hipotiroidi tanısında ve te davinin yeterliliğini kanıtlamada bir indeks olarak değerlendir mekti. Bu amaçla yaş ortalaması 5 + 4,5 yaş sınırları 0.25-14 yaş olan 44 kız, yaş ortalaması 3,7 + 3,7 yaş sınırları 0.33-14 yaş olan 22 erkek konjenital hipotiroidi tanısı konmuş denekte sol el ikinci metakarpmda radyogrametrik ölçümler uygulandı. Ayrıca 300 kız, 300 erkek sağlıklı normal denek kontrol grubu olarak incelemeye alındı. Tüm deneklerde sol el ve el bileği graf ileri İkinci metakarplarından“Kemik Korteks Yüzdesi”QCKY) »Kemik Korteks Alan Yüzdesi“. (KKAY) ”Korteks Alanı/Total Aıann (KA/TA) radyogrametrik oranları hesaplandı. Aynı graf ilerde TW-2 yöntemi ile kemik olgunlaşma düzeyi saptandı. Hipotiroidi ve normal grubu deneklerde hesaplanan oranlar, deneklerin kronolo jik yaş ve kemik olgunlaşma düzeylerine göre ayrı ayrı karşılaş tırıldı. Aynı karşılaştırma hipotiroidi deneklerinin tedavi önce si değerleri ve belirlenmiş bir tedavi sonrası değerleri ile ayrı ayrı yapıldı. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar aşağıda özetlenmiş tir. l) Kemik korteks kalınlığının diafiz çapına göre göreli değer leri olan KKY ve KKAY oranları. a) Normal deneklerde bu oranların literatürdeki verilerle uygunluk gösterdiği, kronolojik yaş ve kemik olgunlaşmasının iler lemesi ile yükseldiği saptandı. Bu yükselme kızlarda erkeklere göre daha belirgindi. 0-1 yaş grubunda literatürde örnek olmadığı için karşılaştırma yapamadık. Bu yaş grubunda KKY ve KKAY oranla rının, kronolojik yaş ve kemik olgunlaşma değerlerine göre do ğumdan bir yaşma kadar anlamlı olarak azaldığını saptadık. b)Hipotiroidi hastası grubunda, gerek kız gerekse erkek deneklerde KKY, KKAY oranlarının eş kronolojik yaş ve eş kemik-21- olgunlaşma düzeyine göre normal değerlerle yapılan karşılaştır malarında normalden anlamlı bir fark göstermedikleri saptandık Tüm yaş gruplarında hem tedavi öncesinde, hemde tedavi sonrasın da aynı sonuçlar elde edildi. Hipotiroidili deneklerde elde et tiğimiz bu sonuçlar, tiroid hormonu eksikliğinde kemik dokusu“turn over”rında beklenen azalmanın iki yönlü etki ile bir taraf tan yeni kemik yapımı ve kalsium yakalanmasını, diğer taraftan kemik yıkımı ve kemikten kalsium kaybını azalttığı, muhtemelen bu süreçlerin birbirine yakın derecede etkilenmesi sonucu hastalığın KKY ve KKAY radyogrametrik oranlarında belirgin değişikliğe yol açmadığı şeklinde yorumlandı. 2) Kemik Korteks* Alanının Total Alana oranı (KAAA) a) Normal denek grubunda saptadığımız sonuçlardan, lite ratürde sadece 5 yaştan büyüklerde uygulanmış örnekler olduğu için literatürle 5-1^ yaş grubundaki neticelerimizi karşılaş tırabildik. Sonuçlarımız KA/TA oranının kronolojik yaş ve kemik olgunlaşma durumunun ilerlemesi ile doğumdan itibaren kızlarda minimal erkeklerde belirgin azaldığını gösterdi. Sonuçlarımız li teratürdeki sınırlı bilgilere uymamaktadır. Bu uyuşmazlık muh temelen etnik farklılaşmaya bağlıdır, b) Hipotiroidi deneklerinde KA/TA oranının normal değer lerle karşılaştırılmasında, hipotiroidi hastasının kız veya erkek olması ile oluşan bir fark saptanmadı. 1-14 yaş grubunda, hipotiroidili hastaları KA/TA oranla rının eş kronolojik yaştaki normal çocukların KA/TA oranlarına göre, gerek tedaviden önce, gerekse tedaviden sonra yüksek olduğu nu saptadık. Aynı grup hastanın KA/TA oranlarının normal değerler le yapılan karşılaştırılması eş kemik olgunlaşma düzeyine göre yapıldığında, hipotiroidi hastalarında KA/TA oranlarının normal değerlere göre tedavi öncesinde düşük, tedavi sonrasında ise yüksek olduğunu saptadık. KA/TA oranında beliren bu farkların hipotiroidi hastalarının diafiz boylarındaki değişiklikler ile oluştuğunu ve bir yaş altındaki deneklerde "b u oran. ile güveni lir netice alınamayacağını kabul ettik.-22- KA/^TA orannda aldığımız neticeleri hipotiroidi hastaların da diafiz uzunluğunun eş kronolojik yaştaki çocuğunkine göre tedavi öncesinde ve tedavi sonrasında kısa olduğu, eş kemik ol gunlaşma düzeyindeki normal çocuğun diafiz uzunluğuna göre ise tedavi öncesi nispeten uzun, tedavi sonrasında da kemik olgun laşmasının boy uzamasına göre daha hızlı ilerlemesine bağl ı ola rak kısa kaldığı şeklinde açıkladık. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçların tümü birden göz önüne alındığında ; sol el ikinci metakarp kemiğinde uygulanacak radyogrametrik ölçümlerden, KKY,KKAY oranlarının hipotiroidi has talığında anlamlı bir değişiklik göstermediğini, KA/FA oranında eaptanın değişikliklerin ise büyük olasılıkla diafiz uzunluğun daki göreli değişikliklere bağlı olduğunu belirledik. Sonuçta ikinci metakarp kemiğine ilişkin radyogrametrik oranların hipoti roidi tanısında, izlenmesinde kullanılabilir bir gösterge olma dığını kabul ettik.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Orta asya ve kafkasya'daki petrol ve doğal gaz boru hatlarının Türkiye'nin ulusal güvenliğine etkisi

    The impacts of oil and natural gas pipelines in central asia and caucasus on Turkey's national security

    MUSTAFA ŞAMİL GÖRÜCÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Uluslararası İlişkilerKara Harp Okulu Komutanlığı

    Güvenlik Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. GÖKHAN SARI

  2. Non iskemik dilate kardiyomiyopati hastalarında sağ ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğunu öngördüren ekokardiyografik parametrelerin incelenmesi, fonksiyonel kapasite ve serum BNP düzeyleri ile korelasyonu

    Predictors of right ventricular systolic dysfunction in non-ischemic dilated cardiomyopathy, correlation with functional capacity and serum BNP levels

    İBRAHİM OĞUZ KARACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ METİN ESEN

  3. Bir genel kaspaz inhibitörü olan qvd-oph'nin nöroprotektif etkilerinin deneysel spinal kord travması modelinde incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    VEYSEL ANTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET COLAK

  4. Klon ve normal sığır embriyo plasentalarında insülin benzeri büyüme faktör-ı (IGF-I), vasküler endotelyal büyüme faktör (VEGF) ve nöronal hücre adhezyon molekül (NCAM) ekspresyonun immunositokimyasal ve moleküler tekniklerle incelenmesi

    Evaluation of expression of insulin-like growth factor-i (IGF-I), vascular endothelial growth factor (VEGF) and neuronal cell adhesion molecule (NCAM) by immunocytochemical and molecular techniques in cloned and normal bovine placentas

    FATİH KARAKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    BiyoteknolojiKocaeli Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKKI DALÇIK

    PROF. DR. SEZEN ARAT