Geri Dön

Assitli hastaların ayırıcı tanısında tümör markerlerinin mukayese edilmesi

Comparison of tumor markers in differential diagnosis of patients with ascites

  1. Tez No: 324938
  2. Yazar: ENVER AYTEMİZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET CUMHUR DÜLGER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Asit sıvısı, Biyobelirteçler-tümör, Hepatit, Karaciğer sirozu, Ascitic fluid, Biomarkers-tumor, Hepatitis, Liver cirrhosis
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma assitli hastaların laboratuvar özelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Assit; fizik muayene, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile teşhis edilen, periton boşluğunda bulunan serbest sıvıdır. En sık görülen hepatik nedenler siroz, ağır etanol-ilişkili hepatit ve hepatik vasküler trombozdur. Ekstrahepatik nedenler çoğunlukla; kalp yetmezliği, nefrotik sendrom, hipoalbuminemi, peritoneal karsinomatozis, tüberküloz peritonit ve böbrek yetmezliğidir. Assitli hastalarda tanı; asidik sıvı analizleri ile yapılabilir.Retrospektif olarak yapılan bu çalışmada, Ocak 2009 ve Kasım 2012 arasındaki süreci kapsayan dönemde, assitli yetişkin hastalardaki epidemiyolojik ve klinik özellikler üzerinde çalışılmıştır. Bu çalışmada 96 assitli hastanın epidemiyolojik ve laboratuvar bulgularını değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışma konusu grup 50 bayan ve 46 erkekten oluşmaktadır. Yaş ortalaması 58.96±15.96 ve yaş aralığı 17-90 arasında değişmektedir. Klinik veriler hastane kayıtlarından elde edilmiştir. Hastalar ilk olarak; sirozlu, kardiyak ve malignite ilişkili assitli hastalar olmak üzere üçe ayrılmıştır. D-dimer, fibrinogen seviyeleri, biyokimyasal analizler, tümör markerleri gibi laboratuvar sonuçları ve glukoz, albumin, LDH gibi assit biyokimyasal analiz değerleri kaydedilmiştir. Ortalama serum-asit albümin gradiyenti; siroz grubunda 2.13±0.49, kardiyak grubunda 1.95±0.52 ve malign ilişkili grupta ise 0.72±0.28 olarak bulunmuştur.Kardiyak assit grubunda, serum albumin değerleri sirozlu gruptan yüksek, malign grupla benzer bulunmuştur (sırasıyla; 3.11±0.56, 2.62±0.54 ve 2.87±0.67). Serum globulin, serum glukoz ve serum LDH düzeylerinde gruplar arasında fazla bir farklılık görülmemiştir.Kardiyak assit grubundaki ortalama assit albumin düzeyi (1.16±0.4) siroz grubundan(0.48±0.36) fazla iken ; malign gruptan (2.16±0.6; p<0.001) daha düşüktür. Siroz grubundaki assit glukoz değerleri (145.45±51.44) diger gruplardan (114.4±31.1 ve 94.75±38.2; p<0.001) daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışmamız ayrıca malign assit grubuna ait assit LDH düzeyi (491.36±501.4) siroz grubundan (206.75±341.59) anlamlı derecede yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır.Ayrıca; malign assit grubundaki CEA, CA-125, CA15-3 ve CA19-9 değerleri; diğer iki grupla kıyaslandığında daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. (sırasıyla 215.5±489, 840.3±241.9, 143.26±243.6, 223.14±383, p<0.01)Malign grupta ortalama serum fibrinogen düzeyi (414.69±176.66 mg/dl) diğer iki grup olan kardiyak grup (333.45±175.34 mg/dl) ve siroz grubundan (206.85±113.92 mg/dl) anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur.Sonuçlar serum fibrinogen seviyesinin; malign grupta periton hasarına bağlı olarak yükseldiğini göstermektedir. Assit vakalarında bu bulgu; malignite teşhisinin laboratuvar belirteci olarak kullanılabilir. Mevcut çalışmada ayrıca; assit sıvısı globulin düzeyi ve malign ilişkili assitler arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Malign assit içerisindeki LHD konsantrasyonu, sirozlu assit grubundaki değerlerden yüksek olduğu görülmüştür. Bu veriler, başkaları tarafından daha önce yayınlanmış bilgilerle uyuşmaktadır ve assit sıvısı hiperglobulinemi varlığı inflamasyon belirtisi veya malign assitle bağlantılı olduğu fikrini uyandırmaktadır.İlginç bir şekilde, kardiyak assit grubundaki serum fibrinogen düzeyleri, siroz grubuyla karşılaştırıldığında, daha yüksek olduğu görüldü. Bugüne kadar kardiyak assit ve serum fibrinogen düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptama noktasında yapılmış herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma ilk defa; serum fibrinogen düzeyinin, yüksek gradiyentli assitlerde olduğu gibi, kalp yetmezliği hastalıklarında da teşhis edici belirti olarak kullanılabileceğini ortaya çıkarmıştır.Özet olarak; yetişkinlerde assitli hastalıkların birçok nedenleri vardır. Laboratuvar testleri genellikle altta yatan rahatsızlıkları ve nedenlerini açığa çıkarmaktadır. Bu çalışma assitlerin naturünün tam olarak anlaşılmasında ve karaciğer hastalıkları alanında teşhis stratejilerinin belirlenmesinde yardımcı olabilir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted in order to reveal the laboratory properties of the patients with ascites. Ascites is free fluid in the peritoneal cavity and is diagnosed by physical examination, ultrasonography as well as computerised tomography. The most common hepatic causes are cirrhosis, severe ethanol-related hepatitis and thrombosis of hepatic vascular tracts. Extrahepatic causes of ascites are mostly due to cardiac failure, nefrotic syndrome, hypoalbuminemia, peritoneal carcinomatosis, tuberculous peritonitis and renal failure. Differential diagnosis in patients with ascites can be made by ascitic fluid analysis.In this retrospective study, epidemiologic and clinical features in the period of between January 2009 and November 2012 were studied in adults with ascites. We aimed to evaluate the epidemiologic and laboratory ? ndings of 96 patients with ascites.In this time scale the cases were composed of 50 females and 46 males.The mean age of the total cases was 58,96±15,96 (range 17-90). Clinical data was obtained from hospital records. Firstly, we divided the patients as follows; cirrhotic, cardiac and malignancy-related. Laboratory tests such as D-dimer and fibrinogen levels, biochemical analysis, and tumour markers, biochemical analysis of ascites such as glucose, albumin, lactate dehydrogenase (LDH), and tumor markers were recorded.The mean serum-ascites albumin gradient was 2.13±0.49 in cirrhotic group, 1.95±0.52 in cardiac group and 0.72±0.28 in malignant group.In the cardiac ascites group, serum albumin levels were higher than cirrhotic ascites group and similar to malignancy-related group. (3.11±0.56 versus 2.62±0.54; 2.87±0.67, respectively). Serum globulin, serum glucose and serum LDH levels were not significantly different between groups.Mean ascidic albumin levels in cardiac ascites group were higher than cirrhotic group (1.16±0.4 versus 0.48±0.36, p<0.001), while it were lower than malignancy-related group (1.16 versus x, p<0.001).We found that ascidic glucose levels in cirrhotic patients were higher than other groups ( 145,45±51,44 versus 114,4±31,1 and 94,75±38,2; p<0.001). Our study also revealed that ascidic LDH levels in malign ascites group were significantly higher than cirrhotic group (491,36±501.4 versus 206,75±341,59;p<0.05).We also demonstrated that levels of CEA, CA-125, CA 15-3 and CA-19-9 were statistically different in malign ascites group compared to other groups (215,5± 489;840,3±241,9; 143,26±243,6 and 223,14±383; respectively, p<0.01). We found that the mean serum fibrinogen level in malignant group was significantly higher than other groups (414,69±176,66 mg/dl versus 333,45±175,34 mg/dl in cardiac group and 206,85±113,92 mg/dl in cirrhotic group; p<0.001).These findings suggest that serum fibrinogen levels increase in response to malignant peritoneal injury. It could be used as a simple laboratory marker to diagnose the malignancy in case of ascites.In the current study there were also positive correlations between ascitic fluid globulin and malignancy-related ascites. We also demonstrated that the concentration of lactate dehidrogenase in malignant ascites is higher than the corresponding values observed in cirrhotic ascites group. These data are similar to those reported earlier by others, and suggest that presence of ascidic hyperglobulinemia, a surrogate marker of inflammation, is associated with malignant ascites.Intrestingly, serum fibrinogen levels was also significantly higher in cardiac ascites group as compared to cirrhotic group. At to date, there is no report about relationship between cardiac ascites and serum fibrinogen levels. Our results suggest for the first time that the admission serum levels of fibrinogen may be used as a diagnostic marker among patients with cardiac failure as well as high gradient ascites.As a sum, ascites in adults has several etiologies. Laboratory testing usually confirms underlying disorders and conditions. This study may help to clarify the nature of ascites and could help the diagnostic strategies in the field of liver diseases.

Benzer Tezler

  1. Asitin ayırıcı tanısında asit fibronektin konstrasyonunun değeri

    The value of ascitis fluid fibronectin concentration in the differential diagnosis of ascites

    MUSTAFA ARAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi
  2. Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi

    The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms

    GÜVEN URAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Genel Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN

  3. Ayçiçeği tablalarından pektin eldesine pektin kalitesini etkileyen faktörler ve konu ile ilgili teknolojik öneriler

    The Factors effecting the quality of pectin in the production of sunflower head pectin and the evaluation of the related technological problems

    E.ÖZGÜL EVRANUZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. İHSAN ÇATALTAŞ

  4. Türkiye kökenli pirina yağından sıvı-sıvı ekstraksiyonu ile serbest yağ asitlerinin giderilmesi üzerinde bir inceleme

    An Investigation on the deacidification of Turkish sulphur olive oil by liquid-liquid extraction

    SELMA TÜRKAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. HALİDUN CİVELEKOĞLU