Solunum yolu allerjilerinde aeroallerjenlere karşı duyarlığın araştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 38134
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 1994
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 98
Özet
- 83 - SONUÇ VE ÖZET Bu çalışmada İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi iç Hastalıkları Anabilim Dalı, Allerji Bilim Dalı Polikliniği' ne başvuran 18 saf allerjik astma, 93 allerjik rinit ve 89 allerjik rinit ve astmanın birlikte bulunduğu, toplam 200 hasta araştırılmıştır. Hastalarımızın 112' si (%56) kadın, 88'i (%44) erkek idi. Vakaları mızın yaş ortalaması 27.87 olup %88'i 40 yaş altındaki genç erişkinlerden oluşmaktaydı. Bu hastalar daha önce başka sağlık kurumlarında tekrarlayan bronşit ve rinit tanıları ile medikal tedavi görüp yararlanmadıkları için ya da allerjik etyolojiden kuşkulanılarak araştırılmak üzere birimimize sevkedilmişlerdi. 2 yıldan daha uzun süreden beri hasta olanlar, astmalı hasta grubunun %88.8'ini, rinitlilerin ise %67.7'sini oluşturmaktaydı.' Bu durum allerjik solunum yolu hastalıklarının tanısının ve allerji araştırmalarının geciktiğini göstermektedir. Hasta grubumuzda ev kadını, Öğrenci ve bürolarda çalışan memur kesiminin daha çok olduğu, kişilerin %43.5'inde konjon- tivit, besin, ilaç ve deri allerjisi gibi başka bir atopik hastalığın solunum yolu allerjisine eşlik ettiği, %38'inin ailesinde de atopik hastalıkların bulunduğu saptandı. 200 hasta nın5; %73.5 oranında sigara içen veya çevresinde sigara içilen kişiler olduğu görüldü. Astmalıların %44.3'ü sigara içmedikleri halde %55.7'si sigara ile karşılaşmaktaydı. Rinitlilerde bu oranlar sırasıyla %22.6 ve %77.4, rinit ile birlikte astmalı grupta ise %26.5 ve %73.5 olduğu görülmüştür. Laboratuvar araştırmalarında mutlak eozinofil sayısının 300' ün üzerinde bulunması eozinofili olarak kabul edilmiş ve hastalarımızının %20.5'inde periferik kanda eozinofili bulunmuş tur. Allerjik rinitli grubun nazal yayma preparatının incelen-- 84 - mesiyle %24.7'sinde hafif, %13.1'inde orta derecede, %16.6'sında yo ğun, toplanı olarak %53.4'ünde / eozinofili olduğu gözlenmiştir. Allerjik rinitli hastaların paranazal sinüs graf ilerinde en fazla görülen patolojik bulgular konkalarda hipertrofi (%19) ve sinüslerde aerasyon azalmasıydı (%9.4). Allerji testlerinin sonunda akarlara karşı reaktivite %84.8-%100 değerleri ile birinci sırada iken, hamamböceğine karşı pozitif deri testi %55.5-%52.9 oranları ile ikinci sırada bulundu. Çim polenlerine duyarlık allerjik rinitlilerde %36.6- %46.2 düzeylerine kadar yükselmekteydi. Astmalılarda çim poleni duyarlığı %11.1-%22.2 arasında idi. Yabani ot duyarlığı astmalı larda %11.1-%16.7, rinitlilerde %17.2 -%32.3, ağaç polenlerine karşı duyarlık ise sırasıyla %5.6-%22.2 ve %5.4-%26.9 bulunmuştur. En önemli polen cinsleri ot polenlerinden D.Glomerata (domuz ayrı ğı), A.Odoratum (tatlı ilkbahar otu), L.Perenne (İngiliz çimi), P.Pratense (köpek kuyruğu), H.Vulgare (arpa), S.Cereale (çavdar), çalılardan P.Lanceolata (sinir otu), R.Acetosa (kuzukulağı), C.Alba (akkazayağı), ağaçlardan Salix (söğüt), Fagus (kayın), Quercus.. (meşe) Populus (kavak), Sambucus (mürver) ve Platanus (çınar) olarak bulundu. Mantar duyarlığı astmalılarda Alternaria Alternate için %27.8'lere ulaşabildiği halde allerjik rinitli grupta %12.9 ile Candida Albicans için elde edilmiştir. Hayvansal antijenler için duyarlık kuştüyü (%22.2-%24.7) ile birinci sıradaydı. Genel olarak yabancı ülkelerdeki hayvansal allerjen duyarlığına karşı bizim oranlarımızın %2.2-%12.9 gibi çok düşük düzeylerde olduğu görüldü. 32 hastanın total IgE değerleri ölçüldüğünde 212.4 U/ml olarak yüksek değerlerde olduğu belirlendi. Hastalarımızın spesifik IgE değerlerine bakıldığında en yüksek ölçümlerin akarlara ait olduğu, bunu çim polenleri, yabani ot, ağaç ve hayvansal kaynaklı antijenlere karşı spesifik IgE'lerin izlediği gözlendi. Akarlar polen ve hayvansal antijenler için deri testleri ile spesifik IgE değerleri arasında, total ve spesifik IgE- 85 - ölçümleri arasında, solunum sistemi allerjisi ile göz allerjisi arasında ve hasta grubuyla kişinin ve ailesinin., atopi anamezi arasında belirgin korelasyon 'bulundu. Deri testi veya RAST ile provokasyon testleri arasında, allerjik hastalık ile periferik ve nazal eozinofili arasında, hastanın yaşı, deri testleri, IgE değerleri ile eozinofili arasında istatistik açıdan anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç olarak; tüm dünyada giderek artan solunum yolu allerji- lerinin tanısında öncelikle iyi bir anamnez ve fizik muayene gerektiğini sonra kişinin anamnezi, yaşadığı ev ve işyeri koşulla rı, karşılaşabileceği düşünülen önemli allerjenler gözönüne alınarak iyi bir teknikle ve kaliteli ekstrelerle yapılacak bir deri testinin tanı açısından en değerli metod olacağını ancak gereken kişilerde kandaki spesifik antikorların aranabile ceğini ve/veyâ provokasyon testleri uygulanabileceğini söyleyebili riz. Ayrıca allerjik rinit ve astma etyolojisinde başlıca rol oynayan inhalan allerjenlerin ev tozu akarları, çim polenleri, yabani ot polenleri, mantarlar, hayvansal antijenler ve ağaç polenleri olduğunu belirtebiliriz.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Fındık zurufu kompostunun toprak kalitesi üzerine etkisi
The effect of adding of hazelnut husk compost on soil quality
SELAHATTİN AYGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
ZiraatOrdu ÜniversitesiToprak Bilimi ve Bitki Besleme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TAYFUN AŞKIN
- Kronik obstrüktif akciğer hastalıklarında IPPB tedavisinin solunum fonksiyon testleri ve kan gazları üzerindeki etkisi
Başlık çevirisi yok
FARUK KALAYCIOĞLU
- ALI ve ARDS hastalarında, yüzüstü ve yarıoturur pozisyonlarının intraabdominal basınç, hemodinami ve alveoler oksijenasyon üzerine etkileri
The effects of prone and semirecumbent position on intraabdominal pressure,hemodynami̇cs and alveolar oxygenation in patients with ALI and ARDS
ŞENAY GÖKSU TOMRUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
Anestezi ve ReanimasyonSağlık BakanlığıAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
UZMAN ASU ÖZGÜLTEKİN
- Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren hastalarda üç farklı peep düzeyinin hemodinami, solunum mekaniği ve gaz değişimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of 3 different PEEP levels on hemodynamics, respiratory mechanics and elimination of volatile anesthetic agent in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy
HÜSNÜ MERT ARINALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Anestezi ve ReanimasyonSağlık BakanlığıAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DR. GÜLŞAH KARAÖREN
DR. ÖMER TORUN ŞAHİN
- Elektif kolonoskopi vakalarında sedasyon-analjezi: Ketamin, fentanil, meperidin'in karşılaştırılması
Sedation and analgesia in electi̇ve colonoscopy procedure; comparing to ketami̇ne, fentanyl and meperi̇di̇ne
SEÇKİN ÖZOZAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Anestezi ve ReanimasyonSağlık BakanlığıAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
UZMAN ŞENAY GÖKSU TOMRUK