Akciğer kanserinde tümör belirleyicilerinin tanısal değerleri ve arteriovenöz farklılıkları, on belirleyicinin analizi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 38238
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Akciğer neoplazmları, Biyobelirteçler-tümör, Lung neoplasms, Biomarkers-tumor
- Yıl: 1994
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Akciğer kanseri gelişmiş ülkelerde tüm kanserler içinde en sık görülen kanserdir ve kanser ölümlerinin ilk nedenidir. Tümör belirleyicileri klinik onkolojide önemli bir yere sahip olmakla birlikte ideal bir tümör belirleyicisi bulunamamıştır. Sürekli yeni belirleyiciler bulunmakta, eldeki belirleyicilerin klinik kullanımları araştırılmaya devam etmektedir. Son zamanlarda tümör belirleyicilerinin kinetiklerine yönelik ilgi artmış, biyolojik ve fizyopatolojik özellikleri gündeme gelmiştir. Böylece tümör belirleyicilerinin sekresyon özellikleri, eliminasyon yerleri, eliminasyon yanlanma ömürleri gibi bilgiler arttıkça, klinikte daha yararlı kullanım olanakları ortaya çıkabilecektir. Protein tabiatındaki moleküller vücutta moleküler ağırlıklarına göre değişmekle birlikte başlıca damar endotelinde, glomerüler filtrasyon ve tübüler reabsorbsiyon ile alınarak böbrek epitelinde ve en önemli miktarda, karaciğerde, sinusoidleri kolayca geçerek hepatositlerde proteoliz ile yıkılırlar. Çoğu tümör belirliyicisi protein tabiatındadır. Çalışmamızda akciğer venöz dolaşımının sistemik arteriyel dolaşıma dökülmesi nedeniyle, tümör belirleyicilerinin, daha az dilüe olması ve daha az katabolik işleme uğramasından yola çıkarak, tümöre daha yakın yerde, yani arterde, farklı düzeylerde olup olmadığı, yani arteriyel kandaki bir belirleyicinin akciğerdeki bir tümörü daha doğru yansınıp yansıtmayacağını belirlemek amaçlandı. Akciğer kanseri grubunda 68, benign akciğer hastalığı grubunda 31 ve normal grupta 30 olguda, 10 ayrı tümör belirleyicisi, NSE, TSA, LSA; MCA; CA 125, CA 19.9, FERRITIN, LDFL CEA ve AFP femoral arter ve kübital ven örneklerinde çalışıldı. NSE ve CA 125 'in ve kısmen de ferritinin arteriyel dolaşımda daha yüksek düzeylerde ve daha yüksek sıklıkla ortaya çıktığım saptandı. NSE'nin aynı hastalarda arterde ölçümü sensitiviteyi %34'ten %52'ye çıkarmıştır. Yine CA 125'in arterde ölçümü spesifisiteyi %33'ten %63'e çıkarmıştır. Bu üç tümör belirleyicisinin arteriyel kanda çalışılmasının klinik amaçlara daha fazla katkısı olacağı düşünüldü. TSA, LSA ve MCA'nın ise venöz kanda arteriyel kana göre daha yüksek konsantrasyonlarda ve daha sıklıkla ortaya çıktığı saptandı. En spesifik tümör belirleyicileri CEA ve aLSA (%100 ve %96); en sensitif tümör belirleyicileri vTSA, aTSA ve vLSA (%88-79, %75); en yüksek accuracy değerlerine sahip olan tümör belirleyicileri vLSA ve vTSA (%79, %75) olarak bulundu.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi
Başlık çevirisi yok
NACİYE İŞBİL
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
FizyolojiUludağ ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK
- Kist hidatik ön tanılı 150 olguda casoni (intradermal) test sonuçlarının araştırılması
Başlık çevirisi yok
ERDENER BALIKÇI
- Sigaranın akciğer volüm ve kapasiteleri üzerindeki etkisinin spirometrik metodla araştırılması
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA KELLE
- Güneydoğu bölgesinde kist hidatik sorunu ve akciğer kist hidatiğinin bugünkü cerrahi tedavisi
Başlık çevirisi yok
YUSUF COŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1978
Göğüs HastalıklarıDicle ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı