Geri Dön

Pulmoner sarkoidoziste serum D vitamini düzeylerinin tanısal etkinliği ve klinik parametrelerle ilişkisi

Diagnostic efficiency of serum vitamin D levels in pulmonary sarcoidosis and its correlation with clinical parameters

  1. Tez No: 391010
  2. Yazar: ALEV TAŞKIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERGÜN TOZKOPARAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Paratiroid hormon, Sarkoidoz, Teşhis, Teşhis-ayırıcı, Tüberküloz, Tüberküloz-pulmoner, Vitamin D, Vitamin D eksikliği, Parathyroid hormone, Sarcoidosis, Diagnosis, Diagnosis-differential, Tuberculosis, Tuberculosis-pulmonary, Vitamin D, Vitamin D deficiency
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sarkoidoz; etyolojisi bilinmeyen, akciğer de dahil olmak üzere birden çok sistemi etkileyen, granülamatöz bir hastalıktır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda sarkoidozlu olgulardan izole edilen makrofaj ve monositlerin D vitamini salgıladığı gösterilmiştir. Bu çalışmada pulmoner sarkoidozlu olgularda, serum D vitamini, PTH, kalsiyum, fosfor ve magnezyum düzeylerin, tanısal etkinliği ve ayrıca hastalığın evresi ve solunum fonksiyon testleri ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Araştırma 30 sarkoidozlu ve 15 tüberkülozlu hasta ile 37 sağlıklı gönüllü kontrol olarak dahil edildi. Sarkoidozlu hastalar kontrol grubu ile serum 25(OH)D3, parathormon, kalsiyum, magnezyum, fosfor, düzeyleri açısından karşılaştırıldı. Ayrıca sarkoidozlu hastalarda serum 25(OH)D3 ve diğer biyokimyasal parametreler ile SFT parametreleri ve hastalığın radyolojik evresi arasındaki korelasyon araştırıldı. Sarkoidozlu olgularda ortalama serum 25(OH)D3 (18,53 ± 8,36 ng/ml) ve parathormon düzeyleri (25,81 ± 17,78 pg/ml'ye karşılık 45,66 ± 7,35 pg/ml; p<0,001) sağlıklı gönüllülere göre (21,99 ± 12,61 ng/ml) anlamlı derecede (p=0,004) düşük saptandı. Buna karşın düzeltilmiş serum kalsiyum düzeyleri (9,42±0,49 mg/dl'ye karşılık 9,01±0,33 mg/dl; p=0,003) istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı. Diğer biyokimyasal parametreler sarkoidoz ve sağlıklı gönüllü grubunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermedi. Tüberküloz grubu ile sarkoidoz grubu arasında biyokimyasal parametrelerin hiçbirisi istatiksel olarak anlamlı derecede farklılık göstermedi. Serum 25(OH)D3, FEV1/FVC (r= -0,347; p=0,03) ve hastalığın radyolojik evresi ile (r= -0,492; p=0,03) anlamlı derecede negatif korelasyon gösterirken, serum parathormon düzeyleri ise %FVC (r= 0,403; p=0,014) ve %FEV1 ile (r: 0,431; p:0,009) anlamlı derecede pozitif korelasyon gösterdi. Ayrıca 24 saatlik idrar kalsiyum düzeyi sadece hastalığın evresi ile zayıf derecede (r: 0,387; p:0,017) anlamlı korelasyon gösterdi. D vitamini düzeyinin sarkoidozun radyolojik evresi ile negatif korelasyon göstermesi, PTH düzeylerinin ise %FVC ve %FEV1 değeri ile pozitif korelasyon göstermesi çalışmamızın mevcut bilgilerimize ve literatüre en önemli katkısı olarak kabul edilebilir. D vitamini ve PTH düzeylerinin tedaviye yanıt ya da bir prognostik belirteç olup olmadığını ortaya koyabilmek için hastaların uzun süre izlendiği kohort çalışmalarına gereksinim vardır.

Özet (Çeviri)

Sarcoidosis is a granulomatous disease with unknown etiology that affects multiple systems including lungs as well. In recent studies, it has been shown that macrophages and monocytes isolated from the cases with sarcoidosis secreted vitamin D. This study aims to investigate the diagnostic efficacy of serum vitamin D, PTH, calcium, phosphorus and magnesium levels in pulmonary sarcoidosis cases, the correlations of them with the stage of the disease and respiratory function tests (RFT). Thirty sarcoidosis cases, 15 patients with tuberculosis and 37 healthy individuals control group were included in the study. The levels of biochemical parameters including serum 25(OH)D3, parathormon, calcium, magnesium, phosphorus of the patients with sarcoidosis were compared with those in control group. In addition to that, in sarcoidosis cases, correlation between serum 25(OH)D3, other biochemical levels and RFT parameters and radiological stages of the disease were calculated Mean serum 25(OH)D3 and parathormon levels were found significantly lower in sarcoidosis patients when compared with control group (18,53 ± 8,36 ng/ml and 21,99 ± 12,61 respectively; p=0,004 for calcium, 25,81 ± 17,78 pg/ml and 45,66 ± 7,35 pg/ml, respectively; p<0,001 for parathormon). However, mean corrected serum calcium levels were found statisctically significantly higher (9,42±0,49 mg/dl and 9,01±0,33 mg/dl; p=0,003). Other biochemical parameters showed no statistically significant correlation in patients and healthy volunteers. None of the biochemical parameters also showed correlation between sarcoidosis group and tuberculosis group. Serum 25(OH)D3 levels showed significantly negative correlation with FEV1/FVC (r= -0,347; p=0,03) and radiological stage of the disease (r= -0,492; p=0,03), but a positive correlation was found between parathormon levels and %FVC (r= 0,403; p=0,014) and %FEV1 (r: 0,431; p:0,009). On the other hand, 24 h urine calcium levels showed a significant correlation with poor grade with only stage of the disease (r: 0,387; p:0,017). The most important contribution of the present study on current information and literature is likely the negative correlation between vitamin D levels and radiological staging of the disease and the positive correlation between PTH levels and %FVC and %FEV1. Additionally, more long-term cohort studies are needed to determine whether vitamin D and PTH levels might be“response to treatment”or“prognostic”indicators

Benzer Tezler

  1. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Spironolaktonun (K-canrenoate) pulmoner hemodinamik üzerine etkisi

    The Effect of spironolactone (K-Canrenoate) on pulmonary hemodynamics

    BEKİR ÇOKSEVİM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    FizyolojiErciyes Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİĞDEM ÖZESMİ

  3. Pulmoner arteryal hipertansiyonda nifediginin pulmoner arter atrial natriüretik peptid seviyesi üzerine etkisi

    The Effects of nifedipin on the level of pulmonary ortery atrial natriuretic peptide in pulmonary arterial hypertension

    ÜMİT ÖZBEK