Geri Dön

Hipertansif retinopatisi olan hastalarda seruloplazmin düzeyleri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 502037
  2. Yazar: BETÜL YILMAZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERKAN ÇOBAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, Oksidatif stres, Retina, Retina hastalıkları, Seruloplazmin, Hypertension, Oxidative stress, Retina, Retinal diseases, Ceruloplasmin
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Daha önceden yapılan çalışmalar artmış serum seruloplazmin düzeylerinin oksidatif stresin bir göstergesi olduğunu göstermiştir. Hipertansiyon, kardiyovasküler risk ve sistemik hedef organ hasarı ile ilişkilidir Hipertansif retinopati (HR) hipertansiyonun en sık görülen göz komplikasyonudur. HR'nin patofizyolojik mekanizmaları henüz tam olarak belirlenememiştir. Kan basıncı yüksekliği retinopatinin patogenezini tek başına tamamen açıklayamaz, oksidatif stres gibi diğer patofizyolojik mekanizmalar da ilgili olabilir. Bundan dolayı, bu çalışma şu sorulara cevap bulmak amacıyla yapıldı; (i) HR'de seruloplazmin düzeyi değişir mi ? (ii) HR evresi ile seruloplazmin düzeyleri arasında bir ilişki var mıdır? Bu çalışmaya HR'si olan 90 hipertansiyon hastası alındı. Hipertansif hastalar Keith- Wagener sınıflandırmasına göre iki gruba ayrıldı. Grup 1 evre 1 HR'si olan 45 hastadan, Grup 2 evre 2 HR'si olan 45 hastadan oluşturuldu. Kontrol grubu olarak, yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi açısından benzer 45 sağlıklı kişi alındı. Grup 2'deki seruloplazmin düzeyi Grup 1'dekinden (32,06±4,88 karşı 29,54±3,05, p˂0,005) ve kontrol grubundan (32,06±4,88 karşı 27,31±2,61, p<0,001) anlamlı olarak daha yüksekti. Grup 1'deki seruloplazmin düzeyi de kontrol grubundan daha yüksekti (29,54±3,05 karşı 27,31±2,61, p<0,005). Ayrıca, hipertansif grupta seruloplazmin düzeyleri ile HR evresi arasında pozitif korelasyon mevcuttu (r= 0,299, p=0,005). Bizim çalışmamız oksidatif stresin bir belirteci olan seruloplasmin ile HR arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Previous studies have shown that elevated serum ceruloplasmin levels are indicative of oxidative stress. Hypertension is associated with cardiovascular risk and systemic target organ damage Hypertensive retinopathy (HR) is the most common eye complication of hypertension.The pathophysiologic mechanism of HR is not fully esteblished. Elevated blood pressure alone does not fully account fort he extent of retinopathy, other pathogenic mechanisms may be involves, such as oxidative stres. Therefore, this study was designed to answer the following questions; (i) Do ceruloplasmin levels change in HR? (ii) Is there any relation between degree of HR and ceruloplasmin levels? This study included 90 hypertensive patients with HR. The hypertensive patients were divided into two groups according to the Keith-Wagener classification. Group 1 comprised 45 patients with grade I HR, and Group 2 comprised 45 patients with grade II HR. We selected 45 healthy subjects matched for age, sex, and body mass index for control group. The level of ceruloplasmin in Group 2 was significantly higher than in group 1 (32,06±4,88 vs 29,54±3,05, p˂0,005) and control group (32,06±4,88 vs 27,31±2,61, p<0,001), it was also higher in group 1 than in control group (29,54±3,05 vs 27,31±2,61, p<0,005). Also, ceruloplasmin showed positive correlations with degree of HR (r = 0.299, p =0,005). Our study suggests that there is a relationship between ceruloplasmin, a marker of oxidative stress, and HR.

Benzer Tezler

  1. Intraserebral hematomların klinik ve tanısal değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    SAİT BİLAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  2. 1978-1987 yılları arasında izlenen 33 cushing sendromu olgusunun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    METİN CANER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ

  3. Sarımsağın farmokolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    GÜLSÜM ÖZSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Eczacılık ve FarmakolojiErciyes Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YALÇIN TEKOL

  4. Kronik böbrek yetmezliğinde böbrek fonksiyonları ve prostaglandin E2 ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KUNDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Sol dal bloku varlığında sol ventrikül hipertrofisinin EKG kriteryumlarının değerlendirilmesi (M-mode ekokardiografi ile yapılan bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MELİHA KAZAZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMALETTİN BÜYÜKÖZTÜRK

  6. Biri anti-adrenerjik (timolol maleate), diğeri adrenerjik (dipivefrin) iki droğun glokom tedavisinde birlikte kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    CİHAN GÖKALP ÖZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEKİ SÜREL