Geri Dön

İnflamatuvar barsak sendromunda fas gen varyantlarının rolü

The role of fas gene variants in inflammatory bowel disease

  1. Tez No: 505932
  2. Yazar: AYHAN DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİYE ARZU ERGEN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Moleküler Tıp, Molecular Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 89

Özet

İnflamatuar barsak sendromu (İBS), etiyolojisi bilinmeyen, barsakları etkileyen, kronik seyirli ve otoimmun bir hastalıktır. Sağlıklı barsak mukozasında besin maddeleri ve mikrobiyal ajanların uyarısıyla fizyolojik inflamasyon meydana gelmektedir. İBS hastalarında ise bu inflamatuvar cevap abartılı olmaktadır. FAS proteini, molekül ağırlığı 48 kd olan membran proteinidir ve tümör nekroz faktör(TNF) ailesine aittir. FAS geni insanlarda 10. kromozomun uzun kolunda 10q24.1 lokalizedir. FAS geninin inflamatuvar barsak sendromundaki rolü tam olarak açıklanamamıştır. Olası roller; ilk olarak, FAS eksprese eden intestinal epitel hücrelerinin apoptoza giderek, intestinal epitelin geçirgenliğinde artışa neden olması ve ikinci olarak, FAS-FASL sisteminin, makrofajlar tarafından pro-inflamatuvar sitokinlerin üretilmesini uyarmasıdır. Çalışmamızda FAS rs1800682 ve rs2234767 gen polimorfizmleri incelenerek, bu polimorfizmlerin İBS için yatkınlık oluşturup oluşturmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla 73'ü ülseratif kolit ve 52'ü Crohn hastası olan 125 birey ve hastalığa dair herhangi bir patolojik belirti göstermeyen 101 sağlıklı kontrol kontrolde FAS gen polimorfizmlerini saptamak için Real-time PCR tekniği kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar her iki polimorfizm açısından da ülkemizde yapılan ilk çalışma özelliğini taşımakta olup, FAS rs1800682 polimorfizmli hasta grubunda A alleli İBS'ye karşı koruyucu olarak gözlemlenirken, GG genotipi ise artmış hastalık riski ile ilişkilendirilmiştir. FAS rs2234767 polimorfizminde ise G alleli ve GG genotipi taşımak İBS'ye karşı koruyucu olarak gözlemlenirken, hasta grubunda ise AA, GA genotipleri ve A alleli taşıma sıklığı artmış olarak saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

Inflammatory bowel syndrome (IBS) is a chronic, autoimmune disease that affects the intestines and has unknown aetiology. In the healthy intestinal mucosa, physiological inflammation occurs due to nutrients and the stimulation of microbial agents. In IBS patients, this inflammatory response is exaggerated. FAS protein is a membrane protein with a molecular weight of 48 kD and belongs to the tumor necrosis factor (TNF) family. FAS is localized to 10q24.1 in the long arm of human chromosome 10. The role of the FAS gene in inflammatory bowel syndrome has not been fully elucidated. Possible roles; first, Intestinal epithelial cells expressing FAS are causing apoptosis, so increasing the permeability of the intestinal epithelium, and second, inducing the FAS-FASL system to produce pro-inflammatory cytokines by macrophages. Our study aimed to investigate whether polymorphisms of FAS rs1800682 and rs2234767 are susceptible to IBS. For this purpose, real-time PCR technique was used to detect FAS polymorphisms in 125 patients with IBD including 73 ulcerative colitis and 52 Crohn's disease and also 101 healthy controls without any pathological signs of IBD. The studies carried out are the first study in our country in terms of both polymorphisms. While the FAS rs1800682 polymorphism patient group has A allele was observed to be protective against IBS, the GG genotype was associated with increased risk of disease. In FAS rs2234767 polymorphism, G allele and GG genotype were observed to be protective against IBS whereas in patient group frequency of AA, GA genotypes and A allele are increased.

Benzer Tezler

  1. Deneysel spinal kord travma modelinde rituksimabın nöroprotektif etkisinin immünhistokimyasal ve elektron mikroskobik yöntemlerle incelenmesi

    The neuroprotective effects of rituximab in experimental spinal cord injury model: an immunohistochemical and electronmicroscopic study

    GÜNER MENEKŞE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NöroşirürjiSağlık Bakanlığı

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    UZMAN ERGÜN DAĞLIOĞLU

  2. Glokomlu olgularda konjonktivada apoptozisin kantitatif analizi ve topikal antiglokom ilaçların apoptozis oranına etkileri

    Quantitative analysis of apoptosis in conjunctiva of patients with glaucoma and effects of topical antiglaucoma drugs on apoptosis rates

    AYSUN ŞANAL DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Göz HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ORHAN

  3. Endoskopik olarak normal görünümlü terminal ileum biyopsilerinin tanısal önemi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ RIZA KÖKSAL

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    GastroenterolojiSağlık Bakanlığı

    Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANAN ALKIM

  4. Liposuction sonrası yağ embolisi riskinin değerlendirilmesi ve emboli riskini azaltmak için heparin ve steroid kullanımı. (ratlarda deneysel çalışma)

    Liposuction sonrasi yağ embolisi riskinin değerlendirilmesi ve emboli riskini azaltmak için heparin ve steroid kullanimi. (ratlarda deneysel çalişma)

    EMRE İNÖZÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSağlık Bakanlığı

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT ERDOĞAN

  5. Sarkoidozlu hastaların izleminde inflamatuar belirteçlerin önemi

    The importance of inflamatory markers in pati̇ents with sarcoidosis

    SİNEM GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP FERHAN ÖZŞEKER