Romatoid artritli hastalarda huzuruz bacak sendromu sıklığı
Restless legs syndrome frequency in patients with rheumatoid arthritis
- Tez No: 508635
- Danışmanlar: PROF. DR. TİRAJE TUNCER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Artrit-romatoid, Huzursuz bacak sendromu, Romatizmal hastalıklar, Romatoloji, Arthritis-rheumatoid, Restless legs syndrome, Rheumatic diseases, Rheumatology
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Romatoid artrit (RA) yaygın görülen romatolojik hastalıklardan biridir. Hastalığa özgü bulgularıyla olduğu kadar, sıklıkla birlikte olduğu klinik durumlarla da birçok hastanın günlük hayatında konforunu azaltmaktadır. RA hastalarında uyku bozuklukları ve ilişkili hastalıkların normal popülasyondan daha sık görüldüğü bilinmektedir. Ancak spesifik uyku bozuklukları romatolojik popülasyonda yeteri kadar ele alınmamıştır. Huzursuz bacak sendromu (HBS), uyku bozuklukları içinde değerlendirilebilecek; bacakları hareket ettirme dürtüsü veya ihtiyacı ile ortaya çıkan, anormal duyularla karakterize kronik sensorimotor bir hastalıktır. Bu sendrom hem primer olarak hem de romatolojik hastalıklar gibi çeşitli klinik durumlarla ilişkili sekonder bir semptom kompleksi olarak bulunabilir. Biz bu çalışmada; polikliniğimizde RA tanısı ile takip edilen hastalarda; HBS sıklığını saptamak ve bunun hastalık aktivitesi, hastanın demografik özellikleri, tedavi, seroloji ve komorbiditeleri yönünden ilişkisini irdelemeyi amaçladık. Çalışmaya; Kasım 2017 ile Şubat 2018 tarihleri arasında hastanemiz FTR polikliniklerinde 2010 ACR/EULAR RA sınıflandırma kriterlerine göre RA tanısı almış, çalışmaya katılmayı kabul eden, klinik değerlendirme formlarını doldurabilecek kognitif düzeyde olan, 18 yaşından büyük 149 hasta ve RA grubuyla yaş ve cinsiyet yönünden benzer, bilinen inflamatuar hastalığı olmayan 100 kontrol grubu birey dahil edildi. Kesitsel / analitik/ kontrollü bir çalışma metodolojisi kullanıldı. Çalışma boyunca Helsinki Deklarasyonu ilkelerine bağlı kalındı. Çalışmaya alınan her kişinin; demografik özellikleri, vücut kitle indeksleri, spor aktiviteleri, beslenme ve sigara alışkanlıkları, hastalıkları ve kullandığı ilaçlar kaydedildi. Çalışmaya alınan kişiler HBS açısından değerlendirildi, HBS saptananlara IRLSSG HBS şiddet skalası dolduruldu. Ayrıca RA olan grup; hastalık süresi, antiromatizmal ilaç kullanımı, laboratuvar sonuçları, modifiye charlson komorbidite indeksi (mCKİ), HAQ ve DAS-28 skoru açısından değerlendirildi. Çalışmanın istatistiksel analizinde p<0.05 anlamlı, p<0.001 çok anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda RA hastalarında HBS sıklığı %22.8, kontrol grubunda HBS sıklığı ise %4 olarak saptandı (p<0.001). RA hastalarında; HBS olan ve olmayan grupların hastalık süreleri, serolojileri, DAS-28 ve HAQ skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. HBS olan grubun ortalama yaşı, HBS olmayanlara göre daha yüksek bulundu ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Gruplar arasında komorbidite açısından yapılan kıyaslamada; HBS olan grubun ortalama mCKİ skoru 3.59 (±1.76), HBS olmayan grubun ortalama mCKİ skoru ise 2.84 (±1.76) olarak bulundu (p<0.05). HBS olan grupta hipertansiyonu olan 16 (%47.1) hasta varken, HBS olmayan grupta hipertansiyonu olan 33 (%28.7) hasta vardı. Yine HBS olan grupta depresyonu olan 7 (%20.6) hasta varken, HBS olmayan grupta depresyonu olan 8 (%7) hasta vardı (p<0,05). HBS olan grupta antidepresan ve antihipertansif ilaç kullanımı HBS olmayan gruba göre anlamlı derecede yüksekti. Hastaların laboratuvar değerlerinin lojistik regresyon analiziyle incelenmesi sonucunda; serum glikoz, vitamin B12, folat ve trombosit değerlerinin yükselmesi ile TSH, alkalen fosfataz, kalsiyum ve fosfor değerlerinin düşmesinin HBS olma olasılığını arttırdığı tespit edildi. RA'da HBS olan 34 hastanın IRLSSG HBS şiddet skalası skorlarının; CRP ve ESH düzeyleri, HAQ ve DAS-28 skorları, biyolojik DMARD maruziyetleri, hastalık süreleri ve serolojileri ile korele olmadığı saptandı. RA, nöropati'de olduğu gibi, HBS gelişimi için de risk teşkil etmektedir. RA tanılı hastalar -HBS'nin de dahil olduğu- uyku bozuklukları açısından sorgulanmalıdır. Uyku bozukluklarının RA'yı, RA'nın da uyku bozukluklarını tetikleme potansiyeli olduğu unutulmamalıdır.
Özet (Çeviri)
Rheumatoid arthritis is one of the most common rheumatologic diseases. Clinical conditions, which are often associated with disease-specific findings, also reduce the comfort of many patients in their daily lives. It is known that sleep disorders and related diseases are more common in RA patients than in the normal population. However, specific sleep disorders have not been studied extensively in the rheumatological population. Restless legs syndrome (RLS) is a disorder characterized by sleep disorders; is a chronic sensorimotor disease characterized by abnormal sensations that occur with the need to move the legs or to move the legs. This syndrome can be found either as a primer or as a secondary symptom complex associated with various clinical conditions such as rheumatologic diseases. In this study; patients who are followed up with RA diagnosis in our polyclinic; We aimed to determine the frequency of RLS and to investigate its relation with quality of life, disease activity, demographic characteristics of the patient, treatment, serology and comorbidities. Between November 2017 and February 2018, 149 patients aged 18 years or older, who had RA diagnosed according to the 2010 ACR/EULAR RA classification criteria and who agreed to participate in the study, had no cognitive deficits that prevented them from completing the clinical evaluation forms and 100 control subjects were included who were similar in age and gender to the RA group, without known inflammatory disease. A cross-sectional / analytical / controlled study methodology was used. Throughout the study, the Helsinki Declaration stuck to its principles. Demographics, habits, drugs used, duration of illness, and laboratory findings were recorded for each person employed. Subjects who were taken into the study were evaluated for RLS, and those who were diagnosed as RLS were filled with the IRLSSG RLS severity scale. In addition, RA was evaluated in terms of disease duration, antirheumatic drug use, laboratory results, modified charlson comorbidity index (MCCI), HAQ and DAS-28 score. Statistical analysis of the study found a p <0.05 significance, p <0.001 very significant. In our study, the incidence of RLS in RA patients was 22.8% and the frequency of RLS in the control group was 4% (p <0.001). In RA patients; there was no statistically significant difference in terms of disease duration, serology, DAS-28 and HAQ scores of patients with and without RLS. The mean age of the group with RLS was found to be higher than those without RLS, and this difference was statistically significant. Compared with the groups in terms of comorbidities; the mean MCCI score of the group with RLS was 3.59 (± 1.76) and the mean MCCI score of the non-RLS group was 2.84 (± 1.76) (p<0.05). There were 16 (47.1%) patients with hypertension in the RLS group and 33 (28.7%) patients with hypertension in the non-RLS group. There were 7 (20.6%) patients with depression in the RLS group and 8 (7%) patients with depression in the non-RLS group. The use of antidepressant and antihypertensive drugs in the RLS group was significantly higher than the non-RLS group. As a result of examining the laboratory values of the patients by logistic regression analysis; serum glucose, vitamin B12, folate and thrombocyte levels increased the likelihood of RLS and TSH, alkaline phosphatase, calcium and phosphorus levels decreased the likelihood of RLS. The IRLSSG RLS severity scale scores of 34 patients with RLS in RA were found not to correlate with CRP and ESH levels, HAQ and DAS-28 scores, biological DMARD exposures, disease duration and serology. RA, like in neuropathy, is also a risk for the development of RLS. Patients with RA should also be questioned for sleep disorders, including RLS. It should not be forgotten that sleep disorders RA and RA have the potential to trigger sleep disorders.
Benzer Tezler
- Romatoid artritli hastalarda fonksiyonel kapasiteyi etkileyen faktörler üzerine bir çalışma
Başlık çevirisi yok
TİJEN ERGÖNEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
RomatolojiHacettepe ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYFER SADE
- Romatoid artritli hastalarda plazma, lökosit ve eritrosit içi çinko, bakır magnezyum düzeylerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MAHFUZ GÜLER
- Romatoid artritli hastalarda lokal soğuk uyarana termoregülatuar yanıtın değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ARİF DÖNMEZ
- Romatoid artritli hastalarda hastalığın aktivasyonu ile ilgili biokimyasal ve immünolojik araştırmalar
Başlık çevirisi yok
VAHDET GÜL
- Romatoid artritli hastalarda hastalık şiddeti ile beslenme durumu arasındaki ilişkinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
FİLİZ ÇETİNER
Yüksek Lisans
Türkçe
1993
Beslenme ve DiyetetikHacettepe ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZAN BOZKURT