Geri Dön

Psöriazisin etyopatogenezinde kalretikülinin rolü

The role of calreticulin in etiopathogenesis of psoriasis

  1. Tez No: 515070
  2. Yazar: MAHMURE ŞEHİRLİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NURSEL DİLEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Deri, Deri hastalıkları, Etyopatogenez, Kalretinin, Psoriyazis, Leather, Skin diseases, Etiopathogenesis, Calretinin, Psoriasis
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Psoriazis derinin sık görülen, remisyon ve relapslarla seyreden kronik inflamatuvar bir hastalığıdır. Deriyi, tırnakları ve eklemleri etkileyebilen bu hastalık klinik olarak farklı formları olmasına rağmen genellikle eritemli, sedefi kalın kepekli, keskin sınırlı plaklar ile karakterizedir. Etiyopatogenezi birçok çalışma yapılmasına rağmen halen net olarak aydınlatılamamış olsa da multigenetik ve multifaktöryel bir hastalık olduğu düşünülmektedir. Temel patolojik değişiklikler keratinosit hiperproliferasyonu, inflamasyon ve vasküler değişikliklerdir. Psoriazisin T hücre aracılıklı inflamatuar bir hastalık olduğu bilinmektedir fakat psoriatik derideki bu inflamasyonun başlatılmasında ve sürdürülmesinde etkili olan faktörler henüz net olarak açıklanamamıştır. Psoriaziste sağlıklı keratinositlerin uygunsuz effektör T hücre yanıtına ikincil mi prolifere olduğu ya da keratinositlerdeki bir anormalliğin mi inflamasyonu tetiklediği henüz bilinmemektedir. Bu hiperprolifere keratinositlerde eksik diferansiasyon ve azalmış keratinosit apopitozu olduğu gösterilmiştir. Kalretikülin çok fonksiyonlu bir endoplazmik retikulum şaperon proteinidir. Protein katlanmasının kontrolünün yanısıra en önemli fonksiyonlarından biri hücre içi kalsiyum hemostazının sağlanmasıdır. Aynı zamanda apopitozun tetiklenmesinde, hücre yüzeyinde bulunarak apopitotik hücrelerin tanınmasında, hücre adezyonu ve migrasyonunda, anjiogenezin inhibisyonunda görev almaktadır. Bildiğimiz kadarıyla daha önce psöriaziste çalışılmamış olan kalretikülinin psoriatik deride apopitoza direnç, apopitotik hücrelerin temizlenmesindeki defekt sonucunda inflamasyonun tetiklenmesi ve sürdürülmesi ayrıca anjiogenezin inhibisyonunda azalma gibi patolojik yollarlapsöriazis patogenezinde rolü olabileceği düşünülebilir.

Özet (Çeviri)

Psoriasis is a common chronic inflammatory disease of skin with remissions and relapses. This disease, which can affect skin, nails and joints, is characterized by erythematous, pearly thick scale, sharp limited plaques, although there are clinically different forms. Etiopathogenesis is thought to be a multigenetic and multifactorial disease, although many studies have not yet been clarified. The main pathological changes are keratinocyte hyperproliferation, inflammation and vascular changes. Psoriasis is known to be a T-cell mediated inflammatory disease, but the factors that influence this initiation and maintenance of inflammation in the psoriatic skin have not yet been clarified. It is not yet known in psoriasis whether healthy keratinocytes proliferate secondary to inappropriate T cell response, or an abnormality in keratinocytes trigger the inflammation. This hyperproliferative keratinocytes have been shown to incomplete differentiation and decreased keratinocyte apoptosis. Calreticulin is a multifunctional endoplasmic reticulum chaperone protein. In addition to controlling protein folding, one of its most important functions is the provision of intracellular calcium hemostasis. It is also involved in the inhibition of angiogenesis in cell adhesion and migration, recognition of apoptotic cells at the cell surface, triggered by apoptosis. It may be thought that calreticulin, which has not previously been studied in psoriasis as far as we know, may play a role in the pathogenesis of psoriasis by pathological pathways such as apoptosis resistance, induction and maintenance of inflammation as a result of clearing apoptotic cells, and reduction of angiogenesis inhibition.

Benzer Tezler

  1. Psöriazis etyopatogenezinde Beta-endorfin ve stresin rolü

    The Role of beta-endorphine and stress in the etiopathogenesis of psoriasis vulgaris

    AYŞE TÜMTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    DermatolojiErciyes Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT UKŞAL

  2. Psoriazis vulgaris hastalarında kontakt duyarlılık

    Başlık çevirisi yok

    MELİHA KISA KUCUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    DermatolojiSelçuk Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HÜSEYİN ENDEROĞLU

  3. Psoriazis vulgarisli hastalarda oksidatif stres ve sigara ile ilişkisi

    Psori̇asi̇s vulgari̇s, oxydati̇ve stress and smoki̇ng

    VOLKAN TEKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA GÜLEKON

  4. Atopik dermatitin kontakt dermatit ve psöriazis vulgaris ile ayırıcı tanısında mast hücre sayısının ve periferik sinir miyelin yapısının rolü.

    The role of number of mast cell and structure of myelin of peripheral nerve in differential diagnosis of atopic dermatitis with contact dermatitis and psoriasis

    ZAREMA FERİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    PatolojiUludağ Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞADUMAN BALABAN ADIM

  5. Psoriasis vulgaris hastalarında 25-hidroksivitamin D3 düzeyi: Olgu-kontrol çalışması

    25-hi̇droxyvi̇tami̇n D 3 levels i̇n psori̇asi̇s vulgari̇s pati̇ents: A case-control study

    NEJLA DİNÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DermatolojiTrakya Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN PİŞKİN