Non-obstrüktif azoospermik hastalarda testis boyutlarının, folikül stimüle edici hormon, lüteinizan hormon değerlerinin ve varikosel varlığının sperm elde etme başarısına olan etkisi
Effects of testicular volume, follicle stimulating hormone, luteinizing hormone and presence of varicocele on succesful sperm retrieval in non-obstructive azoospermia
- Tez No: 522719
- Danışmanlar: PROF. DR. LÜTFİ TUNÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Azospermi, Folikül uyarıcı hormon, Lüteinleştici hormon, Sperm, Testiküler hastalıklar, Testis, Varikosel, Azoospermia, Follicle stimulating hormone, Luteinizing hormone, Spermatozoa, Testicular diseases, Testis, Varicocele
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Çalışmamızda, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı'na başvuran ve Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Ünitesi'nde NOA saptanıp TESE işlemi yapılan hastaların klinik, laboratuvar ve demografik özelliklerinin TESE'de sperm elde etme oranları üzerine etkilerini inceleyerek; TESE ile sperm elde edilme olasılığı düşük olan çiftleri bilgilendirmek ve gereksiz yapılacak işlemlerin önüne geçmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: NOA tanısı alan 64 hastanın demografik özellikleri (yaş, korunmasız cinsel ilişki süresi), varikosel gibi fertiliteye etki edebilecek hastalık ve operasyon öyküleri, testis boyutları, serum LH, FSH değerleri ve genetik inceleme sonuçları değerlendirilerek TESE işlemi sonucunda sperm elde etme olasılıkları karşılaştırılmıştır. Bulgular: Kliniğimize infertilite nedeniyle başvuran erkeklerde semen analizi sonrasında %15,1'inde NOA tespit edilmiştir ve bu hastalardan TESE işlemi ile sperm elde etme oranı %29,6 olarak bulunmuştur. İncelenen hasta gruplarının demografik verileri arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmamıştır. TESE işlemi sonrası sperm elde edilebilen gruptaki hastalar ile sperm elde edilemeyen gruptaki hastaların serum FSH (p<0,001), LH (p=0,006) düzeyleri, sağ testis (p<0,001) ve sol testis (p<0,001) hacimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Veriler ROC analizi ile değerlendirildiğinde serum FSH düzeyi 8,9 mIU/ml'nin (duyarlılık %80, özgüllük %68), serum LH düzeyi 4,25 mIU/ml'nin (duyarlılık %76, özgüllük %53) üzerinde, sağ testis hacmi 8,5ml'nin (duyarlılık %84 özgüllük %56) ve sol testis hacmi 7,25ml'nin (duyarlılık %84 özgüllük %56) altında olan NOA hastalarında TESE işlemi ile sperm elde etme olasılığının azaldığı görülmüştür. Ancak, bulduğumuz bu değerlerin hiçbirisinin duyarlılığı %100 olmadığı için bu hastalarda nadir de olsa sperm elde edilebilebilir. Sonuç: Non-obstrüktif azoospermik hastalarda yüksek serum FSH ve LH düzeylerinde, düşük testis hacmine sahip hastalarda ve Klinefelter Sendromu gibi kromozomal hasar olan hastalarda sperm elde etme başarısı düşük olduğu için bu hastaları gereksiz işlem riskinden ve maliyetinden korumak mümkündür.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of the study was to evaluate the relation between the probability of positive sperm extraction with TESE and the clinical, laboratory and demographic features in a series of non-obstructive azoospermia (NOA) infertility patients who consulted to Gazi University School of Medicine, Urology Department in order to determine and inform couples who could not succeed and thus avoid unnecessary treatment. Material and methods: Sixty-four patients with non-obstructive azoospermia were enrolled to the study. Demographical features (age, period of fertility trial), concomitant diseases and previous operation history which can affect fertility like varicocele were noted. In all cases serum levels of Follicle Stimulating Hormone (FSH), Luteinizing Hormone (LH), genetic analysis and bilateral testicular volume were determined to find the correlation between probability of positive sperm extraction with TESE. Results: The incidence of NOA among all infertile men was 15.1%. TESE success rate in NOA was 29,6 %. There was no difference with regard to demographical features between TESE positive and negative groups. However, there were significant differences in FSH levels (p<0,001), LH levels (p=0,006), right testicular volume (p<0,001), and left testicular volume (p<0,001). The results were evaluated by ROC analysis. Success rate of TESE was decreased when FSH > 8,9 mIU/ml (sensitivity 80%, specifity 68%), LH >4,25mIU/ml (sensitivity 76%, specifity 53%), right testicular volume< 8,5 ml (sensitivity 84%, specifity 56%) and left testicular volume<7,25 ml (sensitivity 84%, specifity 56%) in NOA. As there was no paramater with one hundred percent sensitivity, probability of positive sperm retrieval would still exist in these patients. Conclusion: In NOA cases increased FSH and LH levels, decreased testis volumes have negative effect at sperm retrieval. Chromosomal damages like Klinefelter Syndrome also decrease success rate. Determining groups with poor prognosis, may help prevention of patients from unnecessary processes, risks and costs.
Benzer Tezler
- Non-obstrüktif azoospermik hastalarda klinik, laboratuar ve patolojik özelliklerin sperm elde etme başarısındaki etkileri
The impacts of clinical, laboratory and pathological findings on the succes of sperm retrieval in patients with non-obstructive azoospermia
ÇAĞRI GÜNERİ
- Non-obstrüktif azoospermik hastalarda klasik mikro-diseksiyon sperm ektraksiyonu (transvers insizyon) ve üç boyutlu simülasyon ile yapılan mikro-diseksiyon sperm ekstraksiyonu (longitudinal insizyon) sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of the Results of Classical Micro-Dissection Sperm Extraction(Transverse Incision) And Micro-Dissection Sperm Extraction Performed With Three-Dimensional Simulation(Longitudinal Incision) In Non-Obstructive Azoospermic Patients
MUHAMMED EBUZER ALDEMİR
- Non-obstrüktif azoospermide sperm bulmayı predikte eden faktörler
Factors predicting sperm retrevial in non-obstructive azoospermic patients
RANA AWNİ KAMAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Hacettepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Klinefelter sendromlu hastalarda serum gonadotropik hormon düzeylerinin, fertilitenin öngörülmesinde ve testisten sperm eldesi ile yardımla üreme tedavilerinde prognostik önemi
Prognostic potential of plasma gonadhotrophins in klinefelter patients for the testicular sperm retrieval rates and results of assisted reproduction
AYÇA AYÇİÇEK
- Azoospermik infertil Türk erkeklerinde Y-kromozom mikrodelesyon sıklığının araştırılması ve yorumlanması
Investigation and evaluation of Y-chromosome frequency in infertile Turkish men with azoospermia
MEHMET ÇETİNKAYA