Geri Dön

Fraksiyonel akım rezervi ile aortik pulsatilite arasındaki ilişki

The relationship between fractional flow reserve and aortic pulsatility

  1. Tez No: 535000
  2. Yazar: SERKAN DUYULER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ORHAN MADEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Giriş ve Amaç: Bu çalışmada koroner anjiyografi sonrası tespit edilen koroner lezyonlarının ciddiyeti anatomik olarak net karar verilemeyen stabil koroner arter hastalarında fraksiyonel akım rezervi (FAR) ile asendan aortadan invaziv olarak ölçülen aortik pulsatilite değeri arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda koroner anjiyografi ve Fraksiyonel Akım Rezervi çalışılmış olan 90 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Bu hastaların yaş, boy, kilo değerleri, diabetes mellitus, hipertansiyon mevcudiyeti ve açlık kan şekeri, açık lipit profili değerleri elde edildi. Fraksiyonel Akım Rezervi ve aortik pulsatilite arasında olası ilişki istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Fraksiyonel akım rezervi değerinin 0,80 üzerinde olup olmaması ile aortik sistolik kan basıncı, aortik diyastolik kan basıncı, aortik nabız basıncı veaortik pulsatiliteyle olan ilişkisi incelendiğinde iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi. Lezyon uzunluğu ile Fraksiyonel akım rezervi değeriarasında negatif yönde bir korelasyon mevcut idi (korelasyon katsayısı=-0,282p<0.05). Hastalar FAR ölçümü yapılan koroner arterin koroner anjiyografi kantitati fdeğerlendirmesine göre %40-49, %50-59 ve %60-70 arası lezyonlar şeklinde üç gruba ayrıldığında aortik pulsatilite ve FAR değeri arasında bir ilişki olup olmadığı araştırıldığında koroner lezyonu %60-70 olarak ölçülen grubun aortik pulsatilitesi ve FAR değeri istatistiksel olarak anlamlı şekilde negatif yönde korele bulundu (korelasyon katsayısı= -0,540 p<0,05). Sonuç: Asendan aortadan invaziv olarak ölçülen aortik pulsatilite değeri ile kantitatif olarak koroner lezyonu %60 ve üzeri olarak değerlendirilen hastaların Fraksiyonel akım rezervi değeri arasında anlamlı bir ilişki mevcuttur. Ancak bu ilişkikantitatif değerlendirmede daha az ciddi lezyonları olan hastalar için geçerli değildir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: The aim of this study was to investigate the relationship between the fractional flow reserve (FFR) and the aortic pulsatility measured from the ascending aorta in patients with stable coronary artery disease whose significence of the coronary lesions was anatomically unclear after coronary angiography. Materials and Methods: In this study, 90 patients who underwent coronary angiography and fractional flow reserve were evaluated retrospectively. Age, height, weight values, diabetes mellitus, presence of hypertension and fasting blood glucose, lipid profile values of these patients were obtained. The possible relationship between fractional flow reserve and aortic pulsatility was statistically analyzed. Results: No statistically significant difference was observed between the two groups when the relationship between aortic systolic blood pressure, aortic diastolic blood pressure, aortic pulse pressure and aortic pulsatility was found when compared according to fractional flow reserve being above or below 0.80 . There was a negative correlation between lesion length and fractional flow reserve value (correlation coefficient = -0,282p <0.05). Patients were divided according to quantititve analysis of the coronary lesions( 40-49%, 50-59% and 60-70% narrowing ) into three groups of aortic pulsatility and FAR value is investigated as a relationship between the coronary lesion measured 60-70% and the aortic pulsatility and FAR values of the group were statistically significantly negatively correlated (correlation coefficient = -0.540 p <0.05). Conclusion: There was a significant relationship between the value of aortic pulsatility measured from the ascending aorta and the fractional flow reserve of the patients whose coronary lesions were quantitatively evaluated as 60% or more. However, this relationship does not apply to patients with less severe lesions in quantitative evaluation.

Benzer Tezler

  1. Anterior miyokart infarktüsü geçiren hastalarda fraksiyonel akım rezervi ölçümü ile intraaortik balon pompasının koroner kan akımı üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Effects of intra-aortic balloon counterpulsation on coronary blood flow fractional reserve in patients with prior anterior myocardial infarction

    RABİH DANDACHİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÜLGÜN PAMİR

  2. Anjiyografik olarak orta dereceli sol ana koroner darlıklarının anatomik ve hemodinamik özelliklerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ZEYNEP GİZEM DEMİRTAKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN UMMAN

  3. İleri mitral darlığının koroner akım rezervine ve sol ventrikül sistolik fonksiyonuna etkisi

    Severe mitral stenosis effect on coronary flow reserve and left ventricular systolic function

    OSMAN BEKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    KardiyolojiMaltepe Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAHADIR DAĞDEVİREN

  4. Alternative products of international FX markets

    Başlık çevirisi yok

    M.HAYATİ ERİŞ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1991

    BankacılıkMarmara Üniversitesi
  5. 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi

    Başlık çevirisi yok

    VEFA AHSEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU