İzole ventriküler septal defekt nedeni ile kateter anjiyografi yapılan hastaların izlem ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of follow-up and treatment results patients with catheter angiography for isolated ventricular septal defect
- Tez No: 581610
- Danışmanlar: DOÇ. DR. UTKU ARMAN ÖRÜN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Anjiyografi, Hipertansiyon-pulmoner, Kalp septum defektleri-ventriküler, Kateterizasyon, Tedavi, Angiography, Hypertension-pulmonary, Heart septal defects-ventricular, Catheterization, Treatment
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İzole VSD nedeni ile kateter anjiyografi yapılan hastaların başvuru şikayetleri, yaşları, ekokardiyografi bulguları, VSD kapatılma şekli ile kapatılma sonrası hastaların ekokardiyografi bulguları, klinikleri ve medikal tedavi değişiklikleri, işlem sonrası hastaya uzun dönemde etki edebilecek değişkenleri saptamaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji polikliniğinde yapılan ekokardiyografisinde izole VSD saptanan ve bu nedenle 01.11.2005-01.09.2018 tarihleri arasında kateter anjiyografi yapılan 197 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri,;başvuru anındaki şikayetleri, ekokardiyografi bulguları, aldıkları tedaviler; kateter anjiyografi bulguları, düzeltme yapılma şekli, işlem sonrasında hastanede kalış süreleri ile kontrol muayenedeki şikayetleri, medikal tedavileri, ekokardiyografi bulguları hastane sisteminden öğrenilerek analiz edildi. İstatistiksel değerlendirme Statistical Package for Social Sciences for Windows 20 (IBM SPSS Inc., Chicago, IL) programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Araştırma popülasyonu 85 kız (%43,1) ve 112 erkek (%56,9) olmak üzere kateter anjiyografi yapılan 197 izole VSD'li hastadan oluştu. En sık görülen VSD tipi %76,1 oranla perimembranöz tip olarak saptandı. Hastaların %37,1'inin kapatılma yapılmadan takip edildiği, % 15,2'sine transkateter yolla kapatılma yapıldığı ve % 47,7'sine operasyon yapıldığı belirlendi. VSD çapı arttıkça PH olma ve PH olanlar arasında da ciddi PH oranın arttığı görüldü. Ortalama pulmoner arter basıncı arttıkça triküspit yetmezliği derecesinde anlamlı artış saptandı. Operasyon yapılan hastalarda, diğer hastalara kıyasla ortanca VSD çapı ve PH'sı olanların oranı yüksek saptandı. Operasyon sonrası hastaların ortanca yatış süresi transkateter yapılan hastalara gore daha uzundu. Kontrolde ilaç kullanmayanların oranı opere olan hastalarda daha düşük saptandı, Operasyon yapılan hastalarda EKG'si normal olanların oranı düşük, sağ dal bloğu ve AV tam blok kalıcı pace ritmi oranı daha yüksek saptandı. Rezidü VSD oranı opere edilenlerde %40,4'ken, transkateter yolla kapatılma yapılanlarda % 16,7'ydi. Sonuç: VSD çapı attıkça PH olma riski ve şiddeti artmaktadır. TY derecesi PAB ile pozitif korelasyon göstermektedir. İşlem sonrası rezidü oranı, yatış süresi, ilaç kullanma oranı, AY, MY, TY ve PH oranı, sağ dal bloğu, AV tam blok riski operasyona göre transkateter yolla kapatılmalarda daha düşük saptanmıştır. Araştırmamızda hastaların VSD kapatılma gerekliliğini etkileyen faktörlerin değerlendirilerek, kapatılma yönteminin kısa ve uzun dönem takipte tedavi şemasının belirlenmesi açısından klinik önemi olan bulgular saptanmıştır. Ayrıca araştırma örneklemimizin geniş olması nedeniyle klinik bulgu ve tecrübelerimizin literatüre önemli katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to determine the presenting complaints, age, echocardiographic findings, type of VSD closure; changes in the echocardiographic findings, clinics and medical treatment after closure and the variables that may affect the patient the patient who underwent catheter angiography due to isolated VSD. Materials and Methods: 197 patients with isolated VSD on echocardiography and therefore underwent catheter angiography between 1.11.2005-01.09.2018 were included at Department of Pediatric Cardiology at the Health Sciences University Ankara Dr Sami Ulus Maternity and Child Health and Diseases Training and Research Hospital. Patients' demographic characteristics, complaints at the time of admission, echocardiography findings, treatments received; catheter angiography findings, correction method, length of hospital stay after the procedure and control examination complaints, medical treatments, echocardiography findings were learned from the hospital system and analyzed. Statistical analysis was performed using the Statistical Package for Social Sciences for Windows 20 (IBM SPSS Inc., Chicago, IL). Results: The study population consisted of 197 isolated VSD patients 85 female (43.1%) and 112 male (56.9%)) who underwent catheter angiography. The most common VSD type was perimembranous type with a rate of 76.1%. It was determined that 37.1% of the patients were followed without closure, 15.2% had transcatheter closure and 47.7% had operation. As VSD diameter increased, the risk of pulmonary hypertension (PH) increased and the risk of severe PH increased in patients with PH. There was a significant increase in the degree of tricuspid regurgitation as the mean pulmonary artery pressure increased. The median VSD diameter and PH were higher in the patients who underwent surgery. The median length of hospitalization was longer in the postoperative period compared to the transcatheter patients. The rate of non-drug use and the rate of normal ECG were lower in patients who underwent surgery and the rate of right bundle branch block and AV complete block permanent pace rhythm were higher. The rate of residual VSD was 40,4% in operated patients and 16.7% in transcatheter closure. Conclusion: The risk and severity of PH increases as VSD diameter increases The degree of TY was positively correlated with PAP. Post-treatment residual rate, length of stay, drug use rate, AR, MR, TY and PH ratio, right bundle branch block, AV complete block risk were lower in transcatheter closures compared to the operation. In our study, the factors affecting the necessity of VSD closure were evaluated and clinical findings were found to be important in determining the treatment schedule in the short and long term follow-up of the closure method. In addition, we believe that our clinical findings and experiences will contribute to the literature due to the large sample size.
Benzer Tezler
- İzole ventriküler septal defektli hastalarda sol kalp boşluklarında genişleme ile kardiyak kateterizasyon bulguları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
The relation of left heart chambers dilation on echocardiography and cardiac catheterization findings in isolated ventricular septal defect
SELMAN GÖKALP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEVENT SALTIK
- 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi
Başlık çevirisi yok
VEFA AHSEN
Doktora
Türkçe
1984
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU
- Effect of chymotrypsin on M1 type pyruvate kinase from rabbit muscle and L-type from sheep liver
Başlık çevirisi yok
NİLAY BAŞARAN
Yüksek Lisans
İngilizce
1987
BiyokimyaOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyokimya Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MERAL YÜCEL
- Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
SEVGİ HEPAKSOY
- İdrar kültürlerinden izole edilen coag (-) staphylococcus (s. epidrmidis ve s. saprophyticus)'ların idrar yolu enfeksiyonlarındaki yeri
The Place of coag (-) staphylococcus to the urinary tract infectron which are isolated from the urine cultures
SUMRU ÇITAK(KORMAN)