Geri Dön

Dolgu alanlarının stabilitesi, Çamlıca camii örneği

Stability of filling areas, the case of Çamlıca mosque

  1. Tez No: 623966
  2. Yazar: MUSTAFA KIRMIZI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET FATİH ALTAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: İnşaat Mühendisliği, Civil Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 101

Özet

İnşaat teknolojisi geliştikçe mühendislik yapıların yükseklikleri artmaktadır. Özellikle yol, havalimanı gibi inşaat yapılarında yüksekliği fazla olan dolgu alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Yüksekliği fazla olan dolgu alanları stabilite sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Dolgu alanının yüksekliği fazla olduğunda imalat, kademeler halinde gerçekleştirilir. Kademeler arasında oluşan çekme kuvvetleri, sürtünme kuvveti ile sönümlenemeyecek değerlere çıkabilmektedir. Çekme kuvvetleri karşılanamadığında stabilite bozularak göçmeler meydana gelmektedir. Bu tez çalışmasının ilk konusu, kademeler arasında kullanılan geosentetik donatı çekme mukavemetlerinin, zemin gerilmesine ve stabilite analizlerine etkisi irdelenmiştir. Geosentetik donatılar için çekme deneyleri gerçekleştirilmiş ve uluslararası standartlar incelenerek proktor deneyleri yapılmıştır. Elek analizleri gerçekleştirilerek dolgu malzemesi seçilmiştir. Tezin uygulama projesinde %5 uzamadaki gerilme kuvveti 110.60 kN/m geosentetik donatı kullanılmış ve 70 derece yüzey eğimine sahip dolgu alanı inşa edilmiştir. 10 kademeden ve 65.014 m3 malzemeden oluşan bu dolgu alanının stabilitesi başarılı bir şekilde sağlanmıştır fakat projelendirme aşamasında iklim değişikliği konusuna gerekli hassasiyet gösterilmemiştir. İklim değişikliği, inşaat alanında olumsuz etkiler yaratmaktadır. Projelendirme aşamasında yapılan hesaplamalar teorik olarak doğru sonuçlar verse de uygulamada olumsuz neticelerle karşılaşılabilir. Özellikle yağış miktarlarındaki artışlar dolgu alanların stabilitesini bozmaktadır. Bu da can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Dolgu alanlarının projeleri oluşturulurken, normal iklim şartları dikkate alınır. Normal iklim şartlarına göre zemin, geosentetik donatılarla güçlendirilir ve drenaj sistemi oluşturulur. Proje imalatı tamamlandığında, iklim değişikliği dikkate alınmadığı için ciddi sorunlarla karşılaşılır. Bu sorunlar bazen düzeltebilir olsa da bazen yeniden imalat yapılmasına neden olur. İstanbul ilinde gerçekleştirilen 26 metre yüksekliğe sahip geosentetik donatılarla güçlendirilmiş dolgu alanı, buna en güzel örneklerden bir tanesidir. Dolgu alanının imalat aşaması bittikten sonra, iklim değişikliği sebebiyle öngörülemeyen deformasyonlar meydana gelmiştir. Bu tez çalışması; projenin uygulandığı bölgede nasıl bir iklim değişikliği olduğunu açıklayarak, dolgu alanlarında oluşabilecek drenaj sorunlarının nedenini araştırmış ve çözümler üretmiştir. Ayrıca bu çalışma; iklim değişikliğinin dikkate alınmaması durumunda, iklim değişikliğinden kaynaklanacak sorunların düzeltilebilmesi için ne kadar ekonomik kaynağa ihtiyaç duyulacağı konusunda yaklaşık bir formül üretmiştir. İklim değişikliği ile inşaat ekonomisini birbirine bağlayan bu formül, yaklaşık maliyetin gerçeğe daha yakın hesaplanmasını ve iş programlarının aksamamasına katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

As construction technology develops, the height of engineering structures increases. Especially in construction structures such as roads and airports, filling areas with high heights are needed. Filling areas with high heights bring stability problems. When the height of the filling area is high, manufacturing is carried out in stages. The tensile forces formed between the stages can rise to values that cannot be damped by the frictional force. When the pulling forces cannot be met, the stability deteriorates and collapses occur. The first topic of this thesis is to investigate the effect of geosynthetic reinforcement tensile strengths on the ground stress and stability analysis. Tensile tests were performed for geosynthetic reinforcements and proctor tests were conducted by examining international standards. Sieve analysis was performed and filling material was selected. In the application project of the thesis, a tensile force of 110.60 kN / m at 5% elongation was used and a filling area with a surface slope of 70 was constructed. The stability of this filling area, which consists of 10 layers and 65,014 m3 of material, has been successfully achieved, but the necessary sensitivity to climate change has not been shown during the design phase. Climate change has negative impacts on construction. Although the calculations made during the design phase give theoretically correct results, negative results may be encountered in practice. In particular, increases in precipitation disturb the stability of the fill areas. This leads to loss of life and property. Normal climatic conditions are taken into account when designing the filling areas. According to normal climatic conditions, the floor is reinforced with geosynthetic reinforcement and a drainage system is established. When the project is completed, serious problems are encountered because climate change is not taken into consideration. Although these problems can sometimes be corrected, they sometimes lead to remanufacturing. One of the best examples of this is the fill area, which is reinforced with geosynthetic reinforcement with a height of 26 meters in Istanbul. After the end of the manufacturing phase of the filling area, unforeseen deformations occurred due to climate change. This thesis; he explained the climate change in the area where the project was implemented and investigated the causes of drainage problems in the filling areas and produced solutions. In addition, this study; In the event that climate change is not taken into account, it has produced an approximate formula on how much economic resources will be needed to correct the problems arising from climate change. This formula, which links climate change with the construction economy, will ensure that the approximate cost is closer to reality and that work schedules will not be interrupted.

Benzer Tezler

  1. Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki amatör balıkçılığın sosyo ekonomik analizi

    Socio-economic analysis of amateur fishing in the Eastern Black Sea region

    MUHAMMET KARAPİÇAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Balıkçılık TeknolojisiOrdu Üniversitesi

    Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET AYDIN

  2. Fahruddîn-i Irâkî'nin Uşşâknâme adlı eseri (Tercüme ve inceleme)

    Fahruddîn-i Irâkî's work called as Uşşâknâme (Translation and Analysis)

    GÖKHAN ÇETİNKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Doğu Dilleri ve EdebiyatıKırıkkale Üniversitesi

    Doğu Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUSUF ÖZ

  3. Orta doğu'da yeni stratejik çevreleme girişimlerinin Türk dış politikasına etkisi: Suriye örneği

    The effects of strategic containment attempts in the middle east on turkish foreign policy: The example of Syria

    OĞUZHAN ERGÜN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kamu YönetimiDokuz Eylül Üniversitesi

    Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AHMET NAZMİ ÜSTE

  4. Anadolu ağızlarında çekim edatları ve çekim edatı olarak kullanılan isimler

    Postpositions at Anatolian dialects and nouns used as postpositions

    BAHTİYAR BAHŞİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Türk Dili ve Edebiyatıİnönü Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. NESRİN SİS

  5. Anadolu ağızlarında ünlemler ve fonksiyonları

    Exclamations and their functions at Anatolian dialects

    NİYMET BAHŞİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Türk Dili ve Edebiyatıİnönü Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NESRİN SİS