Üriner sistem enfeksiyonu şüphesi bulunan çocuklarda ultrasonografide mesane debrisi varlığının idrar analiz sonuçları ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between bladder debris in ultrasonography and urine analysis results in children with suspected urinary system infection
- Tez No: 634206
- Danışmanlar: PROF. DR. SEMA AKMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Mesane, Debris, Ultrasonografi, Histogram, İdrar analizi, İdrar Kültürü, Çocuklar, Üriner sistem enfeksiyonları, İdrar tahlili, Urinary bladder, Ultrasonography, Children, Urinary tract infections, Urinalysis
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Üriner sistem enfeksiyonu şüphesi ile başvuran çocuklarda ultrasonografide mesanede debris varlığının, semptomlarla, idrar analiz sonuçlarıyla ilişkini ve idrarkültür pozitifliğini ön görmedeki rolünü araştırmaktır. İkincil amacımız ultrasonografide mesane debrisinin histogram programı ile kantitatif değeriniölçerek, üriner sistem enfeksiyonu tanısında semptom ve idrar analiz sonuçlarını destekleyici yanını ortaya çıkarmaktır. Böylece idrar kültürü sonuçlanana kadar vakit kaybı olmaksızın gerçekten tedaviye ihtiyacı olan hastaların seçilebilmesine ışık tutarak, gereksiz antibiyoterapiyi, çoklu ilaç dirençli mikroorganizmaların üremesini ve dolaylı olarak ilaç maliyetlerini azaltabileceğini ön görmekteyiz. Yöntem: Çalışmamıza Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne Mart 2019-Kasım 2019 tarihleri arasında, dizüri, subprapubik ağrı gibi üriner sistem enfeksiyonu semptomları nedeniyle başvuran 3-17 yaş arasındaki 125 çocuk dâhil edildi. Hastalara semptomlar, özgeçmiş, soygeçmiş ve fizik muayene ve ultrasonografi bulgularını içeren detaylı bir hasta izlem formu dolduruldu. Tek bir çocuk hekimi tarafından hastaların başvuru sonrası 24 saat içerisinde dolu mesane üzerinden ultrasonografi ile gri-skala görüntüleri hem video hem anlık görüntü olarak kaydedildi. Hastaların premiksiyonel/potmiksiyonel mesane volüm indeksi, rezidü volüm indeksi, ortalama mesane duvar kalınlıkları, cilt altından pariyetal peritona kadar olan mesafe ölçüldü. Ultrasonografi sırasında mesane içerisinde yüzen ekojenik debris varlığı yarı objektif olarak yok-hafif-orta-ağır şeklinde değerlendirildi. Taş şüphesi yaratan gölgelenme veren ekojenitenin mevcut olduğu hastalar çalışma dışına çıkarıldı. Kayıtlı görüntülerden Adobe Photoshop Cs6 programı kullanarak mesaneyi içeren bölge üzerinden ortalama ekojenite değeri (OED) hesaplandı. Tüm görüntüler, ölçümler ve çizimler ultrasonografi alanında en az 10 yıl deneyimli iki uzman radyolog tarafından kontrol edildi. Bulgular: Tüm hastaların %16'sında (n=20) idrar kültüründe üreme, %42,4'ünde (n=53) mesane debrisi yarı objektif olarak saptandı. İdrar kültüründe üreme mevcut olan hastaların %85'inde (n=17) mesane debrisinin olduğu görüldü. USG bulgularından Post miksiyonel mesane volüm indeksi (p=0.03), rezidü volüm indeksi (p=0.001), PMR (p<0.001), yarı objektif debris varlığı (p<0.001), objektifdebris varlığı için Histogram Griskala OED (p=0.01) ile idrar kültürü pozitif ve negatif gruplar arasında anlamlı farklılıklar elde edildi. Histogram Gs OED katsayısı ortanca değerleri, idrar kültürü negatif grupta 41.30, idrar kültürü pozitif grupta 69.30 olarak saptandı. ROC eğrileri kullanılarak elde edilen OED 71.00, eşik değerine göre debris varlığı değerlendirildiğinde toplam 18 hastanın %55,5'inde (n=10) idrar kültürü pozitif saptandı. Histogram Gs OED kesim değeri 71.00 ve üzerinde olması durumunda olabilirlik oranına (LR+/-) göre idrar kültür pozitifliğini saptama olasılığı 6.5 kat artarken, altında olması durumunda 0.54 kat azaldığı bulundu. Histogram Gs OED değeri ve yarı objektif debris skorlaması (yok, hafif, orta, ağır) ile ilişkisi Kruskal-Wallis testi ile incelendiğinde debris skoru yok (Md=39.75 n=72), hafif (Md=44.70 n=27), orta (Md=64.45 n=18), ağır (Md=87.60 n=8) olmasına göre debris şiddeti arttığı oranda histogramdan elde edilen kat sayıların da anlamlı olarak arttığı görüldü (p<0.01). Yarı objektif değerlendirmede ise orta-ağır debris bulunması durumunda olabilirlik oranına (LR+/-) göre idrar kültür pozitifliğini saptama olasılığı 3.8 kat artarken, orta-ağır debris olmaması durumunda 0.52 kat azaldığı bulunmuştur. İdrar kültür pozitifliğini ön görmedeki piyüri, L. esteraz, nitrit varlığının başarısının, mesane debrisi katsayısı kullanımı ile arttığı görüldü. Mesane debrisi katsayısı 71.00 üzerinde ise ve nitrit pozitifliği eşlik ediyorsa %100 oranında idrar kültür pozitifliğini göstermede katkısı olduğu görüldü. Klasik idrar analiz bulguları ile multivariate lojistik regresyon testi uygulandığında Mesane Debris Histogram Gs OED'nin bağımsız bir tanı aracı olarak kullanılabileceği ortaya çıktı. Sonuç: Mesanede debris, radyolojistler tarafından sıklıkla rapor edilmektedir ve bunun klinik anlamını araştıran literatürde pek az çalışma bulunmaktadır. Çalışmamız semptomatik hastalarda erken dönemde ultrasonografi ile mesanede debris varlığının pediatrik üriner sistem enfeksiyonu tanısını desteklediğini ortaya çıkarmıştır. Histogramın, sağlık alanında diğer dahili branşlarda kullanımına ek olarak, histogramdan elde edilen katsayıların idrar sonuçları ile anlamlı ilişkisi olduğu ortaya kondu ve pediatrik üriner sistem enfeksiyonu tanısında histogram kullanımı ile literatüre katkı sağlanmış oldu.
Özet (Çeviri)
Introduction: The aim of this study was to investigate the relationship between the presence of debris in the bladder and symptoms, urine analysis results and the role of predicting urine culture positivity in children presenting with suspected urinary tract infection. Our secondary aim is to evaluate the quantitative value of bladder debris by ultrasonography and to support the symptoms and urine analysis results in the diagnosis of urinary tract infection. Thus, we anticipate that unnecessary antibiotherapy, multiplication of drug resistant microorganisms and drug costs would be reduced, with the selection of patients who really need treatment without time wasting until urine culture results by the use of ultrasonography. Methods: The study included 125 children aged between 3-17 years presenting with urinary tract infection symptoms such as dysuria, urgency, subprapubic pain between March 2019 and November 2019 at Akdeniz University Hospital. A detailed patient follow-up form including symptoms, background, family history, physical and ultrasonographic findings was completed. A single physician recorded the gray-scale images of the patients by ultrasound over the filled bladder within 24 hours of admission, both as a video and an image. Pre- and post-mictional bladder volume indices, post-mictional residual volume indices, mean bladder wall thickness, subcutaneous to parietal peritoneum distance were measured. Patients with shadow in ultrasonography suspending stones were excluded from the study. Presence or absence of bladder debris was reported by the original reading radiologist on all ultrasound images/videos, including a semi-objective determination of the bladder debris severity (mild, moderate, severe, or no debris). From the recorded images, the mean echogenicity value (MEV) was calculated over the region of interest (bladder) using Adobe Photoshop Cs6 program. All images, measurements and drawings were checked by two specialist radiologists experienced in the field of ultrasonography for at least 10 years. Results: Urine culture was positive in 16% (n = 20) and bladder debris was detected in 42.4% (n = 53) of all patients. Bladder debris was observed in 85% (n = 17) of the patients with urine culture positive. Between the urine culture positive and negative groups, Postmictional Bladder Volume Index (p=0.03), Residual Volume Index (p=0.001), Postmictional Residual Urine (p<0.001), the semi-objective debris (p<0.001), Histogram Grey Scale(Gs) MEV (p=0.01) were different significantly. Median values of histogram Gs MEV coefficient, were 41.30 in urine culture negative group and 69.30 in urine culture positive group. When the presence of debris was evaluated according to the threshold value of MEV 71.00 obtained by using ROC curves, urine culture was positive in 10(55.5% ) of 18 patients. Histogram Gs MEV cut-off value was 71.00 and above, according to the likelihood ratio (LR +/-) of detecting urine culture positivity increased by 6.5 times moreover if cut-off value was below 71.00, it was found to be reduced by 0.54 times. Histogram Gs MEV value and its relationship with subjective debris scoring (none, mild, moderate, severe) was evaluated with Kruskal-Wallis test. When the semiobjective severity of debris (no debris, mild, moderate, heavy) increased, the debris MEV obtained from the histogram increased significantly (p<0.01). For the semiobjective evaluation, in the presence of moderate-severe debris, the probability of detecting urine culture positivity according to the likelihood ratio (LR +/-) increased 3.8 fold, whereas it decreased by 0.52 times in the absence of medium-heavy debris. Histogram Gs MEV was found to be effective in showing 100% urine culture positivity together with nitrite positivity. When multivariate logistic regression test was performed with classical urine analysis findings (pyuria, leukocyte esterase, nitrit) Bladder Debris Histogram Gs OED could be used as an independent diagnostic tool. Conclusions: The bladder debris is frequently reported by radiologists, and there are few studies in the literature investigating its clinical significance. Our study revealed that the presence of bladder debris by ultrasound in symptomatic patients supports the early diagnosis of pediatric urinary tract infection while awaiting the urine culture results. In addition to the use of the histogram in other internal branches of health, it was shown that the coefficients obtained from the histogram had a significant relationship with urine results, and the use of histograms in the diagnosis of pediatric urinary tract infections contributed to the literature.
Benzer Tezler
- Üriner sistem enfeksiyonu şüphesi olan kedilerde tanımlayıcı laboratuar testlerinin idrar kültür sonuçlarıyla karşılaştırılması ve sağaltım uygulamaları
The comparison of definitive laboratory tests and urine culture in cats with suspicion of urinary tract infection and treatment
MEHMET ÇAĞRI KARAKURUM
Doktora
Türkçe
2006
Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MEHMET KAZIM BÖRKÜ
- Yoğun bakım hastalarının idrar kültürlerinden izole edilen escherichia coli suşlarında fimh single nükleotid polimorfizmi araştırılması
Investigation of fimh single nucleotide polymorphism in escherichia coli strains isolated from urinary cultures of intensive care patients
SEMA KOÇYİĞİT KALCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
MikrobiyolojiRecep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AZİZ RAMAZAN DİLEK
- Üriner inkontinanslı kadınlarda sağlık okuryazarlığının ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Assessment of health literacy and quality of life in woman with urinary incontinence
RABİA ERKAN
- Köpeklerde üriner sistem enfeksiyonunda ultrasonografik muayene sonuçları ile idrar analiz sonuçları arasındaki ilişkiler
The relationships between ultrasonographic examination and urinalysis results in urinary tract infections in dogs.
CENKER ÇAĞRI CINGI
Doktora
Türkçe
2007
Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MEHMET KAZIM BÖRKÜ
- Hastane enfeksiyonuna neden olan gram-negatif bakterilerde direnç paterni ve genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz tayini
Resistance pattern in gram-negative bacteria causing nosocomial infections and identification of extended spectrum beta-lactamases (ESBL)
FİLİZ FARSAK ORAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
MikrobiyolojiÇukurova ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AKGÜN YAMAN