Radyoterapi uygulanan baş-boyun kanserli hastalarda maksimum ağız açıklığında oluşan değişikliklerin prospektif olarak değerlendirilmesi
The evaluation of maximal mouth opening changes in head and neck cancer patients receiving radiotherapy; A prospective study
- Tez No: 654411
- Danışmanlar: PROF. DR. CANSU ALPASLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Ağız, Kafa ve boyun neoplazmları, Neoplazmlar, Prospektif çalışmalar, Radyasyon dozajı, Radyasyon etkileri, Radyoterapi, Trismus, Mouth, Head and neck neoplasms, Neoplasms, Prospective studies, Radiation dosage, Radiation effects, Radiotherapy, Trismus
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Baş-boyun kanserleri dudaklar, ağız boşluğu, orofarinks, nazofarinks, hipofarinks, larinks, burun boşluğu ve paranazal sinüsler, tiroid bezi ve tükürük bezlerinde lokalize olan kanserlerdir. Radyoterapi, baş-boyun kanserlerinde önde gelen bir tedavi seçeneğidir. Tedavide başarılı sonuçlar vermesine rağmen, uygulanan bölgedeki doku ve organlarda oluşan komplikasyonlar hayat standartları üzerinde olumsuz etkilere sebep olabilmektedir. Baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi sonrası hastalarda, ağız kuruluğu, mukozit, osteoradyonekroz, radyasyon kaynaklı konraktür ve fibrozis gibi yaygın komplikasyonlar görülebilir. Trismus, bu komplikasyonların en inatçılarındandır. Radyoterapinin bir yan etkisi olarak ortaya çıkan trismusun ilerlemesini engellemek ve şiddetini azaltmak için ağız açma egzersizleri ve fizik tedavi önemli bir yere sahiptir. Bu tez çalışmasının amacı, baş-boyun bölgesinde kanser varlığı nedeniyle radyoterapi uygulanan hastalarda gelişen radyoterapi kaynaklı trismus insidansını araştırmak ve bu hastalarda ağız açma egzersiz programı uygulatarak maksimum interinsizal mesafede oluşan değişiklikleri gözlemlemektir. Bu çalışmaya 18-80 yaş arası, baş boyun bölgesine kanser varlığı nedeniyle radyoterapi ve/veya kemoradyoterapi uygulanmış 26 hasta dahil edildi. Tedavi başında, her iki grupta da trismusu olan hasta sayısı 1'di (%7,7). Tedaviden sonraki 3. ayda çalışma grubunda trismusu olan hasta sayısı 2 (%15,4), kontrol grubunda ise trismusu olan hasta sayısı 5 (%38,5) olarak ölçülmüştür. Tedaviden 6 ay sonra yapılan ölçümlerde, çalışma grubunda trismuslu hasta sayısı 3 (%23,1), kontrol grubunda ise 5 (%38,5) olarak ölçülmüştür. Çalışma grubunda tedaviden 6 ay sonra maksimum interinsizal mesafe ortalamasında tedavi başlangıcına göre 2,7 mm azalma gözlenmiştir. Kontrol grubunda ise tedavi başlangıcına göre 6,3 mm'lik bir azalma gözlenmiştir. Baş-boyun bölgesinde görülen kanserlerin sayısı gün geçtikçe arttığından dişhekimleri de bu konuda yeterli bilgi birikime sahip olmalı ve tedaviden dolayı ortaya çıkabilecek yan etkilerin daha iyi yönetilmesi yada azaltılabilmesi için multidisipliner tedavinin bir parçası olmalıdır.
Özet (Çeviri)
Head and neck cancers are localized at lips, oral cavity, oropharynx, nasopharynx, hypopharynx, larynx, nasal cavity and paranasal sinuses, thyroid gland and salivary glands. Radiotherapy is a leading treatment option for head and neck cancers. Although it gives successful results for treatment, complications occurring in tissues and organs in applied area can cause adverse effects on quality of life. Common complications such as dry mouth, mucositis, osteoradionecrosis, radiation-induced contractures and fibrosis can be seen in patients after radiotherapy applied to the head and neck region. Trismus is one of the most common complications. Mouth opening exercises and physical therapy have an important effect to prevent the progression of trismus, which occurs as a side effect of radiotherapy and to reduce the severity. The aim of this thesis is to investigate the incidence of radiotherapy-induced trismus of head and neck cancer patients and make them to have mouth opening exercise program to observe the changes at the maximum interincisal distance. 26 patients who had head and neck cancer between 18/80 ages and received radiotherapy and / or chemoradiotherapy were included in this study. At the beginning of the treatment, the number of patients with trismus in both groups was 1 (7.7%). In the third month after the treatment, the number of patients with trismus in the study group was 2 (15.4%), and the number of patients with trismus in the control group was 5 (38.5%). In the measurements performed 6 months after the treatment, the number of patients with trismus in the study group was 3 (23.1%) and in the control group as 5 (38.5%). 6 months after treatment, 2.7 mm decrease was observed in the mean maximum interincisal distance in the study group compared to the initial treatment and in the control group, a 6.3 mm decrease was observed compared to the beginning of this treatment. Since the number of cancers in the head and neck region is increasing day by day, dentists should have sufficient knowledge on this subject and should be a part of multidisciplinary treatment in order to manage better or reduce the side effects that may occur due to treatment
Benzer Tezler
- Dudak kanserlerinde genetik ve sitogenetik çalışmalar, lokalize radyasyonun kromozomlara etkisi
Başlık çevirisi yok
M.MÜJGAN YEŞİLDAĞ
Doktora
Türkçe
1985
OnkolojiAnkara ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BEKİR SITKI ŞAYLI
- Meme kanseri tedavisinde postoperatif radyoterapi ve adjuvan kemoterapinin lokal ve uzak metastazlara etkisi
Başlık çevirisi yok
AHMET KİZİR
- Özofagus ve kardia kanserlerinde uygulanan palyatif cerrahi yöntemlerden özofagastrostominin önemi
Başlık çevirisi yok
CEMİL ORTAMEVZİ