Geri Dön

Hipertrofik kardiyomiyopati (HKMP) hastalarında beta-1 adrenoreseptör gen polimorfizminin sıklığı miyokardiyal fibrozis ile ilişkisi ve prognostik önemi

The frequency of beta-1 adrenoreceptor gene polymophism, its relationship with myocardial fibrosis and prognostic importance in patients with hypertrophic cardiomyopathy (HCMP)

  1. Tez No: 669047
  2. Yazar: DAMLA KOCA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESER DURMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Adrenoseptörler, Beta-bloker, Hipertrofik kardiyomiyopati, Miyokardiyal fibrozis, Adrenerjik beta agonistleri, Elektrokardiyografi, Fibroz, Hipertrofi, Kardiyomiyopati-hipertrofik, Miyokard, Polimorfizm-genetik, Prognoz, Reseptörler, Adrenoceptors, Beta-blocker, Hypertrophic cardiomyopathy, Myocardial fibrosis, Adrenergic beta-agonists, Electrocardiography, Fibrosis, Hypertrophy, Cardiomyopathy-hypertrophic, Myocardium, Polymorphism-genetic, Prognosis, Receptors
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaçlar: Hipertrofik kardiyomiyopati (HKMP) tedavisinde beta-bloker ilaçlar ilk basamaktır. Amacımız beta-1 gen polimorfizminin HKMP hastalarında sıklığını, fibrozis ile ilişkisini ve klinik önemini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2018-2021 yılları arasında HKMP tanısı konulan hastalar dahil edildi. Hastalardan alınan kan örneklerinde beta-1 reseptörlerindeki 49. pozisyondaki serin-glisin ve 389. pozisyondaki arginin-glisin aminoasit varyasyonu araştırıldı. Her polimorfizm kendi içinde analiz edildi. Kardiyak manyetik rezonans görüntüleme ile miyokardial fibrozis miktarı araştırıldı. Başlangıç ve beta-bloker tedavi sonrası kalp hızı ve fonksiyonel kapasiteleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza 147 HKMP hastası prospektif olarak alındı. Ortalama takip süresi 25.6 aydı. Hastalarda 49. Pozisyondaki serin aminoasit homozigotluğu %72.1, 289. Konumdaki arginin aminoasit homozigotluğu %42.2 olarak saptandı. Ser49 homozigot olan bireylerin bazal kalp hızı heterozigot bireylere oranla daha yüksek saptandı(p=0.007) ve beta bloker tedavi sonrası kalp hızındaki düşüş daha belirgin izlendi(p<0,001). Kalp hızındaki düşüş ile uyumlu olarak, hastaların fonksiyonel kapasitelerindeki artış ile değerlendirilen beta-bloker tedaviye yanıt 49.Ser homozigot bireylerde daha belirgin izlendi(p=0,004). Kardiyak MR ile değerlendirilen fibrozis miktarı 49.Ser homozigot bireylerde daha sık izlenirken(p=0,007), 389Arg homozigot bireylerde bu farklılık izlenmedi. Kardiyak fibrozis ile uyumlu olarak 49.Ser homozigot bireylerde ani kardiyak ölüm riski daha yüksek(p=0,041) ve fragmente QRS varlığı daha sık izlenmiştir(p=0,026). Sonuç: Çalışmamız adrenoseptör genlerindeki polimorfizmin HKMP hastalarında beta-bloker tedaviye etki edebileceğini göstermiştir. Ayrıca 49Ser aminoasit varyasyonunun, fibrozis miktarı ile ilişkisi gösterilmiş ve ani kardiyak ölümün etiyolojisinde yer alabileceği gösterilmiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: Beta-blocker drugs are the first-line therapy in hypertrophic cardiomyopathy (HCM). Our purpose was to investigate the frequency of beta-1 gene polymorphism and its relationship with fibrosis and clinical significance in patients with HCM. Materials and Methods: We included patients with a diagnosis of HCM between 2018 and 2021. We search for the two following variations in beta-1 receptors; serin-glycine variation in position 49 and arginine-glycine variation in position 389. Both polymorphisms were analysed separately. Myocardial fibrosis was determined using cardiac magnetic resonance imaging. Initial and post-treatment heart rate and patients' functional class was recorded. Results: We prospectively enrolled 147 patients. The mean follow-up duration was 25.6 months. Initial heart rate was higher(p=0.007) and heart rate following beta-blocker therapy decreased more in patients with Ser49 compared to heterozygote patients(p<0,001). Concordant with the decrease in heart rate, improvement in functional capacity was better in Ser49 homozygote individuals(p=0,004). Also the amount of myocardial fibrosis was significantly higher in Ser49 homozygote individuals(p=0,007). In line with fibrosis finding, the presence of fragmented QRS was significantly more prevalent(p=0,026) and the risk of sudden cardiac death was higher among these patients(p=0,041). Conclusion: Our study demonstrated that polymorphism in adrenoceptor genes may have an impact on clinical variables and response to beta-blocker therapy in HCM patients. Moreover, the link between 49Ser amino acid variation and myocardial fibrosis has been shown and may be involved in the aetiology of sudden cardiac death.

Benzer Tezler

  1. Hafif ve orta derecedeki esansiyel hipertansiyonlu hastalarda sol ventrikül diastolik fonksiyonlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ŞİNASİ ERDEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    KardiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Çocuklarda tonsil ve adenoid hipertrofilerine bağlı kardio-pulmoner sistem değişiklikleri

    Başlık çevirisi yok

    MÜNİR DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Kulak Burun ve BoğazAtatürk Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  3. Sol dal bloku varlığında sol ventrikül hipertrofisinin EKG kriteryumlarının değerlendirilmesi (M-mode ekokardiografi ile yapılan bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MELİHA KAZAZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMALETTİN BÜYÜKÖZTÜRK

  4. Bazı olgularda plazma ve lökosit C vitamini (askorbik asid) konsantrasyonu

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA KORAY GÜMÜŞTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVZAT BABAN