Geri Dön

Timbre of the place: Emerging affective assemblages through the association of place and music

Yerin tınısı: Yer ve müzik birliğinin ortaya çıkardığı duygulanımsal bir araya gelişler

  1. Tez No: 695517
  2. Yazar: CAN GÖLGELİOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ANLI ATAÖV DEMİRKAN, PROF. DR. İLHAN TEKELİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Mevcut kentsel tasarım pratiğinin tekil ve deterministik yaklaşımları, grafik odaklı ve üstten inmeci bir alanda sıkışma riskleri taşımaktadır. Bu yaklaşımlar, genellikle görsel mükemmeliyetçiliği arayan tekil bir duyusal yaklaşıma dayanırken, çoğunlukla yerin karmaşıklığını biçimsel temsiller üzerinden sadeleştirmeyi amaçlar. Fakat, bu çabaların verimliliği oldukça belirsizdir. Çalışma, kentsel tasarımdaki grafik ve biçimsel determinizme giderek daha fazla sıkışan bu kısır döngüyü ve donuk tekrarı aşmanın yollarını araştırmaktadır. Bu bağlamda, duygulanımsal bir araya gelişler çerçevesinde, müzik üzerinden yerde ortaya çıkan karmaşıklığı incemeleyi amaçlar. Müziğin, kişilerin duygulanımsal durumlarını tetikleyen ve tasarım pratiğinin iletişim kapasitesini arttıran alternatif bir yaratıcı dil sunduğunu savunur. Sezgisel bir arayüz olarak, sözlü iletişimin yeterince güçlü olmadığı ve oldukça kısmi kaldığı bir düzlemi aşmaya ve yer deneyiminin özünü kavramaya fırsatlar sunar. Bu çerçevede, müzikal tasarım elemanları (MTE) ve müzikal düşüncenin öznelerarası ve yaratıcı süreçlerle entegrasyonunu önermektedir. Çalışmanın bulguları, insanların yeri literatürde sunulduğundan çok daha karmaşık ve duygulanımsal bir şekilde deneyimlediklerini göstermektedir. Ayrıca müzik, insanların yerin duyusal ve duygulanımsal ilişkilerini kavramasına izin verdiği gibi, bedenselleşen deneyimlerin yansıtılmasına da fırsatlar tanır. Bu ilişkisellikler, insanların ve yerin nasıl bir araya geldiği ve bir deneyime dönüştüğüne dair bir farkındalığı katalize ettiği için, tasarım sürecinde çok önemli bir rol oynacaktır. Çalışma, duygu ve yer algısının zihinde birbiriyle yakından ilişkili olduğunu ve yer olgusunun kendi kendini organize eden duygulanımsal bir araya gelişler olduğunu göstermektedir. Yer kavramı bu çerçeveden okunduğunda, kentsel tasarım sorunu da neyin tasarlanacağından ziyade, yerdeki duygulanımsal düzeneklerin nasıl ele alınacağına doğru evirilmektedir.

Özet (Çeviri)

The singular and deterministic approach of contemporary urban design practice conveys the risk of becoming a graphical and top-down domain. It often relies on a single sensory approach seeking visual perfectionism and aims at simplifying the complexity of place in urban design and producing its formal representations. Nevertheless, the efficiency of these efforts is quite ambiguous. This study explores the mediums to overcome a vicious circle, the dulled repetition and understanding, which is increasingly stuck in graphics and formal determinism. In this context, the study intends to dissolve these boundaries through music from assemblage thinking perspective and thereby observe numerous relationalities of the complexity in place. It defends that music presents an alternative creative language that triggers affectivity and enhances the communication capacity of the design practice. As an intuitive interface, it enables to comprehend the essence of place experience where in many circumstances, verbal communication is not powerful enough. Respectively, it proposes the use of the Musical Design Elements (MDEs) and the integration of musical thinking in intersubjective and creative processes. The findings show that people experience places in a much more complex manner and affectively than how it is presented in the literature. Moreover, music reflects the embodied experiences as it allows people to grasp the sensorial and affective relationalities of place. These relationalities play crucial roles in deciding what to design as they catalyze a mindset change and awareness about how people and place come together. This study illustrates that perception of 'emotion' and 'place' are closely interrelated in mind, and place is interpreted as affective assemblages of emergent and self-organizing relations. When the place is read this way, the problem of urban design also changes from what to design to how to stimulate the emergence of affective assemblages in place.

Benzer Tezler

  1. Barut ve Tabya: Rönesans mimarisi bağlamında Fatih Sultan Mehmed kaleleri

    Başlık çevirisi yok

    H. BURCU ÖZGÜVEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Sanat Tarihiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. SEMRA ÖGEL

  2. Doğu Karadeniz bölgesi kıyı şeridini korumak için en uygun yapı tipinin belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    RASİM TULGAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İnşaat MühendisliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BASRİ ERTAŞ

  3. Belgrad ormanının rekreasyon potansiyeli ve planlama ilkelerinin saptanması

    Determination of recreational potential and planning principles for Belgrad forest

    M.TEVFİK PEHLİVANOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. FAİK YALTIRIK

  4. Toros Göknarı (Abies cilicica carr.)nın Türkiye'deki doğal yayılış ve silvikültürel özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    H. FERHAT BOZKUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Silvikültür Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. İBRAHİM ATAY