Geri Dön

Palmoplantar psöriazis ve palmoplantar ekzema ayrımında proksimal tırnak kıvrımı kapilleroskopi bulguları ve serum vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) düzeyinin değerlendirilmesi

Evaluation of serum vascular endothelial growth factor (VEGF) level and findings of proximal nailfold capileroscopy in the discrimination of palmoplantar psoriasis and palmoplantar eczema

  1. Tez No: 704923
  2. Yazar: ELİF BAL AVCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. VEFA ASLI ERDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Dermatit-atopik, Egzama, Kapilerler, Psoriyazis, Tırnak hastalıkları, Tırnaklar, Vasküler endotel büyüme faktörleri, Dermatitis-atopic, Eczema, Capillaries, Psoriasis, Nail diseases, Nails, Vascular endothelial growth factors
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Palmoplantar psöriazis (PPP) ile palmoplantar ekzema (PPE) klinik olarak birbirine benzerlik göstermektedir. PPP ve PPE ayrımında klinik, histopatolojik, dermoskopik kriterler bulunmaya çalışılmış ve bu konuda birçok çalışma yapılmıştır. Tırnak kıvrımı kapilleroskopisi kolay uygulanabilen, non-invazif bir yöntemdir. Romatolojik hastalıklarda kapilleroskopik değişiklikler tanımlanmış ve VEGF düzeyi yüksekliği ile bu değişiklikler ilişkilendirilmiştir. Psöriazis hastalarında da tırnak kıvrımı kapilleroskopik değişikleri tanımlanmıştır ve psöriazis patogenezinde VEGF'in rol aldığı bilinmektedir. Ekzema hastalarında ise kapilleroskopik özellikler değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada psöriazis ve ekzema hastalarının VEGF düzeyi, kapilleroskopik bulgularının tespit edilmesi ve bu özelliklerin ayırıcı tanı için değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Haziran 2021- Ekim 2021 tarihleri arasında kliniğimize başvuran, klinik ve histopatolojik olarak doğrulanmış, 20'si PPP, 20'si PPE tanılı 40 hasta, kontrol grubuna benzer yaş ve cinsiyette inflamatuar hastalığı bulunmayan 30 hasta dahil edildi. Kapilleroskopik değerlendirmeyi etkileyebilecek komorbiditeleri olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya alınan hasta ve kontrol grubundan serum VEGF düzeyi değerlendirilmesi için venöz kan örneği alındı ve her iki elinin 2.-5. parmaklarının kapilleroskopik görüntüleri bilgisayarlı dermatoskopi ile kayıt altına alındı. Kapilleroskopik olarak değerlendirilen parmak sayısı, kapiller dansitede azalma, minör morfolojik değişim (tortüyöz, çaprazlaşan ve genişlemiş kapil), majör morfolojik değişim (mega, kıvrımlı, dallanan, çalı, bizaar ve dezorganize polimorfik kapil), avasküler alan ve mikrohemoraji varlığı kalitatif ve semikantitatif olarak 2 araştırmacı tarafından değerlendirildi. Kapilleroskopik bulgular serum VEGF düzeyi ve hastalık klinik şiddetleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: PPP hastalarının yaş ortalaması 40,2±12,3, PPE hastalarının 43,4±14,9 idi ve iki grupta da cinsiyet dağılımı açısından anlamlı fark izlenmedi. Serum VEGF değerleri PPP'de ortanca: 98.2 pg/mL (ÇAA= 41.6;134), PPE'de ortanca: 71.2 pg/mL (ÇAA=48.9;108) ve kontrol grubunda ortanca: 62.7 pg/mL (ÇAA=31.4;96.6) olarak sonuçlandı ve 3 grup arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Kalitatif değerlendirmede PPP ve PPE hastalarında kontrol grubuna göre kapiller dansitede azalma ve avasküler alan görülme oranında anlamlı artış saptandı. Semikantitatif değerlendirmede kapiller dansite azalma ortalama puanı PPE olanlarda PPP ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Minör morfolojik değişim puanı PPE olanlarda PPP ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,011). Majör morfolojik değişim puanı PPP olanlarda PPE ve kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). PPP hastalarında majör morfolojik değişim puanı ile m-PPPASI skoru korele bulundu (r: 0,446, p<0,05). PPP hastalarında dezorganize polimorfik kapil varlığı PPE ve kontrol grubuna göre anlamlı yüksek oranda bulundu (p<0,001). Serum VEGF değeri ile hastaların klinik şiddeti ve kapilleroskopik bulguları arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: PPP ve PPE ayrımında dezorganize polimorfik kapil varlığı önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Kapilleroskopik bulguların kalitatif ve semikantitatif değerlendirmesinde PPP, PPE ve kontrol grubu arasındaki anlamlı morfolojik değişiklikler saptandı. Serum VEGF düzeyi ile hastaların kapilleroskopik bulguları ve klinik şiddetleri arasında anlamlı ilişki saptanmadı.

Özet (Çeviri)

Aim: Palmoplantar psoriasis (PPP) and palmoplantar eczema (PPE) are clinically similar. Clinical, histopathological and dermoscopic criteria have been tried to be found in the differentiation of PPP and PPE, and many studies have been carried out on this subject. Nailfold capillaroscopy is an easy, non-invasive method. Capillaryscopic changes have been defined in rheumatic diseases and these changes have been associated with high VEGF levels. Nail fold capillaroscopic changes have also been described in psoriasis patients, and VEGF is known to play a role in the pathogenesis of psoriasis. In eczema patients, capillaroscopic features were not evaluated. In this study, it was aimed to evaluate VEGF level, capillaroscopic findings and these features for differential diagnosis of psoriasis and eczema patients. Materials and Methods: The study included 40 patients, 20 of whom were diagnosed with PPP and 20 with PPE, with clinical and histopathological confirmation who applied to our clinic between June 2021 and October 2021 and 30 patients of similar age and gender without inflammatory disease in the control group. Patients with comorbidities that may affect capillaroscopy were excluded from the study. Venous blood sample were taken from the patients included in the study for the evaluation of serum VEGF levels and capillaroscopic images of the 2nd-5th fingers of both hands were recorded by computerized dermatoscopy. The number of fingers evaluated capillaroscopically, decrease in capillary density, minor morphological change (tortuous, crossed and enlarged capillary), major morphological change (mega, meandering, branching, bushy, bizarre and disorganized polymorphic capillary), avascular area and presence of microhemorrhage were evaluated qualitatively and semiquantitatively by 2 researchers. Capillaryscopic findings were compared with serum VEGF level and disease clinical severity. Results: The mean age of the PPP patients was 40.2±12.3, the PPE patients was 43.4±14.9, and there was no significant difference in gender distribution in the two groups. Median serum VEGF levels were: 98.2 (IQR= 41.6;134) in PPP, 71.2 (IQR=48.9;108) in PPE, and 62.7 (IQR=31.4;96.6) in the control group and no significant difference was found between the 3 groups. In the qualitative evaluation, a decrease in capillary density and a significant increase in the incidence of avascular area were found in PPP and PPE patients compared to the control group. In the semiquantitative evaluation, the mean score of decrease in capillary density was found to be significantly higher in those with PPE than in the PPP and control groups (p <0.001). Minor morphological change scores were significantly higher in patients with PPE compared to PPP and control groups (p=0.011). Major morphological change score was found to be significantly higher in patients with PPP compared to PPE and control group (p<0.001). Major morphological change score and m-PPPASI score were correlated in PPP patients (r: 0.446, p<0.05). The presence of disorganized capillaries in PPP patients was found to be significantly higher than in the PPE and control groups (p<0.001). There was no significant correlation between serum VEGF value and clinical severity and capillaroscopy findings of the patients. Conclusion: The presence of disorganized polymorphic capillaries was considered as an important finding in the differentiation of PPP and PPE. In the qualitative and semi-quantitative evaluation of capillaroscopic findings, significant morphological changes were detected between PPP, PPE and control groups. There was no significant relationship between serum VEGF level and the capillaroscopic findings and clinical severity of the patients.

Benzer Tezler

  1. Palmoplantar psoriazis ve palmoplantar ekzema hastalarında doku IL-17, IL-23, IL-36α ve IL-36γ ekspresyonlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of tissue IL-17, IL-23, IL-36α and ıl-36U expression in palmoplantar psoriasis and palmoplantar eczema

    OZAN ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU

  2. Palmoplantar ekzema ve palmoplantar psoriazis ayırıcı tanısında dermoskopinin yeri

    The role of dermoscopy in the differential diagnosis of palmoplantar eczema and palmoplantar psoriasis

    TUBANUR ÇETİNARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiCelal Bayar Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLİN TÜREL ERMERTCAN

  3. Palmoplantar psöriazis, palmoplantar ekzema ve plak psöriaziste immünohistokimyasal olarak ölçülen IL-17, IL-23, IL-36 ekspresyonlarının ayırıcı tanı ve tedavi seçimine etkisinin belirlenmesi

    Determination of the effect of IL-17, IL-23, IL-36 expressions measured immunhychistocystically in palmoplantar psoriasis, palmoplantar eczema and plate psoriasis on differential diagnosis and treatment selection

    ŞEYMA KAYA BULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP DURSUN

  4. Psoriazisli hastalarda kontakt duyarlılık

    Contact sensitization in patients with psoriasis

    H. NURAN UZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    DermatolojiPamukkale Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ŞEBNEM AKTAN

  5. %0.1 8-MOP içeren jel ile topikal PUVA tedavisinin palmaplantar dermatozlardaki etkinliği

    The efficacy of topical PUVA treatment with 0-1% 8-MOP gel in palmoplantar dermatoses

    BURHAN ENGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. OYA OĞUZ