Geri Dön

Malign santral hava yolu patolojilerinin tanısında fiberoptik / rijid bronkoskopinin yeri

Role of fiberoptic / rigid bronchoscopy in the diagnosis of malign central airway pathologies

  1. Tez No: 712126
  2. Yazar: MERVE SARI AKYÜZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SİNEM NEDİME SÖKÜCÜ, DOÇ. DR. CENGİZ ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları, Akciğer neoplazmları, Bronkoskopi, Neoplazmlar, Solunum sistemi, Solunum yolları hastalıkları, Teşhis, Teşhis teknikleri ve prosedürleri, Lung diseases, Lung neoplasms, Bronchoscopy, Neoplasms, Respiratory system, Respiratory tract diseases, Diagnosis, Diagnostic techniques and procedures
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Tanısal bronkoskopik girişimin mutlak gerekliliğinde ilk Fiberoptik Bronkoskopi'nin (FB) tanısal olmaması durumunda ya tekrarlayan FB ya da mümkün olan merkezlerde Rijid Bronkoskopi (RB) ile girişime devam edilmektedir. Çalışmamızda FB'nin tanısal olmadığı hasta grubunda, tekrarlayan girişime FB ya da RB ile devam edilmesini etkileyen faktörlerin ve sonuçların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2013-2020 yılları arasında malign santral hava yolu patolojisi varlığı şüphesi ile uygulanan FB'nin tanısal olmadığı, santral hava yolu darlığı veya intraprosedürel komplikasyonlar gelişmesi nedeniyle tanısal veya tanısal ve terapötik RB uygulanan 158 hasta ve tekrarlayan tanısal FB uygulanan 50 hasta retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmamızda girişime RB ile devam edilen 158 hastanın yaş ortalaması 61,15 ± 12,63(21-89), 122'si erkekti. Girişime FB ile devam edilen 50 hastanın yaş ortalaması 64,9 ± 9,8 (43-89) olup 47'si erkekti. Yaş, cinsiyet, komorbiditeler, antikoagülan kullanımları açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. İlk FB'nin başarısızlığının nedenleri incelendiğinde girişime RB ile devam edilen grupta santral hava yolu obstrüksiyonu ve intraprosedürel komplikasyon gelişen hastaların, girişime FB ile devam edilen grupta ise kesin tanıya ulaşılamayan hastaların sayısının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Girişime RB ile devam edilen grupta ilk FB sırasında sadece hava yolu değerlendirilen veya bronş lavajı (BL) alınan hasta sayısı diğer gruba göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti. İkinci işlemin toplam komplikasyon oranları açısından karşılaştırıldığında girişime FB ile devam edilen grupta komplikasyon gelişme oranı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,005). Girişime RB ile devam edilen hastaların 7 (%4,4)'sinde yoğun bakım takibi gerektiren solunum yetmezliği gelişmişti. Nöroendokrin tümör tanısı alan hasta sayısı ve trakea yerleşimli lezyon görülen hasta sayısı girişime RB ile devam edilen grupta istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p=0,005). Girişime RB ile devam edilen grupta hastanede yatırılarak tetkik edilen hasta sayısı ve yatış süresi istatistiksel olarak daha yüksekti ancak tanıya kadar geçen ortal kısa olduğu tespit edildi (Ort: 22,92 ± 21,3 gün, p<0,001). İlk FB'nin intraprosedürel komplikasyon gelişme ve kesin tanıya ulaşılamama durumlarından sonra tanısal girişim olarak RB tercih edilen hastalarda tanı süresinin istatistiksel olarak anlamlı derecede daha kısa olduğu tespit edildi (p=0,035, <0,001). Sonuç: Çalışmamız sonucunda özellikle trakeada yerleşim gösteren santral hava yolu lezyonlarında, radyolojik görüntülemede santral hava yollarında yerleşen soliter tümöral oluşumlarda, FB sırasında hemoraji gibi mortalitesi yüksek komplikasyonlar gelişen hastalarda, tekrarlayan FB'lerin hastalarda tanıya kadar geçen süreyi uzattığı ve komplikasyonları arttırdığı göz önünde bulundurularak RB'nin tanısal kullanımının verimli olabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

Objective: In the absolute requirement of diagnostic bronchoscopic intervention, if the first Fiberoptic Bronchoscopy (FB) is not diagnostic, the intervention is continued either with recurrent FB or with Rigid Bronchoscopy (RB) in possible centers. In our study, it was aimed to evaluate the factors and results that affect the continuation of the repetitive intervention with FB or RB in the patient group which FB is not diagnostic. Materials and methods: Between 2013 and 2020, 158 patients who underwent diagnostic or diagnostic and therapeutic RB due to the central airway stenosis or intraprocedural complications, and 50 patients who underwent recurrent diagnostic FB, were retrospectively analyzed. Results: In our study, the mean age of 158 patients whose intervention was continued with RB was 61.15 ± 12.63 (21-89), 122 of them were male. The mean age of 50 patients whose intervention was continued with FB was 64.9 ± 9.8 (43-89) and 47 were male. There was no statistical difference between the groups when compared in terms of age, gender, comorbidities, and anticoagulant use. When the reasons for the failure of the first FB were examined, it was seen that the number of patients with central airway obstruction and intraprocedural complications in the group in which the intervention was continued with Rigid Bronchoscopy, and the number of patients with indefinite diagnosis in the group whose intervention was continued with FB was statistically significantly higher (p<0,001). In the group whose intervention was continued with RB, the number of patients in whom only the airway was evaluated or lavage was taken during the first FB was statistically significantly higher than the other group. When the total complication rates of the second procedure were compared, the rate of complication development was statistically significantly higher in the group whose intervention was continued with FB (p=0,005). Respiratory failure requiring intensive care occured in 7 (4,4%) of the patients whose intervention was continued with RB. Patients which diagnosed with neuroendocrine tumor or with tracheal lesions were statistically significantly higher in the group whose intervention was continued with RB (p=0,005). Hospitalized patients and the length of hospitalization were statistically higher in the group whose intervention was continued with RB, however the mean time to diagnosis was found to be shorter (Mean: 22,92 ± 21,3 days, p<0,001). It was found that the diagnosis time was statistically significantly shorter in patients who preferred RB as a diagnostic intervention after intraprocedural complications developed during the first FB or had indefinite diagnosis (p=0,035, p<0,001). Conclusion: As a result of our study, in patients which have especially in central airway lesions located in the trachea, solitary tumoral formations located in the central airways according to radiological imaging, high mortality complications such as hemorrhage during FB; considering that recurrent FB's extended the time to diagnosis and increase complications, it is recommended that RB's diagnostic use can be efficient.

Benzer Tezler

  1. Malign santral hava yolu obtruksiyonu olan olgularda endobronşiyal tedavi sonrası yaşam süresinin değerlendirilmesi

    Evaluation of survival after endobronchial treatment in patients with malignant central airway obstruction

    TÜRKAN DİZDAR CANBAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ONUR FEVZİ ERER

  2. Malign santral hava yolu obstrüksiyonu nedeniyle rijit bronkoskopi uygulanan hastalarda tanımlayıcı özellikler ve prognozu belirleyen faktörler

    Descriptive characteristics and prognostic factors in patients undergoing rigid bronchoscopy for malignant central airway obstruction

    RAMAZAN ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BARIŞ DEMİRKOL

  3. Malign ve benign hava yolu darlıklarında kullanılan silikon stentlerin komplikasyonları ve sağkalım üzerine etkileri

    Complications of silicone stents used in malignant and benign airway stenosis, and their effects on survival

    EZGİ GÜREL AKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN YILMAZ

    UZMAN ZAFER AKTAŞ

  4. Malign hava yolu obstrüksiyonlarında endobronşiyal argon plazma koagülasyonun etkinlik ve güvenliği

    Efficacy and safety of bronchoscopic argon plasma coagulation in malignant airway obstructions

    ESMA NUR AKTEPE SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET AKİF ÖZGÜL

  5. Patolojik tanısı olmayan endobronşial lezyonlarda tam tümör eksizyonu yapılmalı mı?

    Should full tumor excision be done for endobronchial lesions without pathological diagnosis?

    SELEN ZORLUTUNA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN YILMAZ

    DOÇ. DR. AYPERİ ÖZTÜRK