Hastaneye yatırılan acil travma hastalarında kan gazı laktat ve baz açığı değerlerinin prognostik önemi
The prognostic importance of blood gas lactate and base deficit values in emergency trauma patients requesting hospitalization
- Tez No: 727876
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAMAZAN KÖYLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Travma, kan gazı, laktat ve baz defisiti, travma skorlama sistemleri, Acil servis-hastane, Acil tıp, Bazlar, Kan gaz analizi, Laktatlar, Prognoz, Yaralar ve yaralanmalar, Yatan hastalar, Ölçekler, Trauma, blood gas, lactate and base deficit, trauma scoring systems, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Bases, Blood gas analysis, Lactates, Prognosis, Wounds and injuries, Inpatients, Scales
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, hospitalizasyonu gerçekleşen acil travma hastalarında acil servise geliş anındaki kan gazındaki baz açığı ve laktat değerlerinin travma skorlama sistemleri, vital parametreler, travma biçimi, hastaların demografik özellikleri ve acil servise ulaşma süreleri ile birlikte incelenerek prognostik önemi analiz edilmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Departmanında 01.01.2019 – 31.12.2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Acil servise başvuran hastaların verileri elektronik kayıtlar üzerinden retrospektif olarak elde edilmiştir. Araştırmaya 18 yaş üzeri, travma sonucu hastaneye yatışı yapılan hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, travma etiyolojisi, ek hastalık ve acile ulaşma süresi bilgileri, başvuru anındaki vital bulguları (sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı ve nabız), yatış (yattığı birim ve gün) ve çıkış (taburcu ve exitus) bilgileri, kan gazı (pH, HCO3, BA, LAC, iCa) parametreleri, hematolojik ve koagülasyon değerleri (RBC, HGB, HTC, PLT, INR ve APTT) ile travma skorlama sistemleri (RTS, ISS, EMTRAS ve GKS) kayıt altına alınarak hastaların prognozları açısından karşılaştırılmaları yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizi SPSS 25.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Hastaların demografik özellikleri, travma etiyolojisi, ek hastalık ve acile ulaşma süresi bulguları, başvuru anındaki vital bulgular ile yatış ve çıkış bulguları, kan gazı bulguları, hematolojik bulgular ve acil tıp skorlama bulguların tespitinde frekans ve yüzde analizi ile aritmetik ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı (betimsel) istatistikler kullanılmıştır. Kan gazı bulgularının çıkış, yattığı birim ve gün sayısı, acile ulaşma bulguları ve acil tıp skorlamalarına göre karşılaştırılmasında ise ilişkisiz örneklemler (bağımsız gruplar) t-testi, ANOVA (varyans analizi) ve Tukey HSD post-hoc testinden faydalanılmıştır. Ayrıca kan basıncı bulgularının LAC ve BA ile ilişkisini tespit etmek amacıyla Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerin tamamı %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmada parametrik analizlerin kullanılmasının nedeni verilerin normallik şartını sağlamasıdır. Çarpıklık ve basıklık değerlerinin incelenmesi sonucunda bunların ±1,50 aralığında olduğu tespit edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya genel olarak erkek ve 40 yaş ve altı hastaların dahil edildiği söylenebilir. Hastaların genellikle TK, DKAY ve düşme sonucu hastaneye başvurdukları, ek hastalıklarının olmadığı ve 0-1 saat içinde acile ulaştıkları söylenebilir. BA değerleri -20,20-5,20 arasında değişen ve ortalaması -1,74±4,99 olan hastaların %26'sı metabolik asidoz, %66,5'i normal, %7,5'i metabolik alkoloz idi. LAC değerleri 0,80-8,59 arasında değişen ve ortalaması 2,71±1,89 olan hastaların %19'u düşük, %26'sı normal, %64,5'i yüksek grubunda yer almakta idi. RTS'ye göre hastaların %27'si 12'nin altında bulunuyordu, %73'ünün ise RTS skoru 12 idi. ISS'ye göre hastaların %79,5'i 17'den düşük, %20,5'i 17 ve üzerinde ISS skoruna sahipti. EMTRAS'a göre hastaların tamamı 10'un altında skora sahipti. GKS'ye göre hastaların %14,5'i 10'un altında, %85,5'i 10 ve üzerinde yer alıyordu. Sonuç: Baz defisiti ve laktat parametreleri ile mortalite arasında güçlü bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Daha çok hasta ile bu değerler skorlama sistemlerine eklenerek yeni skorlama sistemleri oluşturulabilir. Böylece multitravma hastalarında mortalitenin azaltılması mümkün olabilecekken, hasta bakım kalitesinde de artış olması beklenebilir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, the prognostic importance of the base deficit in the blood gas and lactate values at the time of admission to the emergency room in emergency trauma patients who were hospitalized were analyzed together with the trauma scoring systems, vital parameters, trauma type, demographic characteristics of the patients and the time to reach the emergency department. Materials and Methods: The research was carried out between 01.01.2019 and 31.12.2019 at the Health Sciences University Konya Training and Research Hospital Emergency Medicine Department. The data of patients admitted to the emergency department were obtained retrospectively from electronic records. Patients over the age of 18 who were hospitalized as a result of trauma were included in the study. Demographic data of the patients, trauma etiology, additional disease and time to reach the emergency department, vital signs at the time of admission (systolic blood pressure, diastolic blood pressure and pulse), hospitalization (unit and day of hospitalization) and discharge (discharge and exitus) information, blood gas ( pH, HCO3, BD, LAC, iCa) parameters, hematological and coagulation values (RBC, HGB, HTC, PLT, INR and APTT) and trauma scoring systems (RTS, ISS, EMTRAS and GKS) were recorded and compared in terms of prognosis of the patients. The analysis of the data collected within the scope of the research was made using the SPSS 25.0 program. Descriptive statistics such as frequency and percentage analysis were used to compare arithmetic mean and standard deviation in the determination of demographic characteristics of patients, trauma etiology, additional disease and time to reach the emergency room findings, vital signs at the time of admission, hospitalization and discharge findings, blood gas findings, hematological findings and emergency medicine scoring findings. Unrelated samples (independent groups) t-test, ANOVA (analysis of variance) and Tukey HSD post-hoc test were used to compare blood gas findings according to exit, hospitalization unit and number of days, findings of reaching the emergency room, and emergency medicine scores. In addition, Pearson correlation analysis was performed to determine the relationship between blood pressure findings and LAC and BD. All analyzes were evaluated at 95% confidence interval and p<0.05 significance level. The reason for using parametric analyzes in the research is that the data meet the normality condition. As a result of the examination of the skewness and kurtosis values, it was determined that they were in the range of ±1.50. Results: It can be said that men and patients aged 40 and under were generally included in the study. It can be said that the patients usually apply to the hospital as a result of traffic accident, stab wound and falls, they do not have any additional diseases and they reach the emergency room within 0-1 hours. Metabolic acidosis was present in 26%, normal in 66.5%, and metabolic alkalosis in 7.5% of the patients with BD values ranging from -20.20 to 5.20, with a mean of -1.74±4.99. Of the patients whose LAC values ranged from 0.80 to 8.59 with a mean of 2.71±1.89, 19% were in the low, 26% normal, and 64.5% high group. According to RTS, 27% of the patients had a score below 12, and 73% had an RTS score of 12. According to the ISS, 79.5% of the patients had an ISS score of less than 17, and 20.5% of them had an ISS score of 17 and above. According to EMTRAS, all patients had a score below 10. According to the GCS, 14.5% of the patients were below 10, and 85.5% were 10 and above. Conclusion: It has been shown that there is a strong correlation between base deficit and lactate parameters and mortality. With more patients, new scoring systems can be created by adding these values to the scoring systems. Thus, while it will be possible to reduce mortality in multitrauma patients, an increase in the quality of patient care can be expected.
Benzer Tezler
- Yoğun bakım hastalarında serum kalsiyum, magnezyum ve klor düzeylerinin prognoz ve mortalite üzerine etkisi
Effect of serum calcium, magnesium and chlorine levels on prognosis and mortality in intensive care unit patients
İREM ŞAHİN MERCİMEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAHYA KEMAL GÜNAYDIN
- Çocuk yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve yetmezliği nedeniyle yüksek akışlı nazal kanül ile oksijen tedavisi alan olgularda tedavi başarısızlığına neden olan faktörlerin belirlenmesi
In the pediatric intensive care unit, determination of factors causing therapy failure in patients who treated with high flow nasal cannula for respiratory distress and failure
DERŞAN ONUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RANA İŞGÜDER
- Travma nedeniyle hastaneye yatırılan geriatrik hastalarda elektrolit bozukluklarının mortalite ve morbidite üzerine etkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
A retrospective evaluation of affect of electrolyte disorders on mortality and morbidity on hospitalised geriatric trauma patients
İBRAHİM ARZIMAN
- Juguler bulb oksijen saturasyonu ve dinlenim durumu enerji tüketiminin ağır beyin hasarı olan ve beyin ölümü gelişen hastalarda karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MELİKE CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Anestezi ve ReanimasyonAkdeniz ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ATİLLA RAMAZANOĞLU
- Farklı erken uyarı sistemlerinin geriatrik acil servis hastalarında 28 günlük mortalite, hastane ve yoğun bakım yatışını öngörmedeki etkinliği
The effectiveness of different early warning systems in predicting 28-day mortality, hospital admission, and intensive care unit admission in geriatric emergency department patients
MÜCAHİDE ŞAMLI HELVACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ADEM AZ