Geri Dön

Bilateral ITA ve sadece tek ITA kullanılan hastaların postoperatif süreçlerinde aritmi, ekokardiyografik global longitudinal ventriküler strain ve proaritmik belirteçlerin karşılaştırılması

Comparison of echocardiografic global longitunal strain and proarrhythmic markers in postoperative periods of bilateral and single İTA used pati̇ents

  1. Tez No: 729640
  2. Yazar: OZAN ERTÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KAPLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Aritmi-kardiyak, Elektrokardiyografi, Göğüs arterleri, Kalp hastalıkları, Postoperatif dönem, Ventriküler fonksiyon, Ölçekler, Arrhythmia-cardiac, Electrocardiography, Thoracic arteries, Heart diseases, Postoperative period, Ventricular function, Scales
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: KABG operasyonu sonrasında pek çok komplikasyon görülebilmektedir. En sık karşılaşılan komplikasyon aritmilerdir. Bu komplikasyonlarla mücadelenin en önemli basamağı erken tanı ve tedavidir. Biz de bu çalışmamızda greft tercihine göre aritmi sıklığını karşılaştırmayı, aritmi gelişebilecek hastaları öngörmemizi sağlayan repolarizasyon belirteçlerini ve P dalga morfolojisini incelemeyi ve ventriküler fonksiyonlardaki subklinik bozulma varlığını araştırmayı ve sonucunda BITA kullanımında oluşabilecek riskleri ortaya koymayı ve önlem alınmasına yardımcı olmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız hastanemizde KABG operasyonu yapılacak hastalardan sadece tek ITA kullanılanlar ile BITA kullanılan hastalar arasında aritmi insidansını karşılaştırabilmeyi, proaritmik belirteçlerle aritmi gelişimini öngörebilmeyi ve subklinik ventrikül fonksiyon bozukluklarını saptayıp karşılaştırabilmeyi amaçlayan prospektif ve gözlemsel bir çalışma olarak tasarlandı. Hastaların demografik, operatif ve postoperatif verileri kayıt altına alındı. Çalışmaya katılan tüm hastalara preoperatif ve postoperatif 1.saat, postoperatif 1.hafta olacak şekilde EKG kayıtları alındı. Total popülasyon içinden seçilen 35 hastaya preoperatif ve postoperatif detaylı EKO uygulandı. Yarı-otomatik bilgisayar yazılımları kullanılarak veriler toplandı. Uygun istatistik yöntemleri kullanılarak verileri analizi yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza %73.8' i (n=62) erkek, %26.2' si (n=22) kadın olmak üzere toplam 84 hasta dahil edildi. Yapılan analizlerde greft tercihine göre aritmi sıklığında bir artış izlenmedi. En sık gelişen ritim bozukluğu AF olarak saptandı. AF riskleri araştırıldığında preoperatif DM varlığı (p=0.011) ve açlık kan glukozu değerleri (p=0.048) anlamlı bulundu. MVP EKG skoru yüksekliği (p<0.001) ve P dalga süresinin uzunluğu (p=0.005) ve P dalga morfolojisi (p<0.001) anlamlı belirteçler olarak saptandı. Repolarizasyon belirteçlerinde de iki grup arasında anlamlı fark izlenmemesine rağmen QTC değerlerinde anlamlı uzama saptandı. EKO değerlendirmesine ise %74.3' ü (n=26) erkek ve %25.7' si (n=9) kadın olmak üzere toplam 35 hastaalındı. Greft tercihine göre ventrikül fonksiyonlarında anlamlı fark izlenmedi. BITA grubunda KPB süreleri daha uzun izlendi (p=0.049). BITA grubunda strain değerlerindeki gerileme biraz daha bariz olurken iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Çalışmamız sonucunda greft seçimine göre aritmi sıklığında artış saptanmadı. En sık izlenen aritmi türü olarak AF gelişiminde preoperatif DM varlığı ve kan şekeri düzeylerinin önemi gösterildi. MVP EKG skorunun cerrahi hastalar üzerinde de etkin bir şekilde kullanılabileceği saptandı. Greft seçimine bağlı erken dönem ventrikül fonksiyonlarında bir bozulma izlenmediği gösterildi ve çalışmamızın sonucunda BITA kullanımının güvenli olduğu sonucuna ulaştık ancak ilerleyen zamanda bu alanlarda yapılacak daha yüksek hasta sayılı ve uzun süreli çalışmaların daha iyi bilgi verebileceği düşüncesindeyiz.

Özet (Çeviri)

Objective: Many different complications can ocur after CABG. Arrhythmia is the most common complication. The most important step of arrhythmia struggle is early detection and treatment. Our aim in this study is; to compare arrhythmia frequencies by the graft choise, to evaluate the arrhythmia predictors such as myocardial repolarisation markers an P-wave morphology, to search for subclinical ventricular deterioration and as a result to reveal the risks of using BITA grafts and to help preventing from them. Method: The study was designed as a prospective observational study aiming to detect the arrhythmia incidence between only one ITA used group and BITA used group, to predict arrhythmia development with proarrhythmic markers and to detect and compare the subclinical ventricular deterioration. Demographic, operative and postoperative data of patients were recorded. ECG records were obtained from all patients preoperatively, at postoperative 1.hour and 1.week. 35 patients chosen from the total population were evaluated by detailed echocardiography preopeatively and postoperatively. Datas were collected by semi-aotomatic computer softwares. The recorded data were analyzed for statistical significance using SPSS. Results: A total of 84 patients were included in the study %73.8' i (n=62) were male and , %26.2' si (n=22) were female. In our analysis there weren't seen any difference of arrhythmia frequencies by graft choise. The most common arrhythmia was deteceted AF. As we research for the risk factors of AF, preoperative DM (p=0.011) and blood glucose levels (p=0.048) were found significant. High MVP ECG score (p<0.001), long P-wave duration (p=0.005) and P-wave morphology (p<0.001) were found as significant markers for AF development. Although there were no significant difference about myocardial repolarisation markers between two groups, significant QTc prolongation were detected. In our echocardiographic evaluation 35 patients were included in the study %74.3' ü (n=26) were male and , %25.7' si (n=9) were female. There were no difference of ventricular function by graft choise. CC times were seen longer in the BITA used group (p=0.049). While strain measurement deterioration is more obvious in BITA used group, there were no significant difference of myocardial funtion between two groups. Conclusion: In our study we found no increased risk for arrhythmia between to groups. We showed importance of preoperative DM and high blood glucose levels as predictors of AF. We deteceted that MVP ECG score can be used on surgery patients efficently. We showed that there were no significant ventricular function deterioration by graft choise. We concluded that using BITA is safe but we thought that studies with more patient and longer duration will be more enlightening.

Benzer Tezler

  1. Tedaviye cevap vermeyen diyabetik makula ödeminde vitreoskizisin rolü

    The role of vitreoschisis in diabetic macular edema refractory to treatment

    MAKBULE BERNA ÖTÜK YAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUNÇ OVALI

  2. Aderansta mekanik etkileşim olayı

    Mechanical interaction in Bond

    CENGİZ KARAKOÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İnşaat Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. HASAN KARATAŞ

  3. Hipoksik ve hiperoksik koşullarda serebral kan akımı değişimlerinin ventilasyon parametrelerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NAZAN FIRAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Fizyolojiİstanbul Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİHA TERZİOĞLU

  4. Kronik maksiller sinüzit tedavisinde endonazal antrostomi metodunun değeri

    Başlık çevirisi yok

    METİN YAĞCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Kulak Burun ve BoğazUludağ Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı