Geri Dön

Make place for thy Lydian kings: Monumental urban terraces of Iron Age Sardis

Lidya krallarınıza mekan yaratın/yer açın: Demir Çağı'nda Sardis'in anıtsal kent terasları

  1. Tez No: 751313
  2. Yazar: GÜZİN EREN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ANDREA M. BERLIN, PROF. DR. CHRISTOPHER HAVEMEYER ROOSEVELT, PROF. DR. NICHOLAS D. CAHILL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Mimarlık, Sosyoloji, Arkeoloji, Architecture, Sociology, Archeology
  6. Anahtar Kelimeler: Anıtsallık, Demir Çağı, Geç Tunç Çağı, Lidya, Lydia Uygarlığı, Sosyal algı, Sosyo-mekansal dönüşüm, Toplumsal eşitsizlik, Yönetici elit, İdeolojik mimari, Monumentality, Iron Age, Late Bronze Age, Lydian, Lydia civilization, Social perception, Socio-spatial transformation, Social inequality, Ruling elite, Ideological architecture
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Boston Unıversıty
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Arkeoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Anadolu'nun Demir Çağı (takriben MÖ 1200-550) haritası, bu tarih boyunca doğup gelişmiş ve sonra daha güçlü bölgesel yönetimlerin hakimiyetine girmiş krallıklarla bezenmiştir. Mevcut tarihyazımı, Demir Çağı'nın bu çekişmeli sahnesine Lidya'yı, soylu yöneticileri Mermnad hanedanlarının MÖ 7. yüzyıldaki yükselişine bağlı olarak oldukça geç bir döneme yerleştirir. Mermnad krallarının gücü, arkeolojik açıdan, Anadolu'da hızla yayılan maddi-kültürel nüfuzuna ve başkentleri Sardis'i anıtsal bir şehre dönüştüren hırslı imar programlarına bakarak aşikardır. Bu inşa projeleri arasında anıtsal nitelikteki kentsel teras platformları eşsiz konumdadır. Bu kesme taş teras yapıları, Sardis'in kalbinde, tabii haliyle kentin geri kalanından yüksekte yer alan tepelerin engebeli topografyasını düzenleyip, görsel olarak baskın bir promotoryuma dönüştürerek, Lidya Sarayı'na ev sahipliği yapmıştır. Daha düne kadar, insan yapımı bu devasa yatırımların öncülleri yoktu, ki bu da Mermnad Hanedanlığı öncesinde Sardis'in dağınık ve küçük iskân kümelerinden oluşan bir yerleşim olarak canlandırılmasına ön ayak olurken, Lidya soylularının Demir Çağı içerisinde geç ortaya çıkıp, hızla güç kazandıkları görüşünü desteklemiştir. Bu anlayışın doğruluğuna dair şüphe uyandırmaya başlayan yeni keşif, Mermnad Sarayının yer aldığı merkezi elit sektöründe bu saraydan daha erken (takriben MÖ 2000-700 arası) ve neredeyse kesintisiz olarak birbirini takip eden bir dizi büyük ölçekli inşa faaliyetidir. Bu doktora tezi, bahsedilen erken mimari silsilesini daha iyi bilinen Mermnad teras yapılarıyla birlikte ele alarak, Lidya'da yönetici elit kesim için mekân yaratma pratiğinin tarihsel seyrini ve Demir Çağı Anadolusu bağlamında bu uygulamaların daha büyük ölçekteki kültür-politik anlamlarını incelemektedir. Dolayısıyla, bu araştırma çok ölçeklidir; Mermnad terasları ve öncülü büyük mimarinin detaylı etüdünden başlayarak, bu yapıları önce yerel ölçekte Sardis'teki artzamanlı yerleşimlerin sosyo-mekânsal dokusunda inceler ve sonra bölgesel ölçekte Anadolu bağlamına oturtur. Araştırma, Sardis'te üç ayrı bölge ve toplam beş farklı sektörde bugüne kadar keşfedilmiş kentsel teras yapılarının (ve benzerlerinin) bütününü kapsar. Erken Tunç III Dönemi'nden (ca. MÖ 2000) Lidya Devri'nin sonuna kadar (MÖ 6. yüzyıl ortası) inşa edilmiş bu yapılar, öncelikli olarak, yapı malzemeleri, inşa teknikleri, mimari tasarım ilkeleri ve inşalarıyla ilişkili dolgulardan gelen tanılayıcı malzeme grupları bazında incelenerek tarihsel dönemlerine ayrılmıştır. Çalışmanın sonuçları, (doğal veya önceden yapılaşmış) topografyayı büyük ölçekli teraslarla yeniden şekillendirme eyleminin Sardis'teki çeşitli yöntemleri, zaman içerisindeki gelişimi ve uzun tarihçesini ortaya koyarken, MÖ 9. yüzyıla ait teras düzeninde kademeli kerpiç binalar ile 8. yüzyılın son çeyreğinde inşa edildiği düşünülen poligonal teras yapılarına Mermnad Dönemi saray teraslarının öncülleri olarak vurgu yapar. Araştırmanın sonraki aşamasında, merkezdeki erken tarihli büyük mimari (özellikle Geç Tunç ve Erken-Orta Demir Çağı yapıları), yapı malzemesi temini, iş gücü gereksinimi ve seramik gruplarının kalitesi bakımından kendi dönemlerine ait konut yapıları ve buluntularıyla karşılaştırmalı olarak etüt edilmiştir. Merkezdeki bu büyük yapıların sayıl özellikleri, her inşa evresiyle ilişkili yerleşim içerisinde anıtsal nitelikte olduklarına dair kanıt oluşturur. Ancak anıtsallığın, yapı büyüklüğü ötesinde, yönetici elite mekân yaratma pratiğine zemin oluşturan sınıfsal düzen ve toplum algısı bağlamlarında da irdelenmesi elzemdir. Bunun için Sardis'in merkezi yapıları sembolik ve deneyimsel yönleriyle, bir dizi sosyolojik ve görüngüsel (fenomenolojik) teorik kavram (örneğin: toplumsal bellek, sınıfsal teslimiyet, performans/temaşa ve ideolojik hüküm gibi) çerçevesinde süreçsel olarak tartışılmıştır. Bu tartışma, Sardis'te Erken Lidya Dönemi'nde sosyal ayrıcalıklı bir grubun, son derece görünür ve hakim konumdaki atasal merkeze, anıtsal teras yapılarının inşası aracılığıyla sürekli biçimde el koyarak, buranın uzun geçmişinde hak iddia ettiklerini önerirken; elit ideolojisini yansıtan bu sosyo-mekânsal pratiğin, merkezdeki her inşa evresinde giderek artan ölçüde uygulanan resmi ve nizami mimari düzen ve yeniliklerle pekiştirildiğini gösterir. Dahası, hakim konumu ve imar düzenine bağlı olarak zaman içerisinde mekânsal denetimin ve hükmün yapılaşmış betimi haline gelen bu merkezdeki yapıları, herkesçe gözlenebilir bir biçimde inşa eden büyük iş gücü performansının Sardisli halkta uyandırdığı huşu, hayranlık ve sınıfsal kabul sayesinde, elitin yönetici statüsünü elde ettiğini ve koruduğunu öne sürer. Tartışmada her Erken Lidya inşa evresi için ayrı ayrı ele alınan bu olgular, ayrıca Mermnad teraslarını temel alan elit mekân yaratma pratikleriyle de karşılaştırmalı olarak değerlendirerek, fiziksel ve ideolojik devamlılıklar ortaya konmuştur. Bu tez, böylece Sardis'te MÖ 9. ve 8. yüzyıllara ait anıtsal teras yapıları ve muadillerinin, (sorgulamaya açık) yazılı kaynaklardan Heraklid Hanedanlığı olarak bilinen ancak varlığı daha önce materyal olarak belgelenmemiş Lidyalı yönetici elit grubuna ait olduğuna dair kanıtlar sunar. Ayrıca, bu yönetici soyluları atasal merkezde konumlandırarak, Sardis'i Erken Lidya Dönemi'nde, şimdiye kadar dağınık iskânlar bütünü olarak tasvir edilmesinin aksine, güçlü bir elit çekirdekten yönetilen yaygın bir yerleşim olarak belgeler. Araştırmanın son aşaması, Lidya'da erken dönemli elit mekânı yaratma pratiklerinin Anadolu'nun daha geniş sosyo-politik bağlamına oturtulmasıyla tamamlanmıştır. Burada öncelikli olarak, Geç Tunç Çağı'ndan Orta Demir Çağı'nın sonuna kadar Anadolu'nun farklı bölgelerindeki (başlıca Güneydoğu Anadolu, Kızılırmak kavsinin kuzeyi, güneyi ve batısı ve Ege kıyıları olmak üzere) politik gelişmeler bağlamında yönetici elit mekânlarının (yeniden) ortaya çıkışı ve gelişimi incelenmiş; daha sonra bu mekân yaratma yöntemlerinin Sardis'te gözlenen pratiklerle dönemsel olarak karşılaştırması sunulmuştur. Bu çalışma, yönetici elite ait mekânı, surlarla çevrelenmeden, büyük topografik değişimler gerektiren anıtsal teraslarla şekillendirerek yaratma ve tanımlama pratiğinin Lidyalı bir üslup olduğunu ileri sürer ve ayrıca bu pratiğin, zamanlaması ve ideolojik anlamı bakımından, Ege yerine, akran yönetimler etkileşimi/rekabeti çerçevesinde Güneydoğu (Geç Hitit yönetimleri) ve İç Anadolu'da (özellikle Frigya) gözlenen sosyo-politik gidişatı takip ettiğini ortaya koyar. Sonuç olarak, bu doktora tezi, Sardis'te yönetici elit sınıfının bilinenden çok daha uzun geçmişini belgeleyerek, Lidya'nın Demir Çağı içerisinde geç ve hızlı oluşumunun Mermnad krallarınca sağlandığı söylemini terse çevirir ve Lidya'ya Anadolu'nun Demir Çağ haritasında kabul edilenden en az iki yüz yıl kadar önce güçlü bir yönetim olarak yer açar.

Özet (Çeviri)

The map of Iron Age Anatolia (ca. 1200-550 BCE, Turkey) is dotted by territorial kingdoms that rose and were subsumed into larger political entities throughout its history. Current archaeological narratives commonly place Lydia into this scene quite late in the Iron Age with the rise of its Mermnad elite in the seventh century BCE. Their power is well attested by the rapid expansion of their influence in Anatolia, as well as by their ambitious buildings programs that monumentalized their capital city Sardis. Among these programs, monumental urban terrace platforms hold a unique position, for they regularized the rugged topography of a naturally elevated district at the heart of Sardis, converting it into a visibly dominant promontory to house the Lydian palace. Until recently there were no precedents for these enormous man-made investments, hence the narrative of the Mermnad elite's late and fast emergence and the reconstruction of Sardis as an agglomeration of small sites before their time. The fresh discovery of a long sequence of large-scale constructions (2000-700 BCE) in the city's elite precinct now casts doubt on this narrative. In this dissertation, I study these early monumental constructions along with the later terraces to investigate the course of Lydian elite placemaking and their wider implications for Lydia's place in Iron Age Anatolia. This research is multi-scalar, expanding out from a detailed study of architecture, to the place of terraces within the socio-spatial fabric of diachronic settlements at Sardis, and finally to wider regional Anatolian context. I begin with the examination of the corpus of urban terrace constructions in Sardis and their architectural design principles and dating evidence. Next, I compare the terraces to constructions from domestic neighborhoods as well as other Mermnad elite structures. Their scalar facets—large size, costly materials, and large labor requirements—mark them as monumental in each building episode. I consider symbolic and experiential facets using a variety of theoretical frameworks—memory, social submission, performance, and domination—to demonstrate how these terraces shaped their socio-spatial environments through ongoing claims of an old central precinct. This was achieved by introducing architectural novelties as well as more formality and regularity, employing transformative labor as a means of public spectacle and creating built representations of spatial control and domination. At the same time, I show the extent to which these practices foreshadow Mermnad elite placemaking ideologies. Thus, this research marks Lydian constructions in the ninth and eighth centuries BCE as productions of a previously unregistered early Lydian elite. I conclude by contextualizing early Lydian placemaking practices within Anatolia's broader socio-political spheres. This study reveals terracing to demarcate elite space as a Lydian mode of placemaking and that in timing and ideology it followed the culture-political trajectories of Anatolia—by peer-polity competition—more so than those of the Aegean. As a result, I acknowledge the deeper history of the ruling elite in Lydia, one that reverses the narrative of a sudden, late, and rapid development fostered by the Mermnads. This study, thus, makes a place for Lydia in the Iron Age maps of Anatolia two centuries earlier than has been previously believed.

Benzer Tezler

  1. Reklamlarda ünlü kişilerin kullanımının müşterilerin satın alma tercihleri üzerindeki etkisi: THY örneği

    Using celebrities in advertisements how affects customers' purchase decision: The case of Turkish Airlines

    DOĞAN KİREZLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ReklamcılıkBeykent Üniversitesi

    İşletme Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ERHAN AKGÜN

  2. Gastronomi turizmine yönelik turist görüşlerinin kültürlerarası karşılaştırılması (Kapadokya örneği)

    Catering for tourism tourists intercultural comparison of opinions (Cappadocia sample)

    AYŞE BELPINAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    TurizmMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Turizm İşletmeciliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYDAN BEKAR

  3. Türkiye'de özelleştirme

    Başlık çevirisi yok

    HASAN KILIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    EkonomiMarmara Üniversitesi

    PROF.DR. İLHAN ULUDAĞ

  4. Çocuk aşırı duyarlılık tepkilerinde özgül İgE ve sitokin düzeyleri

    Specific İgE and cytokine levels in childhood hypersensitivity reactions

    SÜLEYMAN ÖNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    MikrobiyolojiFırat Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. VEDAT BULUT