Genel anestezi altında laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda intraabdominal basıncın tiyol-disülfid dengesine etkisi
The effect of intraabsominal pressure on the thiole-disulfide balance in patients operated with laparoscopic cholecystectomy under general anesthesia
- Tez No: 777311
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NURCAN KUTLUER KARACA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Laparoskopik kolesistektomi, Pnömoperitonyum, CO' insüflasyonu, Oksidatif stres, Tiyol-disülfid dengesi, Anestezi, Anestezi-genel, Disülfitler, Kolesistektomi, Laparoskopi, Tiyoller, İntraabdominal basınç, Laparoscopic cholecystectomy, Pneumoperitoneum, CO2 insufflation, Oxidative stress, Thiol-disulfide balance, Anesthesia, Anesthesia-general, Disulfides, Cholecystectomy, Laparoscopy, Thiols, Intraabdominal pressure
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kolelitiyazis cerrahi tedavisinde klasik açık kolesistektomi geleneksel yöntemdir. Ancak, yakın zamanda safra kesesi hastalıklarında düşük komplikasyon oranı nedeniyle laparoskopik cerrahiler tercih edilmeye başlanmış ve altın standart haline gelmiştir. Laparoskopik kolesistektomide anestezik hususlar diğer laparoskopik yöntemlerle benzerdir ve karın boşluğuna karbondioksit (CO2) üflenerek bir pnömoperitoneum oluşturulmasını gerektirir. CO2 insuflasyonun ise fonksiyonel rezidüel kapasitenin azalması, hava yolu basıncının artması, hiperkarbi ve dolaşım problemlerine yol açtığı iyi bilinmektedir. Bununla birlikte, tüm açık cerrahiler laparoskopik yöntemlere göre daha fazla miktarda oksiatif stres seviyesini arttırmaktadır. Ancak, CO2 pnömoperitonyumunun oksidatif stres üzerindeki etkisi tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı farklı intraabdominal basınçlarda gerçekleştirilen laparoskopik kolesistektomi uygulanan hastalarda tiyol-disülfid dengesiyle oksidatif stres düzeyinin değerlendirilmesidir. Gereç ve yöntemler Bu prospektif gözlemsel çalışmaya semptomatik komplike olmayan kolelityazis için laparoskopik kolesistektomi yapılan 98 hasta (ASA I-II) dahil edildi. Hastalar her grupta 49 hasta olacak şekilde iki gruba ayrıldı. Grup A'da 11 mmHg basınçlı CO2 pnömoperitonyum oluşturulan, Grup B'de ise 13 mmHg basnçlı CO2 pnömoperitonyum oluşturulan laparoskopik kolesistektomi hastaları yer almaktaydı. Hastalardan venöz kan örnekleri alındı, iskemi modifiye albümin (İMA) seviyesi analiz edildi, native thiol, total thiol ve disülfid seviyeleri yeni bir otomatik test yöntemiyle değerlendirildi. Operasyon 5 dk önce, insüflasyondan 30 dk sonra, deflasyondan 30 dk sonra ve postoperatif 24.saatte alınan kan örneklerinden İMA ve thiol-disülfid seviyeleri değerlendirildi. Tiyol-disülfid ve İMA seviyeleri grup içinde ve gruplar arasında analiz edildi. Tüm zaman noktalarında tiyol-disülfid ve İMA IV seviyelerindeki preoperatif ve postoperatif dönem arasındaki farklar (ΔNative thiol, ΔTotal thiol Δdisulfide, ΔIMA) hesaplandı. Bulgular Hastaların median yaşı 48,2 yıl idi. Grup A ve B arasında yaş (median 50 ve 45 yaş, p=0,105) ve cinsiyet (kadın cinsiyet %53 ve %48, p=0,686) açısından anlamlı farklılık yoktu. Grup içi karşılaştırmalarda, her iki grupta da native thiol (p<0,001), total thiol (p<0,001) ve disülfid (p=0,001) seviyeleri insüflasyondan sonra 30.dk'ya kadar azalmış, sonrasında tekrar postoperatif 24.saate kadar artış göstermişti. Ancak, İMA seviyeleri insüflasyon sonrası 30.dk'ya kadar artmış, deflasyon sonrası 30.dk'ya kadar azalmış, sonrasında ise postoperatif 24.saatte kadar tekrar artış göstermişti. Gruplar arası karşılaştırmalarda, preoperatif-insuflasyon sonrası 30.dk arasında, grup B'de ΔNative thiol (p=0,021) ve ΔTotal thiol (p=0,005) seviyesi grup A'dan daha yüksekti. Benzer şekilde insuflasyon-deflasyon-arasında, grup B'nin ΔNative thiol (p=0,005) ve ΔTotal thiol (p=0,002) seviyesi grup A'dan daha yüksekti. Ancak gruplar arasında Δdisülfid seviyesi hiçbir zaman noktası arasında farklılık göstermiyordu. İnsüflasyon-deflasyon arasındaki ΔİMA seviyeleri grup B'de grup A'dan daha yüksekti (p=0,009). Sonuç Laparoskopik kolesistektomide, farklı karın içi basınçlar oksidatif stres ve iskemiyle ilişkilidir. Laparoksopik cerrahilerde, pnömoperitonyum ile ilişkilendirilen komplikasyonlar daha düşük basınçlı pmönoperitonyumun tercih edilmesiyle azaltılabilir.
Özet (Çeviri)
Classical open cholecystectomy had been the traditional technique in surgical management of cholelithiasis. Recently laparoscopic cholecystectomy has taken over and is now considered the gold standard in the management of gall bladder diseases due to lower complication rate. Anesthetic considerations for laparoscopic cholecystectomy are similar to those for other laparoscopic procedures and result from the creation of a pneumoperitoneum by insufflation of carbon dioxide (CO2) into the abdominal cavity. The resultant problems in CO2 insufflation such as decreased functional residual capacity, increased airway pressure, hypercarbia, and circulatory impairment are well known. All open surgeries increase the oxidative stress level, but the oxidative stress is less in laparoscopic methods. However, the effect of CO2 pneumoperitoneum on oxidative stress is not known exactly.The aim of this study is to evaluate oxidative stress level via thiol disulfide balance, in patients who underwent laparoscopic cholecystectomy performed at different abdominal pressures. Material and methods A total of 98 patients (ASA I–II) receiving laparoscopic for symptomatic uncomplicated cholecystolithiasis were enrolled in this prospective controlled study. Venous blood samples were collected, and levels of ischemia modified albumin (IMA) IMA levels were analyzed, native thiols, total thiols, and disulfides were determined with a novel automated assay. Blood samples were collected preoperatively (5 min. before the operation) 30 min after insufflation, 30 min after deflation, and 24 hours postoperatively for measurement of the serum levels of ischemia modified albumin (IMA) and an analysis of thiol-disulfide levels. The patients were divided into two groups, 49 patients in each. Group A included patients VI who underwent laparoscopic cholecystectomy at a CO2 pneumoperitoneum pressure of 11 mmHg, Group B patients who underwent laparoscopic cholecystectomy at a CO2 pneumoperitoneum pressure of 13 mmHg. Comparisons between and within groups were made.Preoperative-postoperative differences of thiol-disulfide and IMA levels (ΔNative thiol, ΔTotal thiolΔdisulfide, ΔIMA) were calculated in all time points. Results The median age of the patients was 48.2. Groups A and B were similar in age (median 50 vs 45 years, p=0.105) and gender (53% female vs 48% female, p=0.686). In comparison within groups, native thiol (p<0.001), total thiol (p<0,001) and disulfide (p=0.001) levels decreased up to 30 min after insufflation and increased regularly thereafter in both groups. However, IMA levels increased up to 30 min after insufflation and decreased up to 30 min after deflation, and increased to postoperative 24 hours (p<0.001). In comparison between groups, in group B, ΔNative thiol (p=0.021) and ΔTotal thiol levels (p=0.005) are higher than group A (in preoperative-after insufflation). Similarly, in deflation-insufflation period, ΔNative thiol (p=0.005) and ΔTotal thiol levels (p=0.002) are higher in group B than group A. However, the disulfide level did not differ significantly between the groups in all time points. ΔIMA levels between insufflation and deflation, are higher in group B than group A (p=0.009). Conclusion The different level of intra-abdominal pressures in laparoscopic cholecystectomy is associated with oxidative stress and ischemia. Complications related to pneumoperitoneum can be reduced by preferring low pressure pneumoperitoneum in laparoscopic surgeries.
Benzer Tezler
- Laparoskopik abdominal cerrahilerde pozitif ekspirasyon sonu basıncının (PEEP) intrakraniyal basınç artışının bir göstergesi olan optik sinir kılıf çapı üzerine etkisinin değerlendirilmesi
The effect of positive end-expiratory pressure (PEEP) on optic nerve sheath diameter, an indicator of intracranial pressure increase in laparoscopic abdomi̇nal surgery
CANSU KOCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Karadeniz Teknik ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren hastalarda üç farklı peep düzeyinin hemodinami, solunum mekaniği ve gaz değişimi üzerine etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of the effects of 3 different PEEP levels on hemodynamics, respiratory mechanics and elimination of volatile anesthetic agent in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy
HÜSNÜ MERT ARINALP
- Laparoskopik kolesistektomi operasyonlarında subdiyafragmatik kateter yolu ile verilen levobupivakain ile bupivakainin etkilerinin karşılaştırılması
The comparison of the effects of levobupivacaine and bupivacaine which are applied via subdiaphragmatic catheter in laparoscopic cholecystectomy operations.
MUSA YILMAZ ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Ondokuz Mayıs ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Alveolar recruitment manevrası ve ekspiryum sonu pozitif havayolu basıncının ventilasyon ve hemodinamik parametreler üzerine etkileri
Başlık çevirisi yok
KADİR ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Sağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Laparoskopik kolesistektomi operasyonlarında basınç kontrollü ve volüm kontrollü ventilasyon modlarının serebral oksimetri ve kan gazı üzerine etkileri
In laparoscopic cholecstectomy operations, ventilation modes with volume controlled and pressure controlled on cerebral oxymetry and blood gas effects
EMRE BADUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Sağlık Bilimleri ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...