Geri Dön

Physics-based earthquake triggering and fault interactions

Fizik temelli deprem tetikleme ve fay etkileşimleri

  1. Tez No: 782131
  2. Yazar: EYÜP SOPACI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ATİLLA ARDA ÖZACAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Jeofizik Mühendisliği, Mühendislik Bilimleri, Geophysics Engineering, Engineering Sciences
  6. Anahtar Kelimeler: Deprem, Faylar, Senkronizasyon, Simülasyon, Spektral yöntemler, Sürtünme, Earthquake, Faults, Synchronization, Spectral methods, Friction
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Teknolojileri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Deprem tetikleme ve stres etkileşimi mekanizmaları, zaman ve uzayda yeterli veri imkanları olmadığı için tam olarak bilinememktedir. Bu problemler, en yerleşik ampirik sürtünme yasalarını kullanarak fizik tabanlı modellerle ile analiz edilmiştir. İlk olarak belirli“durum”yasalarının deprem tetikleme üzerindeki etkileri hem sayısal hem de analitik yöntemlerle analiz edilmiştir. Sonuçlar, mekanik durum değişikliklerinin büyük ölçüde iyileşme ve zayıflama terimlerine bağlı olduğunu ve belirli koşullar altında dinamik tetikleyici etkilerin ölçülebileceğini ortaya koymaktadır. {İ}zmit (M7.6, 17.08.1999) - D\"{u}zce (M7.2, 12.11.1999), Ridgecrest (M6.4, 04.06.2019 - M7.1) ile ilgili sayısal çalışmalar, 07.06.2019), Sisam kırılması (Mw:7.0, 30.10.2020) vaka çalışmaları, doğaya makul bir şekilde eşleşen tetikleme sürelerini simüle edilebildiğini göstermiştir. Marmara'nın kilitli segmentinde orta şiddette Mw:5.8 Depremin tetikleme potansiyeli de bu çalışma kapsamında incelenmiş, sonuçlara göre bu orta büyüklükteki depremin anlık büyük bir depremi tetikleyemediği ancak bu süreyi hızlandırabilmiş olduğunu göstermektedir.Kuzey Anadolu Fay Hattı da dahil olmak üzere doğada gözlemlenen büyük deprem senkronizasyonu ve kümelenmesi, uzun deprem simülasyon çalışmaları ile incelenmiştir. Kavramsal fizik abanlu modeller ile, bu tür etkileşimli büyük fay segmentlerinin simüle edilebildği görülmüştür. Sonuçlar, fayların ne zaman ve nasıl daha öngörülebilir davrandığını göstermektedir. ÖZellikle, bir yırtılmaya karşı bariyer göre gören fay kesimlerinde görülen yavaş sürünme hareketinin, tetiklemede ve fay gerilimi aktarımında kilit bir rol oynadığı görülmüştür.Ayrıca, daha konvensiyonel modellerin öngördüğü üzere daha yüksek gerilim yükleri, zaman ve mekanda daha iyi senkronize edilmiş öngörülebilir deprem zamanlarını göstermemekte, tam tersi, daha fazla karmaşıklığa yol açabilmektedir.er. Bir fay zonunun senkron davranışını belirlemek için, kayma sonrası gevşeme sürecini takip etmek PGV ve yırtılma hızları önemli göstergeler oldukları görülmüştür.

Özet (Çeviri)

Deprem tetikleme ve stres etkileşimi mekanizmaları, zaman ve uzayda yeterli veri imkanları olmadığı için tam olarak bilinememktedir. Bu problemler, en yerleşik ampirik sürtünme yasalarını kullanarak fizik tabanlı modellerle ile analiz edilmiştir. İlk olarak belirli“durum”yasalarının deprem tetikleme üzerindeki etkileri hem sayısal hem de analitik yöntemlerle analiz edilmiştir. Sonuçlar, mekanik durum değişikliklerinin büyük ölçüde iyileşme ve zayıflama terimlerine bağlı olduğunu ve belirli koşullar altında dinamik tetikleyici etkilerin ölçülebileceğini ortaya koymaktadır. {İ}zmit (Mw7.6, 17.08.1999) - D\"{u}zce (Mw7.2, 12.11.1999), Ridgecrest (Mw6.4, 04.06.2019 - Mw7.1) ile ilgili sayısal çalışmalar, 07.06.2019), Sisam kırılması (Mw7.0, 30.10.2020) vaka çalışmaları, doğaya makul bir şekilde eşleşen tetikleme sürelerini simüle edilebildiğini göstermiştir. Marmara'nın kilitli segmentinde orta şiddette Mw:5.8 Depremin tetikleme potansiyeli de bu çalışma kapsamında incelenmiş, sonuçlara göre bu orta büyüklükteki depremin anlık büyük bir depremi tetikleyemediği ancak bu süreyi hızlandırabilmiş olduğunu göstermektedir.Kuzey Anadolu Fay Hattı da dahil olmak üzere doğada gözlemlenen büyük deprem senkronizasyonu ve kümelenmesi, uzun deprem simülasyon çalışmaları ile incelenmiştir. Kavramsal fizik abanlu modeller ile, bu tür etkileşimli büyük fay segmentlerinin simüle edilebildği görülmüştür. Sonuçlar, fayların ne zaman ve nasıl daha öngörülebilir davrandığını göstermektedir. ÖZellikle, bir yırtılmaya karşı bariyer göre gören fay kesimlerinde görülen yavaş sürünme hareketinin, tetiklemede ve fay gerilimi aktarımında kilit bir rol oynadığı görülmüştür.Ayrıca, daha konvensiyonel modellerin öngördüğü üzere daha yüksek gerilim yükleri, zaman ve mekanda daha iyi senkronize edilmiş öngörülebilir deprem zamanlarını göstermemekte, tam tersi, daha fazla karmaşıklığa yol açabilmektedir.er. Bir fay zonunun senkron davranışını belirlemek için, kayma sonrası gevşeme sürecini takip etmek PGV ve yırtılma hızları önemli göstergeler oldukları görülmüştür.

Benzer Tezler

  1. Nükleer rezonasta moleküler yapıların incelenmesi (yapısal faz geçiş kuramları üzerine bir inceleme)

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ANDİÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Fizik ve Fizik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTAÇ YALÇINER

  2. Dislokasyon-dislokasyon etkileşimi

    Başlık çevirisi yok

    YILDIRIM AYDOĞDU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİnönü Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MUSTAFA DİKİCİ

  3. NaI (TI) dedektörleri için toplam verim ve tüm enerji pik duyarlığının Monte Carlo metodu ile elde edilmesi

    Başlık çevirisi yok

    N. REMZİYE ERGÜL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Fizik ve Fizik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CİHAN ÖZMUTLU

  4. Enez kili ve asitle etkileşmesinin kristal yapı bakımından x-ışını kırınım yöntemi ile incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    NEZİHE ÇALIŞKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİnönü Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİZAMETTİN ARMAĞAN