Geri Dön

Böbrek hasarı oluşturulan ratlarda resveratrol desteğinin üremik toksinler ve inflamasyon üzerine etkisi

The effect of resveratrol supplementation on uremic toxins and inflammation in rats with kidney damage

  1. Tez No: 791431
  2. Yazar: SÜMEYYE KEMANECİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALEV KESER
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Adenin, Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği, Böbrek yetmezliği-kronik, Hayvan deneyleri, Resveratrol, Sıçanlar, Toksinler, İndoksil sülfat, İnflamasyon, Adenine, Kidney diseases, Kidney failure, Kidney failure-chronic, Animal experimentation, Resveratrol, Rats, Toxins, Indoxyl sulfate, Inflammation
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kronik böbrek hastalığı, prevalansı hızla artan ve yüksek maliyeti olan küresel bir sağlık sorunudur. Böbrek fonksiyonunun bozulması sonucunda üremik toksinlerin vücuttan idrarla uzaklaştırılamaması, oksidatif stresin ve inflamatuvar belirteçlerin artmasına neden olarak böbrek dokusuna hasar vermektedir. Resveratrol desteğinin kullanılmasının, inflamatuvar mediyatörlerin düzeyini düşürerek böbrek sağlığının korunmasına katkı sağladığı belirtilmektedir. Bu nedenle bu araştırmada deneysel olarak adenin ile böbrek hasarı oluşturulan ratlarda resveratrol desteğinin böbrek fonksiyonu, inflamasyon ve histopatolojik bulgular üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, vücut ağırlığı 200- 250 g arasında değişen, sekiz haftalık olan ve rastgele seçilen 10 adet rattan oluşan üç farklı grup bulunmaktadır. Birinci grup negatif kontrol grubu, ikinci grup böbrek hasarı oluşturulan üremik kontrol grubu ve üçüncü grup üremi oluşturulup resveratrol desteği uygulanan gruptur. Böbrek hasarı oral gavaj yöntemi ile dört hafta süresince 200 mg/kg adenin uygulaması ile oluşturulmuştur. Resveratrol desteği ise böbrek hasarı oluşturulduktan sonraki sekiz hafta süresince oral gavaj yöntemi ile 20 mg/kg düzeyinde yapılmıştır. Ratlardan adenin uygulaması bittiğinde ve çalışmanın sonunda kan ve idrar örnekleri, çalışmanın sonunda böbrek dokusu örneği alınmıştır. Vücut ağırlığı, yem tüketimi ve idrar miktarı gibi genel parametrelerle birlikte böbrek fonksiyonu göstergesi olarak serum üre, kreatinin, İS, p-kresol ve GFH düzeyleri; inflamasyon göstergesi olarak serumda CRP düzeyi, böbrek dokusunda IL-6 ve TNF-α gen ekspresyon düzeyleri; histopatolojik bulgular olarak hyalin kast, fibrosis, ürik asit kristalleri varlığı, epiteliyal vakuolizasyon, epiteliyal nekroz ve inflamatuvar hücre varlığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak böbrek yetmezliğinde bağ doku oluşumu gözlendikten sonra uygulanan resveratrol desteğinin vücut ağırlığı, yem tüketimi, idrar miktarı, böbrek fonksiyon parametreleri, inflamatuvar parametreler ve histopatolojik değişiklikler üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde iyileştirici etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Bu bağlamda resveratrol desteğinin farklı KBH evrelerinde, böbrek hasarı oluşmadan veya hasar oluşma sürecinde uygulanmasıyla etkin uygulama zamanının ve farklı düzeylerde uygulanmasıyla optimal düzeyinin belirlenebileceği çalışmaların planlanması gerekmekte olup bu sonuçlar doğrultusunda resveratrolün KBH üzerindeki etkisinin netleşeceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Chronic kidney disease is a global health problem with a rapidly increasing prevalence and high cost. As a result of the deterioration of kidney function, the inability to remove uremic toxins from the body with urine causes an increase in oxidative stress and inflammatory markers and damages the kidney tissue. It is stated that the use of resveratrol supplement contributes to the protection of kidney health by reducing the level of inflammatory mediators. Therefore, in this study, it was aimed to evaluate the effect of resveratrol supplementation on kidney function, inflammation and histopathological findings in rats with experimental kidney damage with adenine. In the study, there were three different groups consisting of 10 randomly selected rats with a body weight of 200-250 g, aged eight weeks. The first group was the negative control group, the second group was the uremic control group with kidney damage, and the third group was the group in which uremia was created and resveratrol support was applied. Kidney damage was induced by oral gavage method with 200 mg/kg adenine administration for four weeks. Resveratrol support was given at the level of 20 mg/kg by oral gavage method for eight weeks after the kidney damage was established. Blood and urine samples were taken from the rats at the end of the adenine administration and at the end of the study, and kidney tissue samples were taken at the end of the study. Along with general parameters such as body weight, feed intake and urine amount; serum urea, creatinine, IC, p-cresol and GFR levels as indicators of kidney function; CRP level in serum, IL-6 and TNF-α gene expression levels in kidney tissue as an indicator of inflammation; hyaline caste, fibrosis, presence of uric acid crystals, epithelial vacuolization, epithelial necrosis and presence of inflammatory cells were evaluated as histopathological findings. As a result, it was determined that resveratrol supplement applied after the formation of connective tissue in renal failure did not have a statistically significant curative effect on body weight, feed intake, urine amount, kidney function parameters, inflammatory parameters and histopathological changes (p>0,05). In this context, it is necessary to plan studies that can determine the optimal level of resveratrol support by applying it at different CKD stages, before kidney damage occurs or during the damage process, and by applying it at different levels, and it is thought that the effect of resveratrol on CKD will become clear in line with these results.

Benzer Tezler

  1. Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Kan basıncı değişiminin böbrek dokusunda gösterdiği histolojik farklılaşmalar

    Renal tissue alternations caused by a change in the blood pressure

    BİLGE ONARLIOĞLU(TÖREL)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri

    Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs

    NAZAN GÖBÜŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ankara Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Hacettepe Hastanesi'nden Devlet İstatistik Enstitüsü'ne gönderilen ölüm raporlarında yazılı ölüm nedenlerinin gerçekliği

    Başlık çevirisi yok

    BERRİN AKBULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hacettepe Üniversitesi

    Biyoistatistik Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...