Geri Dön

Yeni Türkiye sinemasında kent ve taşra ikileminde gündelik hayatın fragmanları: Nuri Bilge Ceylan sinemasında anomik temsiller

Fragments of everyday life in the urban and rural dilemma in the new Turkish cinema: Anomic representations in the cinema of Nuri Bilge Ceylan

  1. Tez No: 793888
  2. Yazar: PERİHAN MURAT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CEM TUTAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, İletişim Bilimleri, Sociology, Communication Sciences
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Medya ve Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 158

Özet

Marksist bakış açısından gündelik hayat pratikleri bir praksis alanı olarak üretim araçları ve ilişkilerinin ürünüdür. Gündelik hayatın yapısal bileşenlerinden biri olan mekânsal pratikler de bu ilişkilerden etkilenerek tarihsel süreç içerisinde şekil almıştır. Modern kentlerde toplumsal yaşam geleneksel toplum yapısından farklı bir şekilde rasyonel saiklerle planlanırken toplumun normatif çerçevesinde değişimler gözlemlenmektedir. Özellikle sanayi sonrası toplumu niteleyen postmodern döneme geçiş sürecinde kentsel mekânların morfolojik olarak yapısı değişmekte, döneme özgü eklektik ve süreksiz insani deneyimler bu mekânlarda görünürlük kazanmaktadır. Günümüzde metropol yaşamı modern kent ve taşra arasındaki ilişkilerin topoğrafik ve sosyo-kültürel düzeyde yeniden tanımlandığı yeni yaşam alanlarıdır. Metropollerde bir yandan üretim ilişkilerindeki iş bölümü ve uzmanlaşmaya dayalı yabancılaşma duyumu öne çıkarken diğer yandan toplumsal yaşamda bir kuralsızlık halini niteleyen anomi duyumu gündelik hayatın parçası haline gelmiştir. Türkiye özelinde bakıldığında 1980'li yıllarda hız kazanan neoliberal politikaların kentsel mekânlar üzerindeki dönüştürücü etkisinin İstanbul'da derin bir şekilde hissedildiği söylenebilir. 1990'larla birlikte gündelik hayattaki kapitalistleşmenin açık bir şekilde gözlemlendiği İstanbul'da iç göç olgusuyla birlikte kentsel mekânda gelire dayalı sınıfsal farklılaşmalar öne çıkarken, planlanan modern kent dokusu yitirilmeye başlanmıştır. Gündelik hayatın ve onun yapısal bileşenlerinden biri olan mekânsal pratiklerdeki bu dönüşüm süreci kentsel mekânda anomik durumların artmasını sağlamıştır. Sinema ve toplum arasındaki ilişkiler göz önüne alındığında 90'lı yılların başından itibaren Yeni Türkiye Sineması'nın anlatı kalıplarından biri olan bu sosyal gerçeklik farklı yönetmenlerce ele alınmıştır. Nuri Bilge Ceylan'ın sinematografisinde mekânsal pratiklerin ayırt edici yönü öne çıkarken özellikle metropolitan bir alan olarak İstanbul ve taşra arasındaki ilişkiler diyalektik bir ilişki sürecinde kimi zaman filmlerin olay örgüsünde kimi zaman ise hikâyenin artalanını besleyen bir öğe olarak kullanılmıştır. Bu filmlerde aynı zamanda söz konusu mekânların gündelik hayat pratikleri içerisindeki anomik durumlar toplumsal yaşam içerisindeki bireyin tinsel boyutu bağlamında felsefi düzeyde tartışılmaktadır. Bu çalışmada Nuri Bilge Ceylan sinemasında kent ve taşra dikotomisi temelinde amaçlı örneklem tekniği ile seçilen filmler alana ilişkin kuramsal literatür üzerinden ele alınarak Nitel İçerik Analizi yöntemiyle eleştirel perspektiften değerlendirilmektedir.

Özet (Çeviri)

From the Marxist point of view, everyday life practices, as a field of praxis, are the product of the means of production and their relations. Spatial practices, which are one of the structural components of daily life have also been affected by these relationd and have taken shape in the historical process. While social life in the modern cities is planned with rational motives, which is different from the traditional social structure, some changes are observed in the normative framework of the society. Especially during the transition to the postmodern period, which describes the post-industrial society, the morphological structure of urban spaces changes, and eclectic and discontinuous human experiences that are specific to this period gain visibility in these spaces. Today, metropolitan life is new living spaces where the relations between the modern city and the countryside are redefined at the topographic and socio-cultural level. While the division of labor in production relations and the sense of alienation based on specialization come to the fore in metropolises, the sense of anomie which characterizes a state of anomaly in social life has become a part of daily life. When considering Turkey in particular, it can be said that the transformative effect of neoliberal policies that accelerating in the 1980s on urban spaces is deeply felt in İstanbul. With the phenomenon of internal migration in İstanbul, where the capitalistization in daily life was clearly observed in the 1990s, class differentiations based on income in the urban space came to the fore, while the planned modern urban texture began to be lost. This transformation process in spatial practices, which is a part of daily life and its structural components, has led to an increase in anomic situations in urban space. Considering the relations between cinema and society, the social reality which has been one of the narrative patterns of New Turkish Cinema since the beginning of the 90s, has been handled by different directors. While the distinctive aspect of spatial practices stands out in Nuri Bilge Ceylan's cinematography, the relations between İstanbul and the countryside, especially as a metropolitan area, are used in a dialectical relationship process, sometimes in the plot of the films and sometimes as an element that adds to the background of the story. In these films, at the same time, the anomic situations of the aforementioned places in daily life practices are discussed at a philosophical level in the context of the spiritual dimension of an individual in social life. In this study, the films in Nuri Bilge Ceylan's cinema that are selected with purposive sampling technique on the basis of urban and rural dichotomy are evaluated by analyzing the theoretical literature related to the field from a critical perspective with the method of Qualitative Content Analysis.

Benzer Tezler

  1. Yeni Türkiye belgesel sinemasında kent ve kentsel mücadelelerin temsili

    Representation of city and urban struggles in new Turkey documentary cinema

    KADER ÇETİNTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyo-TelevizyonMersin Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. HAKAN ERKILIÇ

  2. Yeniden önce eskiden sonra perdedeki İstanbul

    Before 'new' after 'old' iIstanbul on screen

    ECE TABAKOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZHAN ERTEKİN

  3. Türkiye sinemasında mekansal yönelim olarak Ankara imgesi

    Ankara image as a space orientation in Turkish cinema

    SÜLEYMAN GÜRKAN ANIL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    İletişim BilimleriMarmara Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERPİL KIREL

  4. Yeşim Ustaoğlu sinemasında kadının mekânda temsili

    Representation of women in urban space in Yesim Ustaoglu cinema

    SERDAR BAŞÇETİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Sahne ve Görüntü SanatlarıAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLAY YILMAZ DİKO

  5. Popüler kültürden yeni ideolojik kurgulara: 2000 sonrası Türk sinemasında kentli bireyler

    From popular culture to new ideological editings: The citizens in post-2000 Turkish cinema

    GARİP HANAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Sahne ve Görüntü SanatlarıMersin Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. SENEM AYŞE DURUEL ERKILIÇ