Acil serviste rutin çalışılan biyokimyasal belirteçlerin bir veya birden fazla damar ile ilişkili akut miyokard enfarktüsü vakalarında karşılaştırılması
Comparison of routinely used biochemical markers in the emergency department in cases of acute myocardial infarction associated with one or more vessels
- Tez No: 815915
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BAHADIR TAŞLIDERE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Acil servis-hastane, Acil tıp, Akut koroner sendrom, Ateroskleroz, Kolesterol-HDL, Kolesterol-LDL, Miyokard enfarktüsü, Nötrofil/lenfosit oranı, İnflamasyon, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Acute coronary syndrome, Atherosclerosis, Cholesterol-HDL, Cholesterol-LDL, Myocardial infarction, Neutrophil/lymphocyte ratio, Inflammation
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Akut miyokard enfarktüsü (AMI) dünyada önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Göğüs ağrısı şikayeti ile acil servise başvuran hastaların hızlı tanı almaları ve tedaviye başlanması önem arz etmektedir. Acil miyokard infarktüsü ile etkilenen damar sayısı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek, hastalığın yaygınlığını ve tedavi stratejilerini anlamak için önemlidir. Çalışmalar, tek damar koroner arter hastalığına sahip hastaların, özellikle anterior olmayan miyokard enfarktüsü olanların, daha yüksek bir prevalansa ve daha düşük troponin değerlerine sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, akut miyokard infarktüsü vakalarında biyokimyasal belirteçlerin performansını karşılaştırmak, klinik sonuçları değerlendirmek için büyük bir değere sahiptir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Bezmialem Vakıf Üniversitesi acil servisine Ocak 2022 – Aralık 2022 tarihleri arasında başvurup akut miyokard enfarktüsü tanısı alan daha sonra aynı merkezde koroner anjiyografi uygulanıp bir veya birden fazla damarda %50 üzerinde darlık saptanan 18 yaş üzeri hastalar dahil edildi. Retrospektif olarak taranan veriler ile 171 hastanın verileri acil servisteki süreçte doldurulan formlardan elde edilen demografik verileri ve elektronik bilgi yönetim sisteminden elde edilen tetkik sonuçları kayıt altına alındı. Hastalar bir veya birden çok damar ile ilişkili akut miyokard infarktüsü olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Elde edilen veriler bu 2 grup arasında karşılaştırıldı. Bütün verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences, Chicago, IL, USA) programının 21.0 versiyonu kullanıldı ve istatistiksel anlamlılık sınırı p < 0.05 olarak belirlendi. Bulgular: Acil servise başvurduktan sonra AMI tanısı alıp hastanemizde koroner anjiografi uygulanan ve bir veya birden fazla koroner damarda %50 üzeri darlık saptanan 171 hasta çalışmaya uygun kabul edildi. Hastaların yaş ortalamalası 60,4±12 olarak hesaplandı. Hastaların 125'i (%73,1) erkek, 46'sı (%26,9) kadındı. Hastaların 50(%29,2)'sinin hiçbir kronik hastalık tanısı olmadığı, 11(%6,4)'ünün DM, 37(%21,6)'sinin HT ve 67(%39,2)'sinin birden çok kronik hastalık tanısı olduğu saptandı. İncelenen koroner anjiografi sonuçlarına göre katılımcıların 31 (%18,1)'inde RCA, 40 (%23,4)'ında LAD, 22 (%12,9)'sinde CX, 2 (%1,2)'sinde LMCA, 16 (%9,4)'sında RCA ve LAD, 12(%7)'sinde RCA ve CX, 1(%0,6)'inde RCA ve LMCA, 16(%9,4)'sında LAD ve CX, 30(%17,5)'unda RCA, LAD ve CX ve 1(%0,6)'inde RCA, LAD, CX ve LMCA damarlarının tıkalı olduğu saptanmıştır. Katılımcılardan tek damarı tıkalı olanların sayısının 95 (%55,6), birden çok damarı tıkalı olanların sayısının ise 76 (%44,4) olduğu hesaplanmıştır. Katılımcılar tıkalı damar sayısına göre değerlendirildiğinde LDL/HDL değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir (p=0,025). Katılımcılar tıkalı damar sayısına göre değerlendirildiğinde yaş, cinsiyet, kronik hastalık, sigara, tanı, hemoglobin, nötrofil/lenfosit, AST, troponin, CK-MB, trigliserid, kreatinin, HDL ve LDL değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç: Acil serviste rutin çalışılan biyokimyasal belirteçlerin bir veya birden fazla damar ile ilişkili miyokard enfarktüsü hastalarında ilişkilerini incelediğimiz çalışmamızda LDL/HDL oran yüksekliği birden fazla damar ile ilişkili AMI ile ilişkili olduğu sonucuna vardık. İncelenen diğer biyokimyasal belirteçler katılımcı grupları arasında karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı başka bir sonuca ulaşılmamıştır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Acute myocardial infarction (AMI), one of the leading causes of death worldwide, is of paramount importance. It is crucial for patients presenting with chest pain to receive a prompt diagnosis and initiate treatment. Assessing the relationship between acute myocardial infarction (AMI) and the number of affected vessels is important for understanding the prevalence of the disease and developing treatment strategies. Studies have shown that patients with single-vessel coronary artery disease, especially those with non-infarct myocardial infarction, have a higher prevalence and lower troponin values. Therefore, comparing the performance of biochemical markers in cases of acute myocardial infarction (AMI) with one or more affected vessels is of great value for evaluating clinical outcomes. Materials and Methods: The study included patients aged 18 and over who presented to the emergency department of Bezmialem Vakif University between January 2022 and December 2022, received a diagnosis of acute myocardial infarction (AMI), and then underwent coronary angiography at the same center, where stenosis of 50% or more was detected in one or more coronary arteries. Data obtained from retrospective analysis and electronic information management system were recorded for 171 patients. Patients were divided into two groups, one with acute myocardial infarction (AMI) associated with one or more vessels, and the data obtained from these two groups were compared. SPSS (Statistical Package for the Social Sciences, Chicago, IL, USA) version 21.0 was used for the statistical analysis of all data, and the statistical significance level was set at p <0.05. Results: A total of 171 patients who were diagnosed with AMI after presenting to the emergency department and undergoing coronary angiography in our hospital, where stenosis of 50% or more was detected in one or more coronary arteries, were included in the study. The mean age of the patients was calculated as 60.4±12. Of the patients, 125 (73.1%) were male and 46 (26.9%) were female. It was found that 50 (29.2%) of the patients had no diagnosis of any chronic disease, 11 (6.4%) had DM, 37 (21.6%) had HT, and 67 (39.2%) had more than one chronic disease diagnosis. According to the examined coronary angiography results, it was determined that 31 (18.1%) of the participants had RCA, 40 (23.4%) had LAD, 22 (12.9%) had CX, 2 (1.2%) had LMCA, 16 (9.4%) had RCA and LAD, 12 (7%) had RCA and CX, 1 (0.6%) had RCA and LMCA, 16 (9.4%) had LAD and CX, 30 (17.5%) had RCA, LAD, and CX, and 1 (0.6%) had RCA, LAD, CX, and LMCA occluded. It was calculated that 95 (55.6%) of the participants had occlusion of a single vessel, and 76 (44.4%) had occlusion of more than one vessel. When the participants were evaluated according to the number of occluded vessels, it was determined that there was a statistically significant difference in LDL/HDL values (p=0.025). When the participants were evaluated according to the number of occluded vessels, it was determined that there was no statistically significant difference in age, gender, chronic disease, smoking, diagnosis, hemoglobin, neutrophil/lymphocyte, AST, troponin, CK-MB, triglyceride, creatinine, HDL, and LDL values. Conclusion: In our study, where we examined the relationship between acute myocardial infarction (AMI) and biochemical markers routinely used in the emergency department, we concluded that high LDL/HDL ratio was associated with AMI involving more than one vessel. No other statistically significant result was reached when the examined biochemical markers were compared between the participant groups.
Benzer Tezler
- Acil serviste pnömoni tanısı alan huzurevinde yaşayan hastalarda dinamik tiyol/disülfid dengesi, iskemi modifiye albumin ve ferroksidaz düzeyinin prognostik değeri
Prognostic value of dynamic thiol/dissulfid balance, ischemia modified albumin and ferroxidase kevels at emergency service patients living in A nursing home with diagnosis of pneumonia
HALİL İLKER YENCİLEK
- Acil serviste kardiyopulmoner resüsitasyon uygulanan erişkin hastalarda serum SCUBE 1 düzeyinin spontan dolaşımın geri dönüşü ile ilişkisi
The relationship between serum SCUBE 1 levels and return of spontaneous circulation in adult patients who underwent cardiopulmonary resuscitation in the emergency department
CAHİT YILMAZ
- Serum neutrophil gelatinase-associated lipocalin düzeylerinin pulmoner tromboembolide tanısal değeri
Diagnostic value of plasma neutrophil gelatinase-associated lipocalin levels in pulmonary thromboembolism
ERCÜMENT SARITABAK
- Acil serviste toplum kökenli pnömoni tanısı konulan hastaların pnömoni ciddiyet skorları ile MCP-1 düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between pneumonia severity scores and MCP-1 levels in patients diagnosed with community-acquired pneumonia in the emergency department
ABDÜLKADİR GÜMÜŞ
- Gestasyonel hipertansiyon ve preeklamptik gebelerde tenascin-C ve oksidatif stres parametrelerinin hipertansiyon üzerine etkileri
Tenascin-C and oxidative stress parameters effect of hypertension in pregnant women with gestational hypertension and preeclampsia
ÇAĞDAŞ EMRE AYAS