Geri Dön

Ağır astım hastalarında biyolojik ajan tedavisinin anksiyete ve depresyon skorları üzerine etkisi

Effect of biological agent therapy on anxiety and depression scores in severe asthma patients

  1. Tez No: 818695
  2. Yazar: ESRA ÇÖL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞULE TAŞ GÜLEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Ağır Astım, Anksiyete, Biyolojik Ajan Tedavisi, Depresyon, Astım, Biyolojik tedavi, Omalizumab, Ölçekler, Anxiety, Biologic Therapies, Depression, Severe Asthma, Asthma, Biological therapy, Omalizumab, Scales
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Astım ataklar şeklinde gelen nefes darlığı, öksürük, hışıltılı solunum ve göğüste sıkışma hissi gibi semptomlarla ortaya çıkan, havayolu inflamasyonu ile karakterize heterojen kronik bir hastalıktır. Uygun olan en yüksek dozda ilaç uygulanmasına, hastanın uyumunun tam ve inhaler tekniğinin doğru olmasına, komorbid durumların tedavi edilmesine ve çevresel, mesleki temasın ortadan kalkmasına rağmen kontrol altına alınamayan veya bu koşullar altında ilaç dozu düşürüldüğünde kontrolu bozulan astım grubuna ağır astım denir. Astımın en iyi bilinen endotipi hava yolu ve periferik kan eozinofilisine eşlik eden Th2 sitokinlerin varlığı ile karakterize Tip 2 astımdır. Bu hasta grubunda omalizumab (anti IgE) ve mepolizumab (anti IL5) gibi biyolojik ajan tedavisi uygulanabilmektedir. Astım en sık görülen kronik hastalıklardan biri olup, hastaların yaşam kalitesini etkileyen, tedaviye uyumlarını bozan psikiyatrik semptomlara neden olabilir. Depresyon ve anksiyete başta olmak üzere psikiyatrik bozukluk görülme sıklığı zor astımlı hastalarda %25-49 olarak bildirilmiştir. Astımlı hastalarda psikiyatrik bozukluklar geliştiği ile ilgili çok sayıda çalışma varken, özellikle ağır astım tedavisi alan olgularda tedavinin psikiyatrik bozukluklara etkisini gösteren çalışma çok kısıtlıdır. Çalışmamızın ana amacı ağır astım tanılı biyolojik ajan kullanan hastalarla biyolojik ajan kullanmayan ağır astım tanılı hastaların anksiyete bozukluğu ve depresyon durumunun anksiyete ve depresyon skorları kullanılarak kıyaslanmasıdır. Çalışmamızın ikincil amacı; Biyolojik ajan olarak omalizumab ve mepolizumab alan olgular arasında da anksiyete bozukluğu ve depresyon durumunu kıyaslamaktır. Bu çalışmaya, 01.01.2020 ve 19.01.2023 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Göğüs Hastalıkları kliniğine yatan veya polikliniğe başvuran ağır astım hastaları alınmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Veri toplama aracı olarak, ilgili literatür doğrultusunda geliştirilen araştırmacı tarafından hazırlanan 29 soruluk anket formu, 21 soruluk Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) ve 14 soruluk Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS 21.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. ix Çalışmaya 46 kadın, 23 erkek olmak üzere toplamda 69 ağır astım olgusu dahil edilmiştir. Olguların yaş ortalaması 53,4±13,5 yıl bulunmuştur. Olguların %8,7'sinin (n=6) aktif, %11,6'sının (n=8) pasif sigara tükettiği, %63,8'inin (n=44) sigara tüketmediği, %15,9'unun (n=11) exsmoker olduğu, sigara tüketenlerin ise ortalama 5,1±9,2 paket/yıl tükettiği, %2,9'unun (n=2) VKİ'nin <18.5 kg/m2, %17 4'ünün (n=12) 18.5-24.9 kg/m2, %36,2'sinin (n=25) 25-29,9 kg/m2, %43,5'inin (n=30) ≥30 kg/m2 olduğu tespit edilmiştir. Olguların %63,8'inde (n=44) kronik hastalığın var olduğu görülmüştür. Olguların tedavi öncesi ve tedavi sonrası SFT parametreleri karşılaştırıldığında FEV1/FVC, FEV1, FVC değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Atak sayısı, eozinofil mutlak değeri, eozinofil yüzde değeri, total IgE, spesifik IgE pozitifliği, deri prick testi pozitifliği Grup 1 (biyolojik ajan alan) ve Grup 2 (biyolojik ajan almayan) olgular arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı bulunmuştur. Grup 1 ve Grup 2 olgular arasında BAÖ, HAD A ve HAD D puanları karşılaştırıldığında tüm puanların Grup 1'de istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük olduğu görülmüştür. Omalizumab ve Mepolizumab alan olgular arasında BAÖ, HAD A ve HAD D puanları karşılaştırıldığında HAD D puanı Omalizumab alanlarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Astım ve zor astım epidemiyoloji çalışmalarına bakıldığında; ciddi astımın daha ileri yaşta kadın baskın cinsiyet olarak karşımıza çıktığı, obezitenin yaygın görüldüğü, hastaların çoğunluğunun hiç sigara içmediği literatür bilgisiyle çalışmamız verileri uyuşmaktadır. Çalışmamızda; eozinofil mutlak değer ortanca değeri 600,0 (70,0-3730,0), eozinofil yüzde ortanca değeri 6,7 (,8-30,0), total IgE ortanca değeri 161,0 (3,3-2205,0) olarak bulunmuş ve biyolojik ajan alan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda olguların tedavi öncesi ve tedavi sonrası SFT parametreleri karşılaştırılmış, tedavi öncesi ve tedavi sonrası arasında SFT parametreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark saptanmıştır. Bu sonuçlar bize çalışmamız sonuçlarının literatürdeki diğer çalışma sonuçları ile büyük ölçüde uyumlu olduğunu göstermektedir. Çalışmamız sonuçları değerlendirildiğinde biyolojik ajan alan ve almayan olgular arasında BAÖ, HAD A ve HAD D puanları karşılaştırılmış, biyolojik ajan alan olgularda BAÖ, HAD A ve HAD D puanları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Çalışmamız sonuçlarının literatürdeki diğer çalışma sonuçları ile büyük ölçüde uyumlu x olduğu görülmektedir. Tüm bu çalışma sonuçları bize biyolojik ajan tedavisinin depresyon ve anksiyete bozukluğu gelişimi açısından risk altında olan astım hastalarında yarar sağladığını, yaşam kalitesini arttırdığını ve ruh sağlığı bozukluğu belirtilerini önemli ölçüde azalttığını göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Asthma is a heterogeneous chronic disease characterized by airway inflammation and presenting with symptoms such as shortness of breath, cough, wheezing and chest tightness in the form of attacks. Severe asthma is defined as the asthma group that cannot be controlled despite the administration of the highest appropriate dose of medication, full compliance of the patient, correct inhaler technique, treatment of comorbid conditions, and elimination of environmental and occupational contact, or whose control is impaired when the dose of medication is reduced under these conditions. The best-known endotype of asthma is Type 2 asthma, which is characterized by the presence of Th2 cytokines associated with airway and peripheral blood eosinophilia. Biological agents such as omalizumab (anti IgE) and mepolizumab (anti IL5) can be applied in this patient group. Asthma is one of the most common chronic diseases and can cause psychiatric symptoms that affect the quality of life of patients and impair their compliance with treatment. The incidence of psychiatric disorders, especially depression and anxiety, has been reported to be 25-49% in patients with difficult asthma. While there are many studies on the development of psychiatric disorders in asthmatic patients, the study showing the effect of treatment on psychiatric disorders, especially in patients receiving severe asthma treatment, is very limited. The main purpose of our study is to compare the anxiety disorder and depression status of patients with severe asthma and those with severe asthma who do not use biologic agents, using anxiety and depression scores. The secondary aim of our study; The aim of this study is to compare the anxiety disorder and depression status among the subjects using omalizumab and mepolizumab among the subjects using biologic agents. Severe asthma patients who were admitted to Adnan Menderes University Chest Diseases clinic or applied to the outpatient clinic between 01.01.2020 and 19.01.2023 were included in this study. It is a cross-sectional and descriptive study. As data collection tools, a questionnaire with 22 questions prepared by the researcher, developed in line with the relevant literature, Beck Anxiety Inventory (BAI) with 21 questions, and Hospital Anxiety and Depression Scale with 14 questions were used. Research data were evaluated using xii SPSS 21.0 statistical program. A total of 69 severe asthma cases, 46 women and 23 men, were included in the study. The mean age of the cases was 53.4±13.5 years. 8.7% (n=6) of the cases were active, 11.6% (n=8) of them were passive cigarettes, 63.8% (n=44) were non-smoker, 15.9% ( n=11) were exsmokers, smokers consumed an average of 5.1±9.2 packs/year, 2.9% (n=2) had BMI <18.5 kg/m2, 17% (n=2) =12) It was determined that 18.5-24.9 kg/m2, 36.2% (n=25) 25-29.9 kg/m2, 43.5% (n=30) ≥30 kg/m2. It was observed that 63.8% (n=44) of the cases had chronic disease. When the PFT parameters of the cases before and after the treatment were compared, it was observed that the FEV1/FVC, FEV1, FVC values increased statistically. The number of attacks, eosinophil absolute value, eosinophil percentage value, total IgE, specific IgE positivity, skin prick test positivity were statistically significantly different between Group 1 (receiving biological agents) and Group 2 (non-biological agents) cases. When BAI, HAD A and HAD D scores were compared between Group 1 and Group 2 cases, it was seen that all scores were statistically significantly lower in Group 1. When BAI, HAD A and HAD D scores were compared between the subjects receiving Omalizumab and Mepolizumab, the HAD D score was found to be statistically significantly lower in those receiving Omalizumab. Looking at asthma and difficult asthma epidemiology studies; The data of our study are consistent with the literature information that severe asthma is seen as the female predominant gender at older ages, obesity is common, and the majority of the patients have never smoked. In our study; eosinophil absolute value median value 600.0(70.0-3730.0), eosinophil percent median value 6.7(.8-30.0), median total IgE 161.0(3.3-2205.0) and it was found to be statistically significantly higher in patients receiving biologic agents. In our study, the PFT parameters of the cases before and after the treatment were compared, and a statistically significant difference was found between the PFT parameters before and after the treatment. These results show us that the results of our study are largely consistent with the results of other studies in the literature. When the results of our study were evaluated, the BAI, HAD A and HAD D scores were compared between the subjects who received and did not receive biological agents, and the BAI, HAD A and HAD D scores were found to be statistically significantly lower in the subjects who received biological agents. It is seen that the results of our study are xiii largely compatible with the results of other studies in the literature. All these study results show us that biologic agent treatment provides benefits in asthma patients who are at risk for the development of depression and anxiety disorder, improves their quality of life and significantly reduces the symptoms of mental health disorders.

Benzer Tezler

  1. Erişkin ağır astım hastalarında mononükleer hücrelerin proteomik profillerinin belirlenmesi ve tedavi duyarlılığı ile ilişkisi

    Determination of proteomic profiles of mononuclear cells in adult severe asthma patients and their relationship with treatment sensitivity

    BENGÜ ÇÜRÜK GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN SAYGIDEĞER

  2. Nazal polipin eşlik ettiği ağır astım hastalarında Omalizumab ve Mepolizumab'ın nazal polip semptomları üzerine etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of the efficacy of Omalizumab and Mepolizumab on nasal polypsymptoms in patients with asthma and nasal polyposis

    HATİCE NUR ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİDA ÖZTOP UZ

  3. Ankara ilinde dört farklı hastanede astımlı erişkin hastaların tedavisinde standart kombine tedavi ile kombine tedaviye ek omalizumab kullanımının maliyet etkililiğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of cost effectiveness of standard combined therapy and supplemental combined treatment use of omalizumab in asthmatic patients adults in four different hospitals in Ankara

    DENİZ TUGAY YANGI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İşletmeHacettepe Üniversitesi

    Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET TOP

  4. Ağır astıma nazal polipin eşlik etmesi biyolojik tedavi yanıtını etkiler mi? Nazal polip subgrup analizlerline göre omalizumab ve mepolizumab tedavi yanıtlarının karşılaştırılması

    Does concomitant nasal polyp affect the efficacy of biologic therapy in severe asthma? Comparison of omalizumab mepolizumab treatment efficacy according to nasal polyp subgroup analyzes

    FATMA KÜBRA KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA MERVE TEPETAM

  5. Omalizumab veya mepolizumab tedavisi alan ağır astımlı olgularda, eşlik eden bronşektazi varlığının biyolojik ajan tedavi yanıtına etkisi

    The effect of coexisting bronchiectasis on the response to biological agent therapy in patients with severe asthma receiving omalizumab or mepolizumab treatment

    BENGİNUR SÖKMEN GÖKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİDA ÖZTOP UZ