Geri Dön

Fethî'nin Deh-nâme'si (İnceleme-transkripsiyonlu metin-dil içi çeviri)

Fethî's Deh-nâme (Research-text with transcription-translation into present-day Turkish)

  1. Tez No: 819231
  2. Yazar: FATMA NUR TAMAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜZEYİR ASLAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Türk Dili ve Edebiyatı, Turkish Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Deh-nâme, Fethî, Azerbaycan Türkçesi, mektup, aşk, âşık, maşuk, Fahre'd-în Es'ad-i Gurgânî, Vîs ü Râmîn, Fahre'd-în-i İrâkî, Uşşâk-nâme, Nizâmî-yi Gencevî, Husrev u Şîrîn, Azerice, Dehname, Dil özellikleri, Eski Türk edebiyatı, Fethi, Mesnevi, Deh-nâme, Fethî, Azerbaijani Turkish, letter, love, the lover, the beloved, Fahre'd-în Es'ad-i Gurgânî, Vîs ü Râmîn, Fahre'd-în-i İrâkî, Uşşâk-nâme, Nizâmî-yi Gencevî, Husrev u Şîrîn, Azeri language, Dehname, Language features, Old Turkish literature, Fethi, Mathnawi
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Farsça deh ve nâme kelimelerinin birleşiminden oluşan“deh-nâme”kelimesi“on mektup/on risale”anlamlarına gelmektedir. Kelime aynı zamanda edebî bir türe de isim olmuştur. Edebi bir tür olarak deh-nâmeler, Türkçe örneklerini XIV. yüzyıldan itibaren görmeye başladığımız,“on mektup”veya“on risale”den oluşan ve konusu aşk olan mesnevîlerdir. Ortaya çıkışında Fahre'd-în Es'ad-i Gurgânî (ö. 446/1054 [?])'nin Vîs ü Râmîn'inin, Fahre'd-în-i İrâkî (ö. 688/1289)'nin Uşşâk-nâme'sinin ve Nizâmî-yi Gencevî (ö. 606/1209)'nin Husrev u Şîrîn'inin etkili olduğu iddia edilen deh-nâmelerin üç farklı biçimi vardır. Türün birinci biçiminde sadece âşık tarafında maşuğa gönderilen mektuplar yer alır. İkinci biçiminde ise âşık ve maşuğun karşılıklı mektuplaşmaları ile karşılaşırız ve bu biçimde yazılan deh-nâmelerde eser vuslatla sona erer. Deh-nâmelerin üçüncü biçimi ise aşk, âşık ve maşuk konularında yazılmış risalelerden oluşmaktadır. Tezimizin konusu, deh-nâmelerin ikinci biçiminde ve Azerbaycan Türkçesi ile kaleme alınmış olan Fethî'nin Deh-nâme'sidir. XV. yüzyılın ilk yarısında hayatta olduğunu tahmin ettiğimiz Fethî'nin, Deh-nâme'sini de bu yıllarda yazdığı kanaatindeyiz. Fethî'nin Deh-nâme'si Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu, 06 Mil Yz A 8307/1 numarada kayıtlı olan mecmuanın 1b-29b varakları arasında bulunmaktadır. Çalışmada ilk önce Fethî'nin hayatı, deh-nâme türü ve Fethî'nin Deh-nâme'si üzerinde incelemelerde bulunulmuş, daha sonra da eserin transkripsiyonlu metni ve dil içi çevirisi verilmiştir.

Özet (Çeviri)

The word“deh-nâme”means“ten letters/ten treatises (risâle)”, which is a combination of the Persian words; deh and nâme. The word then became the name for a literary genre.“Deh-nâme”s as a literary genre are examples of masnavis that include ten letters/ten treatises which are about love that we have started to see Turkish examples from the XIVth century onwards. There are three types of deh-nâmes, and their emergence is believed to be influenced from Fahre'd-în Es'ad-i Gurgânî (d. 446/1054 [?])'s Vîs ü Râmîn, Fahre'd-în-i İrâkî (d. 688/1289)'s Uşşâk-nâme and Nizâmî-yi Gencevî (d. 606/1209)'s Husrev u Şîrîn. The first type of the genre only covers the letters from the lover to the beloved. In the second kind we observe the letters from both the lover and the beloved, and in this kind the piece is finalized by the union (vuslat). The third kind of deh-nâmes consist of treatises about love, the lover and the beloved. The topic of this thesis, covers the second kind of deh-nâmes and that is written in Azerbaijani Turkish: Fethî's Deh-nâme. We guess that Fethî has lived in the first half of the XVth century, therefore, he must have written his Deh-nâme in these years. Fethî's Deh-nâme can be found in National Library Manuscripts Collection, registered with 06 Mil Yz A 8307/1. It is found between 1b-29b pages of this journal (mecmua). In this study, we first focus on Fethî's life, provide the observations on deh-nâmes and Fethî's Deh-nâme, and then the transcribed texts and the intralingual translation of these pages are given.