Geri Dön

Torakotomi insizyonu ile lobektomi yapılan hastalarda erektor spina plan bloğu (ESPB) ile torakal epidural analjezinin (TEA) postoperatif analjezi etkinliğinin karşılaştırılması

Comparison of postoperative analgesia efficacy of erector spina plane (ESPB) and thoracic epidural analgesia (TEA) in patients undergoing lobectomy with thoracotomy incision

  1. Tez No: 819672
  2. Yazar: MESUT ASLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TÜLİN SATILMIŞ, DR. HİLAL YAVUZEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: torakotomi, rejyonel analjezi, postoperatif ağrı, devamlı torakal epidural, devamlı erektor spina plan bloğu, Analjezikler, Anestezi, Anestezi-epidural, Anestezi-spinal, Erektör spina bloğu, Postoperatif dönem, thoracotomy, regional analgesia, postoperative pain, continuous thoracic epidural, continuous erector spina plane block, Analgesics, Anesthesia, Anesthesia-epidural, Anesthesia-spinal, Erector spinae block, Postoperative period
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ ve AMAÇ: Torakotomi insizyonu ile yapılan cerrahi prosedürler ciddi postoperatif ağrı ile karşımıza çıkmaktadır. Torakotomi sonrası torakal epidural analjezi (TEA) yöntemi altın standart olarak kabul edilmektedir. Fakat TEA'nın ciddi komplikasyonları bulunmaktadır. Ultrasonografinin (USG) klinik kullanımının artmasıyla birlikte yeni rejyonel anestezi teknikleri tanımlanmıştır. Erektor spina plan bloğu (ESPB) tanımlanan bir interfasyal plan bloğudur. ESPB kolaylığı ve komplikasyonlarının az olması nedeniyle göğüs cerrahisi geçiren hastalarla sıklıkla kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalar ESPB'nin etkinliğini göstermekle birlikte blok ve kateter ile devamlı analjezi uygulamalarının TEA ile karşılaştırılması yönünde yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu nedenle çalışmamızda torakotomi insizyonu ile lobektomi yapılan hastalarda rutin olarak uygulanan devamlı erektor spina plan bloğu ile devamlı torakal epidural analjezinin postoperatif ilk 24 saat analjezi etkinliğini karşılaştırmayı amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Bu çalışma prospektif gözlemsel olarak tasarlanarak etik kurul onayı alındıktan sonra Şubat 2022-Aralık 2022 tarihleri arasında yapıldı. ASA (Amerika Anestezi Derneği) skoru I-III, 18-75 yaş arası, torakotomi insizyonu ile lobektomi planlanan vakalar çalışma popülasyonu olarak belirlendi. Anestezistin kendi tercihine göre postoperatif analjezi yönetimi için TEA veya ESPB tekniğini kullanarak katater yerleştirilmesi planlanan hastalar onamları alındıktan sonra çalışmaya dahil edildi. TEA grubu (n:30) ve ESPB grubu (n:30) olacak şekilde toplam 60 hasta değerledirmeye alındı. Birincil sonlanım noktası görsel analog skala (VAS) ve sayısal derecelendirme skalası (NRS) kombinlenerek hastaların ağrı düzeylerinin 0, 2, 4, 8, 16 ve 24. saatlerde belirlenmesidir. İkincil sonlanım noktası olarak ameliyat sonrası hemodinamik değerlerdeki değişiklik, nabız oksimetre değişikliği, ameliyat sonrası bulantı ve kusma (PONV), non-steroidal anti-inflamatuar (NSAİİ) ve opioid ilaç kullanım ihtiyacı varlığıdır. BULGULAR: TEA ve ESPB grupları arasında 0, 2, 4, 8, 16. ve 24. saat VAS/NRS ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0,294 p=0,397 p=0,524 p=0,765 p=0,677 p=0,641). TEA ve ESPB grupları ağrı takiplerinde VAS/NRS düzeyleri arasında 0. saate göre istatistiksel olarak anlamlı değişim bulundu (her ikisi için p<0,001). Alt grup analizi yapıldığında her iki grupta da 16. saat ve 24. saat düzeyleri 0. saate göre istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (tüm karşılaştırmalar p<0,001). Hastaların komorbiditelerine bakıldığında ESPB grubunun koroner arter hastalığı (KAH) oranı TEA grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (p<0,005). Her iki grup arasında PONV insidansı, hemodinamik değer değişimi, NSAİİ ve opioid ilaç kullanım ihtiyacı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. SONUÇ: Torakotomi sonrası uygulanan devamlı erektor spina plan bloğunun devamlı torakal epidural analjezi ile karşılaştırıldığında analjezi etkinliğini benzer bulduk. Antikoagülan veya antiplatelet ilaç kullanımı varlığında erektor spina plan bloğunun torakal epidural analjeziye iyi bir alternatif olabileceği sonucuna vardık.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION and AIM: Surgical procedures with a thoracotomy incision present with severe postoperative pain. Thoracic epidural analgesia (TEA) method after thoracotomy is accepted as the gold standard. However, TEA has serious complications. With the increasing clinical use of ultrasonography (USG), new regional anesthesia techniques have been defined. Erector spina plane block (ESPB) is a defined interfascial plane block. ESPB is frequently used with patients undergoing thoracic surgery because of its ease and low complications. Although the studies show the effectiveness of ESPB, new studies are needed to compare block and catheter and continuous analgesia applications with TEA. Therefore, in this study, we aimed to compare the analgesia effectiveness of continuous erector spina plan block and continuous thoracic epidural analgesia for the first 24 hours postoperatively in patients who underwent lobectomy with thoracotomy incision. MATERIAL and METHOD: This study was conducted between February 2022 and December 2022 after the ethics committee approval was designed as a prospective observational study. Cases with ASA (American Society of Anesthesiology) score I-III, aged 18-75 years, scheduled for lobectomy with thoracotomy incision were determined as the study population. Patients who were planned to insert a catheter using the TEA or ESPB technique for postoperative analgesia management at the discretion of the anesthesiologist were included in the study after their consent was obtained. A total of 60 patients, including TEA group(n:30) and ESPB group(n:30), were evaluated. The primary endpoint was to determine patients' pain levels at 0, 2, 4, 8, 16 and 24th hours by combining visual analog scale (VAS) and numerical rating scale (NRS). The secondary endpoints were changes in postoperative hemodynamic values, changes in pulse oximetry, postoperative nausea and vomiting (PONV), need for non-steroidal anti-inflammatory (NSAID) and opioid medication use. RESULTS: There was no statistically significant difference between the TEA and ESPB groups in the mean values of 0, 2, 4, 8, 16 and 24th hour VAS/NRS (p=0.294 p=0.397 p=0.524 p=0.765 p=0.677 p=0.641). A statistically significant difference was found between VAS/NRS levels in the pain follow-ups of TEA and ESPB groups compared to 0. hour (p<0.001 for both). When the subgroup analysis was performed, the 16th hour and 24th hour levels were statistically significantly lower than the 0th hour in both groups (all comparisons p<0.001). Considering the comorbidities of the patients, the rate of coronary artery disease (CAD) in the ESPB group was statistically significantly higher than in the TEA group (p<0.005). There was no statistically significant difference between the two groups in terms of incidence of PONV, change in hemodynamic value, need for NSAID and opioid drug use. CONCLUSION: We found similar analgesic effectiveness of the continuous erector spinae plane block compared to continuous thoracic epidural analgesia after thoracotomy. In the presence of anticoagulant or antiplatelet drug use, we concluded that the erector spinae plane block could be a viable alternative to thoracic epidural analgesia.

Benzer Tezler

  1. Plevral effüzyonlarda iğne biyopsisinin tanısal değeri

    Başlık çevirisi yok

    HASAN BASRİ MANTI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Göğüs HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Spironolaktonun (K-canrenoate) pulmoner hemodinamik üzerine etkisi

    The Effect of spironolactone (K-Canrenoate) on pulmonary hemodynamics

    BEKİR ÇOKSEVİM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    FizyolojiErciyes Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİĞDEM ÖZESMİ

  3. Göğüs tüpü drenajında kan gazı analizlerinin klinik önemi

    Başlık çevirisi yok

    A.GÜRSEL TEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiErciyes Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı