Adjuvan ovaryan supresyonu uygulanan premenopozal hormon reseptör pozitif erken evre meme kanserli hastalarda sağ kalımıetkileyen faktörler
Survival in premenopausal hormone receptor positive early stage breast cancer patients treated with adjuvant ovarian suppression influencing factors
- Tez No: 820520
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CENGİZ KARAÇİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, İç Hastalıkları, Oncology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Meme karsinomu, Hormon reseptör pozitif, LHRH agonistleri, goserelin, tamoksifen, aromataz inhibitörleri, ovaryan supresyon, Agonistler, Aromataz enzim inhibitörleri, Lüteinleştici hormon, Meme hastalıkları, Meme neoplazmları, Neoplazmlar, Sağkalım, Breast carcinoma, Hormone receptor positive, LHRH agonists, goserelin, tamoxifen, aromatase inhibitors, Agonists, Aromatase enzyme inhibitors, Luteinizing hormone, Breast diseases, Breast neoplasms, Neoplasms, Survival
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Mevcut çalışmanın amacı adjuvan 'ovaryan fonksiyon supresyon' (OFS) kullanım paternini, OFS'nin ne kadar süre ile kullanıldığını, adjuvan OFS'nin 'hastalıksız sağ kalım' (DFS) üzerine olan etkisini ve DFS'yi etkileyen faktörleri belirlemektir. Gereç ve yöntem: Çalışmaya hastanemize 2012-2021 yılı aralığında başvuran, tanıda premenopozal, metastatik olmayan, 18-60 yaş aralığında, östrojen reseptörü (ER) pozitif, HER-2 negatif, adjuvan luteinize edici hormon salgılatıcı hormon agonistlerini (LHRHa) almış 221 hasta dahil edilmiştir. Veriler retrospektif olup demografik veriler, klinikopatolojik özellikler, tedavi süreleri ve çeşitleri incelenmiştir. Sağ kalım süreleri Kaplan Meier metodu ile, gruplar arası tek değişkenli kıyaslama log-rank testiyle yapılmıştır. Daha sonra, istatistiksel olarak anlamlı çıkan parametreler üzerinden, bağımsız prognostik faktörlerin tespiti için cox-regresyon modeli oluşturulmuştur. Bulgular: Tanı anında ortalama yaşı 38±6 olan hastaların %74,6'sı T 2-3 evresinde, %46,2'si nod negatifti. Grade 2 ve grade 3 hasta oranı toplamda %86,9'du. Ki-67 %20 ve üzerinde hasta oranı %63,8'di. (Neo)adjuvan kemoterapi alan hasta oranı %94,1'di. Tüm hastalar hormonoterapi almış olup %92,8'i tamoksifen almıştı. 2 yıl ve altı LHRHa kullanan hasta oranı %24,9'du. T ve N evresi, grade, Ki-67 indeksi istatistiksel olarak DFS'yi etkileyen faktörler olarak bulundu. Lenf nodu evrelemesinin bağımsız prognostik faktör olduğu gösterildi. 2 ve 5 yıl LHRHa alanlar arasında DFS açısından istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Bu çalışmada adjuvan OFS uygulanan ER+, Her2- meme kanserli hastalarda lenf nodu evresinin güçlü bir bağımsız prognostik faktör olduğu gösterildi. Çalışmaya dahil edilen hasta grubunda iki ile beş yıl OFS uygulamasının DFS açısından bir fark oluşturmadığı saptandı.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of the present study was to determine the pattern of adjuvant ovarian function suppression (OFS) use, the duration of OFS use, the effect of adjuvant OFS on disease-free survival (DFS) and the factors affecting DFS. Materials and methods: The study included 221 premenopausal, nonmetastatic, 18-60 years old, estrogen receptor (ER) positive, HER-2 negative, adjuvant luteinizing hormone-releasing hormone agonists (LHRHa) patients who were admitted to our hospital between 2012-2021. Data were retrospective and demographic data, clinicopathologic features, duration and types of treatment were analyzed. Survival times were analyzed by Kaplan-Meier method and univariate comparison between groups was performed by log-rank test. Then, a cox-regression model was constructed to identify independent prognostic factors based on statistically significant parameters. Results: The mean age at diagnosis was 38±6 years, 74.6% of the patients were in T 2-3 stage and 46.2% were node negative. The rate of grade 2 and grade 3 patients was 86.9% in total. The proportion of patients with a Ki-67 of 20% or higher was 63.8%. The proportion of patients receiving (neo)adjuvant chemotherapy was 94.1%. All patients received hormone therapy and 92.8% received tamoxifen. 24.9% of patients used LHRHa for 2 years or less. T and N stage, grade, Ki-67 index were statistically found to be factors affecting DFS. Lymph node staging was shown to be an independent prognostic factor. There was no statistically significant difference in DFS between those who received 2 and 5 years of LHRHa. Conclusion: In this study, lymph node staging was shown to be a strong independent prognostic factor in patients with ER+, Her2- breast cancer who received adjuvant OFS. In the patient group included in the study, it was found that two to five years of OFS did not make a difference in terms of DFS.
Benzer Tezler
- Düşük tenörlü pirolüzit cevherlerinden yeni bir MnSO4-H2O üretim metodu
Başlık çevirisi yok
MAHMUT BAYRAMOĞLU
Doktora
Türkçe
1983
Kimya Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiKimya Mühendisliği Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜNAL SANIGÖK
- Bağlayıcı hamurun yapısının betonun kısa süreli inelastik davranışındaki işlevi
Başlık çevirisi yok
OSMAN N. OKTAR
- Meme kanseri tedavisinde postoperatif radyoterapi ve adjuvan kemoterapinin lokal ve uzak metastazlara etkisi
Başlık çevirisi yok
AHMET KİZİR
- Tavşanlarda marek hastalığı virusu (MHV) antikorunun eldesi ve ELISA yöntemi için katı faza immobilizasyonu
Isolation of the antibody against Marek disease virus (MDV) from rabbits and its immobilization to solid phase for the ELİSA technique
JAFAR GAREAYAGHİ