Geri Dön

Maternal serum D vitamini ile erken dönem gebelik kaybı arasındaki ilişkinin araştırılması

The relationship between maternal serum vitamin D and first trimester miscarriages

  1. Tez No: 842922
  2. Yazar: ALİ MURAT ASKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SALİM ERKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: D Vitamini, İlk Trimester Gebelik Kayıpları, Abort, Abortus, Gebelik, Vitamin D, Vitamin D eksikliği, Vitamin D, First Trimester Pregnancy Losses, Abortion, Miscarriage, Pregnancy, Vitamin D deficiency
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızın amacı maternal serum D vitamini konsantrasyonu ile ilk trimesterda gerçekleşen erken dönem gebelik kayıpları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız prospektif, tanımlayıcı, kesitsel bir araştırma olarak 1 Ocak 2023 ve 31 Temmuz 2023 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nin Erken Gebelik Servisi'nde yatan, ilk trimesterda abort yapan gebeler ve gebe polikliniklerine rutin gebelik takibi için başvuran sağlıklı gebeler ile yapılmıştır. Abort yapan çalışma grubunda 77, sağlıklı kontrol grubunda ise 83 gebe olmak üzere toplam 160 hasta dahil edilmiştir. Çalışma grubuna 6-11 haftalar arasında abort yapan hastalar dahil edilerek, bu hastaların maternal serum 25-OH D vitamini düzeyi, hemoglobin ve hematokrit değerleri, demografik ve klinik bilgileri kaydedilmiştir. Çalışma grubuna alınan her hastaya karşılık, hastanemize gebelik takibi için başvuran, dahil olma kriterlerini karşılayan ve hariç tutma kriterlerine sahip olmayan, aynı gebelik haftasında olan bir gebe rastgele olarak seçilerek kontrol grubuna dahil edilmiştir. Bu hastalara rutin gebelik kanları alınması sırasında maternal serum D vitamini düzeyi de bakılmıştır ve bu hastalar ilk trimester sonuna kadar takip edilerek abort yapıp yapmadığı değerlendirilip abort yapmayanlar kontrol grubuna dahil edilmiştir. Bulgular: Gruplar ile eğitim düzeyi, çalışma durumu, doğum şekli, spontan gebelik, operasyon öyküsü, folik asit kullanımı ve RH-RH uyuşmazlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p>0,05). Gruplara göre yaş (yıl), parite, yaşayan, gebelik haftası, BMI, HB ve HCT değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Abort grubundakilerin gravide değerlerinin, kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir (Z=-2,509; p=0,012). Abort grubundakilerin D vitamini değerlerinin, kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu belirlenmiştir (Z=-5,332; p<0,001). D vitamini değerlerinin, abort durumunu etkileyen önemli bir parametre olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). D vitamini değeri 1 birim arttığında, abort riskinin %13,1 azaldığı tespit edilmiştir (OR=0,869). Abort durumuna göre D vitamini değerine ilişkin ROC eğrisi incelendiğinde; %67,1 sensitivite ve %75,6 spesifite ile optimal D vitamini cut-off değeri ≤10,5 ng/mL olarak belirlenmiştir. Üniversite mezunu olanların D vitamini değerlerinin, ilkokul, ortaokul ve lise mezunu olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir ꭓ2=11,307; p=0,010). Folik asit kullananların D vitamini değerlerinin, folik asit kullanmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (Z=-3,026; p=0,002). Abort grubundakilerin D vitamini ile gravide, parite, yaşayan, abort, abort haftası, gebelik haftası, BMI, HB ve HCT değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (p>0,05). Abort grubundakilerde anne yaşı (yıl) arttıkça, D vitamini değeri artmıştır. Aynı şekilde, yaş (yıl) azaldıkça, D vitamini değeri azalmıştır. (r=0,306; p=0,007). Sonuç: Çalışmamızda abort grubundakilerin D vitamini düzeyinin kontrol grubundakilere göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu izlenmiştir. D vitamini cut-off değerimiz ≤10,5 ng/mL'dir ve bu referans değerlerine göre oldukça düşük bir değerdir. Ülkemiz yeterince güneş ışığı alan bir ülke olmasına rağmen bu konuda bir eksiklik olduğu aşikardır. D vitamininin ilk trimester spontan gebelik kayıplarını önlemede değiştirilebilir bir faktör olduğunu söylemek mümkündür. Hastalar, bilinçli güneşlenme konusunda bilgilendirilerek gerekirse takviye ile desteklenmelidir. D vitamininin gebelik komplikasyonlarıyla ilişkisinin daha çok ortaya konması için geniş kapsamlı, çok merkezli, prospektif, randomize kontrollü çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of our study is to investigate the relationship between maternal serum vitamin D concentration and early pregnancy losses in the first trimester. Materials and Methods: Our study was conducted as a prospective, descriptive, cross-sectional study at Ankara Etlik City Hospital Gynecology and Obstetrics Clinic between January 1, 2023 and July 31, 2023, with pregnant women who had an abortion in the first trimester and healthy pregnant women who applied to the pregnancy polyclinics for routine pregnancy follow-up. A total of 160 patients were included, 77 pregnant women in the study group who had abortions and 83 pregnant women in the healthy control group. Patients who had an abortion between 6-11 weeks were included in the study group, and their maternal serum 25-OH vitamin D level, hemoglobin and hematocrit values, demographic and clinical information were recorded. For each patient included in the study group, a pregnant woman at the same gestational week who applied to our hospital for pregnancy follow-up, met the inclusion criteria and did not meet the exclusion criteria, was randomly selected and included in the control group. Maternal serum vitamin D levels were also checked in these patients during routine pregnancy blood collection, and these patients were followed until the end of the first trimester to evaluate whether they had an abortion or not, and those who did not have an abortion were included in the control group. Results: There is no statistically significant relationship between the groups and education level, employment status, mode of delivery, spontaneous pregnancy, operation history, folic acid use and RH-RH incompatibility (p>0.05). There is no statistically significant difference between the groups in terms of age (years), parity, living, gestational week, BMI, HB and HCT values (p>0.05). It was determined that the gravidity values of those in the abortion group were significantly lower than those in the control group (Z = -2.509; p = 0.012). It was determined that the vitamin D values of those in the abortion group were significantly lower than those in the control group (Z=-5.332; p<0.001). Vitamin D values were determined to be an important parameter affecting abortion (p<0.05). It was determined that when the vitamin D value increased by 1 unit, the risk of abortion decreased by 13.1% (OR=0.869). When the ROC curve regarding vitamin D value according to abortion status is examined; The optimal vitamin D cut-off value was determined to be ≤10.5 ng/mL with 67.1% sensitivity and 75.6% specificity. It was determined that the vitamin D values of university graduates were significantly higher than those of primary school, secondary school and high school graduates (ꭓ2=11.307; p=0.010). It was determined that the vitamin D values of those who used folic acid were significantly higher than those who did not use folic acid (Z=-3.026; p=0.002). There is no statistically significant relationship between vitamin D and gravidity, parity, survival, abortion, week of abortion, week of gestation, BMI, HB and HCT values of those in the abortion group (p>0.05). As maternal age (years) increased in the abortion group, vitamin D levels increased. Likewise, as age (years) decreased, vitamin D value decreased (r=0.306; p=0.007). Conclusion: In our study, it was observed that the vitamin D levels of those in the abortion group were significantly lower than those in the control group. Our vitamin D cut-off value is ≤10.5 ng/mL, which is quite low compared to reference values. Although our country is a country that receives enough sunlight, it is obvious that there is a deficiency in this regard. It is possible to say that vitamin D is a modifiable factor in preventing first trimester spontaneous pregnancy losses. Patients should be informed about conscious sunbathing and supported with supplements if necessary. Multicenter, extensive, prospective, randomized controlled studies are needed to further reveal the relationship between vitamin D and pregnancy complications.

Benzer Tezler

  1. İlk trimester gebelik kayıpları ile maternal serum D vitamini arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the first trimester pregnancy losses and maternal serum vitamin D

    BUSE KURTDERELİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ORHAN ŞAHİN

  2. Radyofrekans radyasyonlara maruz kalan hamilelerin plasenta ve kordon kanlarında protein oksidasyonu, oksidatif stres parametreleri ve oksidatif dna hasarının araştırılması

    Investi̇gati̇on of protei̇n oxi̇dati̇on, oxi̇dati̇ve stress parameters and oxi̇dati̇ve dna damage i̇n placentas and cord blood of pregnant women who were exposed to radi̇ofrequency radi̇ati̇on

    HAVA BEKTAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    BiyofizikDicle Üniversitesi

    Biyofizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN DAŞDAĞ

  3. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER