PCOS'lu hastalarda PSA değerinin Hirşutizm bulgusu olan ve olmayan fenotiplerde karşılaştırılması
Comparison of PSA value in patients with PCOS with and without signs of Hirshutism phenotypes
- Tez No: 844855
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BATUHAN TURGAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: PCOS, PSA, hirşutizm, Fenotip, Hirsutizm, Kadınlar, Polikistik over sendromu, Prostat spesifik antijeni, PCOS, PSA, hirsutism, Phenotype, Women, Polycystic ovary syndrome, Prostate specific antigen
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: PCOS kadınlarda en sık görülen endokrin / metabolik bozukluklardan biri olarak kabul edilmektedir. Hirşutizm PCOS'lu hastalarda %70-80 görülebilen hiperandrojeneminin klinik bir bulgusudur. PSA'nın PCOS hastalarında kesin rolü hala belirlenmemiş olsa da, PSA yararlı bir klinik belirteç olarak hizmet edebilir ve hatta PCOS'lu kadınlarda hiperandrojeneminin yeni bir tanısal kriterini temsil edebilir. Yapacağımız çalışmada PCOS tanıılı hastalar hirşutizmi olan ve olmayan olarak kategorize edilerek ve iki grubun serbest ve total PSA değerleri karşılaştırılacaktır. Anlamlı bir sonuç çıkması durumunda PCOS tanılı hirşutizm' i olan hastaların androjen seviyeleri daha sıkı takip edilip tedavi süreci daha etkin takip edilebilecektir. PCOS tanısında, izleminde, tedavi yönetiminde PSA yeni bir biyokimyasal markır olarak kullanılabilecektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma prospektif bir kohort çalışmadır. Çalışmaya 01/05/2022 ve 31/12/2022 tarihinde Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde yapılmıştır. 1. Hasta grubu PCOS tanısı olup hirşutizmi olan hastalar 2. Kontrol grubu PCOS tanısı olup hirşutizmi olmayan hastalar 18-30 yaş arası, Rotterdam 2003 kriterlerine göre PCOS tanısı alan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Buna göre hastalar Ferriman-Gallwey hirşutizm skorlarına göre iki gruba ayrıldı. Skoru 8 in üzerinde olanlar hirşutizmi olanlar, 8 in altında olanlar hirşutizmi olmayan hastalar olarak gruplandırıldı. Çalışmaya dahil olma kriterleri; hastaların gönüllü olarak onam vermesi,18-30 yaş arasında olması, PCOS tanısı olması. Çalışma dışlanma kriterleri; 18 yaş altı veya 30 yaş üstü olmak, onam vermemek, ciddi nörolojik, kardiyak, böbrek ve karaciğer hastalığı olması, komplike DM, tanısı olmasıdır. Sürekli değişkenler ortalama, standard sapma (SS) ve minimum-maksimum değerleri ile, kesikli değişkenler ise sayı (yüzde) ile raporlandı. Sürekli değişkenler normal dağılımı histogramların görsel değerlendirilmesi ve Shapiro-Wilk testi ile kontrol edildikten sonra 2 grup arasındaki sürekli veriler bağımsız t-testi ile karşılaştırıldı. Kesikli değişkenler arasındaki ilişki ise Ki-kare testi veya Fisher'ın kesin test ile analiz edildi. İstatistiksel analiz SPSS sürüm 22.0 (IBM, New York, ABD) programı ile yapıldı ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Kliniğimize başvurmuş Rotterdam 2003 kriterlerine göre PCOS tanısı alan 90 hasta Ferriman-Gallwey hirşutizm skorlarına göre Skoru 8 in üzerinde olan 45 hasta hirşutizmi olanlar, skoru 8 in altında olan 45 hasta hirşutizmi olmayan hastalar olarak gruplandırıldı ve serum serbest ve total PSA değerleri değerlendirildi. Hirşutizmi olanlarda serbest PSA seviyesi (ortalama 0,007, SS 0,005), olmayanlarda (ortalama 0,007, SS 0,005) çıkmıştır. Bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır (p=0,908). Hirşutizmi olanlarda total PSA seviyesi (ortalama 0,4, SS 0,1), olmayanlarda (ortalama 0,4, SS 0,1) çıkmıştır. Bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır (p=0,614). Her iki grubun diğer laboratuvar özellikleri karşılaştırıldığında hirşutizmi olanlarda serbest testosteron seviyesi (ortalama 2,7, SS 1,1), olmayanlardan (ortalama 2,2, SS 0,7) daha yüksek çıkmıştır ve bu istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,014). Sonuç : PCOS tanısı alan kadınlarda gözlenen hirşutizmin yüksek serum PSA seviyeleri ile ilişkisini araştırdık. Çalışmamızda serbest ve toplam PSA değerleri hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark yoktu. Literatürde PCOS'lu hastalarda PSA düzeyi ile ilgili çelişkili sonuçlar olması nedeniyle PSA'nın PCOS'ta bir tanı belirteci olarak kullanması için daha geniş hasta ve kontrol gruplarında geniş ölçekli çalışmalar yapılması gerektiği görüşündeyiz. Hirşutizmli kadınlarda serum PSA ölçümünün değeri, androjen sensitif dokularda androjen etkisinin güvenilir bir belirteci olarak yerini ancak, konu ile ilişkiyi destekleyen çalışlmaların artmasıyla sağlamlaştırılabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: PCOS is recognized as one of the most common endocrine/metabolic disorders in women. Hirsutism is a clinical manifestation of hyperandrogenemia, which can be seen in 70-80% of patients with PCOS. Although the precise role of PSA in PCOS patients remains to be determined, PSA may serve as a useful clinical marker and may even represent a new diagnostic criterion of hyperandrogenemia in women with PCOS. In our study, patients with PCOS will be categorized as those with and without hirsutism, and the free and total PSA values of the two groups will be compared. If a meaningful result is obtained, the androgen levels of patients with hirsutism diagnosed with PCOS will be followed more closely and the treatment process can be followed more effectively. PSA can be used as a new biochemical marker in the diagnosis, follow-up and treatment management of PCOS. Materials and Methods:The research is a prospective cohort study. The study was carried out on 01/05/2022 and 31/12/2022 in Bilkent City Hospital Gynecology and Obstetrics Clinic. 1. Patients with PCOS diagnosis and hirsutism 2. Control group patients with PCOS diagnosis but without hirsutism Patients aged 19-30 years diagnosed with PCOS according to the Rotterdam 2003 criteria were included in the study. Accordingly, the patients were divided into two groups according to their Ferriman-Gallwey hirsutism scores. Those with a score above 8 were grouped as those with hirsutism, those with a score below 8 were grouped as patients without hirsutism. Inclusion criteria for the study; voluntarily giving consent of the patients, being between the ages of 19-30, having a diagnosis of PCOS. Study exclusion criteria; Being under the age of 18 or over the age of 30, not giving consent, having severe neurological, cardiac, kidney and liver disease, having a diagnosis of complicated DM. Continuous variables were reported as mean, standard deviation (SD), and minimummaximum values, while discrete variables were reported as numbers (percentage). After the normal distribution of continuous variables was controlled by visual evaluation of histograms and the Shapiro-Wilk test, continuous data between the 2 groups were compared with an independent t-test. The relationship between discrete variables was analyzed with the Chisquare test or Fisher's exact test. Statistical analysis was performed with SPSS version 22.0 (IBM, New York, USA) program and p<0.05 was considered statistically significant. Variables: 90 patients who applied to our clinic and were diagnosed with PCOS according to the Rotterdam 2003 criteria, 45 patients with a score above 8 according to Ferriman-Gallwey hirsutism scores were grouped as patients with hirsutism, 45 patients with a score below 8 were grouped as patients without hirsutism, and serum free and total PSA values were evaluated. Free PSA level was higher in those with hirsutism (mean 0.007, SD 0.005), and in those without (mean 0.007, SD 0.005). These results were not statistically significant (p=0.908). Total PSA level was increased in those with hirsutism (mean 0.4, SD 0.1) and in those without (mean 0.4, SD 0.1). These results were not statistically significant (p=0.614). When other laboratory characteristics of both groups were compared, free testosterone levels in those with hirsutism (mean 2.7, SD 1.1) were higher than those without (mean 2.2, SD 0.7), which was statistically significant (p=0.014). Conclusion: We investigated the relationship between hirsutism and high serum PSA levels in women diagnosed with PCOS. In our study, there was no significant difference in free and total PSA values between the patient and control groups. Since there are conflicting results about PSA level in patients with PCOS in the literature, we think that large-scale studies with larger patient and control groups should be performed in order to use PSA as a diagnostic marker in PCOS. In order to better understand the place of serum PSA level in the pathophysiology of PCOS, the scientific literature should be supported by studies to be conducted in larger patient groups. The value of serum PSA measurement in women with hirsutism can be strengthened as a reliable marker of androgen effect in androgen sensitive tissues, but with the increase of studies supporting the relationship with the subject.
Benzer Tezler
- Polikistik over sendromu tanılı olgularda karaciğer parankimindeki steatozun, vasküler değişikliklerin b-mod ultrasonografi ve doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Evaluation of liver parencyhmal steatosis and vascular changes with b-mod ultrasonography and doppler ultrasonography in polycystic ovary syndrome patients
FUNDA UÇAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyoloji ve Nükleer TıpUfuk ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM TANZER SANCAK
- Polikistik over sendromlu hastalarda pankreas yağlanması sıklığı
Frequency of lubrication of the pancreas in patients with polycystic over syndrome
HALİL SEVEROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıMersin Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEHMİ ATEŞ
- PCOS lu hastalarda karbonhidrat metobolizması ile endokrin sistemin 6 saatlik GOTT ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
C. TAMER EREL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1991
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- PCOS'lu hastalarda endometrium Bcl-2 ekspresyonu ve spiral arter doppler ultrasonografi parametrelerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
FEZA KAZEZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FEZA BURAK
- PCOS`lu hastalarda endometrium Bcl-2 ekspresyonu ve spiral arter dopplar ultrasonografi parametrelerinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
GÖNÜL KAZEZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FEZA BURAK