Geri Dön

İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında aktivite değerlendirilmesinde kapilleroskopinin kullanımı

Use of capillaroscopy in the assessment of activity of inflammatory bowel diseases

  1. Tez No: 859746
  2. Yazar: ADEM ÇAĞLAYAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. RONİ ATALAY, PROF. DR. İHSAN ATEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, İç Hastalıkları, Gastroenterology, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: İnflamatuvar bağırsak hastalığı, kapilleroskopi, aktivasyon, İnflamatuar bağırsak hastalıkları, Inflammatory bowel disease, capillaroscopy, activation, Inflammatory bowel diseases
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İnflamatuvar barsak hastalığı, kron“k ”mmün s“stem ”le“l”şk“l”b“r hastalık olup uzun süren tak”p ve tedav“ gerekt”rmekted“r. Bu nedenle, sürveyans ”ç“n non-”nvaz“v b”r yöntem olan m“krovasküler mon”tör“zasyon ”ç“n geçerl”l“ğ”kanıtlanmış b“r tekn”k olarak tırnak kıvrımı kap“lleroskop”s“n”n,“nflamatuar barsak hastalığının tak”b“ndek”kullanımını“ncelemek ve İBH olguları ”ç“n alternat”f b“r non-”nvaz“v yöntem”n faydasını araştırmak, bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Gereç ve yöntemler: ÜK tanılı 51, CH tanılı 27, İK tanılı 7 olmak üzere toplam 85 hasta ve 41 sağlıklı gönüllü, toplam 126 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların tırnak kıvrımı, kapilleroskopi ile kapiller damar sayısı ve özellikleri incelenmiştir. Klinik özellikleri, laboratuvar ve endoskopik bulgular ile hasta ve kontrol grubu karşılaştırılmıştır. Bulgular: İBH tanılı olgular, 73 (%85,9) hasta aktif ve 12 (%14,1) hasta remisyon olarak iki grupta kategorize edilmiştir. Aktif hasta grubunda kapiller damar sayısının kontrol ve remisyon grubuna göre düşük olduğu gözlenmiştir (p<0.001). Ayrıca aktif hasta grubunda, dilate kapiller damar sayısının, kontrol (p<0.001) ve remisyondaki hasta grubuna göre (p=0.04); tortiyoze kapiller damar sayısı kontrol grubuna göre (p<0.001) daha yüksek izlenmiştir. Remisyon grubunda dilate kapiller damar sayısı, kontrol grubuna göre yüksek olduğu izlenmiştir (p=0,03). Crohn hastalığı aktivite indeksi yüksek olanlarda daha düşük kapiller damar sayısı gözlenmiştir (p=0.009). Ülseratif kolit hastalarında endoskopik aktivite indeksinin artmasıyla kapiller damar sayısının azaldığı görülmektedir (KK:-0.44, p=0.001). Hasta grubunda, kapiller damar sayısı azaldıkça NLR ve ESR arttığı izlenmiştir (sıra ile KK:- 0.24, p=0.03, KK:-0.31, P=0.004). Hem hasta grubunda hem aktif hasta grubunda kapiller damar sayısının azalması ile CRP artışı arasında korelasyon saptanmıştır (KK:-0.39, p<0.001 & KK:-0.30, p=0.01, sıra ile). Sonuçlar: İBH tanılı olgularda, ortalama kapiller damar sayısının aktivasyon durumunda azaldığını, ek olarak tedavi ile artış gösterebileceğini desteklemiştir. Dilate kapiller sayısının hem tanı hem aktivasyonu göstermede kullanılabileceği öngörülmüştür. Ayrıca kapiller damar sayısının aktivasyonun değerlendirilmesinde kullanılan diğer biyokimyasal parametreler ve skorlama yöntemleri ile korelasyon gösterdiği izlenmektedir. Hastalığın remisyon döneminde, kapiller damar sayısının kontrol grubuna benzerlik göstermesi; hastalığın iyileşme durumunu temsil ettiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, non-invaziv bir yöntem ile değerlendirilen kapiller damar özelliklerinin, hastalığın tanısında, aktivasyon durumun belirlenmesinde ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılabilecek bir parametre olduğu yorumunu güçlü bir şekilde desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Aims: Inflammatory bowel disease (IBD) is a group of chronic immune-related diseases that require long-term follow-up and treatment. The main aim of this study is to evaluate the use of nailfold capillaroscopy as a validated technique for microvascular monitoring in the follow-up of inflammatory bowel disease and to explore the utility of an alternative non-invasive method for IBD cases. Materials and methods: A total of 85 patients (51 patients diagnosed with UC, 27 patients diagnosed with CH and 7 patients diagnosed with IBD) and 41 healthy volunteers, a total of 126 participants were included in the study. The number and characteristics of capillary vessels were examined by nailfold capillaroscopy. Clinical characteristics, laboratory and endoscopic findings and patient and control groups are compared. Results: Patients with IBD were categorized into two groups: 73 (85.9%) active patients and 12 (14.1%) remission patients. It was observed that the number of capillary vessels was lower in the active patient group compared to the control and remission groups (p<0.001). In addition, the number of dilated capillary vessels was higher in the active patient group compared to the control group (p<0.001) and remission group (p=0.04), and the number of tortuous capillary vessels was higher compared to the control group (p<0.001). When compared with the control group, the number of dilated capillary vessels in the remission group was found to be higher than in the control group (p=0.03). Lower capillary vessel count was observed in patients with high Crohn's disease activity index (p=0.009). In ulcerative colitis patients, capillary vessel count decreased with increasing endoscopic activity index (HR: -0.44, p=0.001). In the patient group, NLR and ESR increased with decreasing capillary vessel count (HR: -0.24, p=0.03, HR: -0.31, P=0.004, respectively). There was a correlation between decreased capillary vessel count and increased CRP in both patient group and active patient group (HR: -0.39, p<0.001 & HR: -0.30, p=0.01, respectively). Conclusions: The findings supported that in patients with IBD, the mean capillary vessel count decreased in activation and may increase with treatment. It was thought that dilated capillary vessel count could be used to indicate both diagnosis and activation. In addition, it was observed that capillary vessel count was correlated with other biochemical parameters and scoring methods used in the evaluation of activation. The similarity of the capillary vessel count to the control group during the remission period of the disease was considered as an indicator that the disease represented a state of recovery. The findings strongly support the interpretation that capillary vessel characteristics evaluated by a non-invasive method is a parameter that can be used in the diagnosis of the disease, determination of activation status and evaluation of treatment response.

Benzer Tezler

  1. İnflamatuvar Bağırsak Hastalıklarında Aktivite Değerlendirilmesinde Kapilleroskopinin Kullanımı

    Use of Capillaroscopy in the Assessment of Activity of Inflammatory Bowel Diseases

    ADEM ÇAĞLAYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RONİ ATALAY

    PROF. DR. İHSAN ATEŞ

  2. Ülseratif kolitte netrin-1 düzeyinin hastalığın klinik aktivitesindeki önemi, TNF-α ve IL 6 ile ilişkisi

    The Significance of Netrin-1 Level in the Clinical Activity of Ulcerative Colitis, and its Relationship with TNF-α and IL-6

    KEMAL FİDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    GastroenterolojiSelçuk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN KORKMAZ

  3. İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında pan-immün inflamasyon değeri ile hastalık aktivasyonu arasındaki ilişki

    The relationship between pan-immune inflammation value and disease activation in inflammatory bowel disease

    SEFA YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAŞAK ÇAKAL

  4. İnflamatuar barsak hastalıklarında serum alt düzeyinin hastalık aktivitesiyle ilişkisi

    Relationship between serum alt and disease activity in inflammatory bowel diseases patients

    HASAN ELMAS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN COŞKUN

    DOÇ. DR. BETÜL ERİŞMİŞ

  5. Deneysel ülseratif kolitte bazı histon deasetilaz inhibitörlerinin etkileri

    Effects of some histone deacetylase inhibitors in experimental ulcerative colitis

    CANSU ÖZAL COŞKUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Biyolojiİstanbul Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAHRİYE PELİN ARDA PİRİNÇÇİ