Geri Dön

Konservatif takip edilen çocuk ön kol kırıklarında redüksiyon kaybına etki eden faktörler

Factors affecting the reduction rate in conservatively followed-up pediatric forearm fractures

  1. Tez No: 864599
  2. Yazar: İSMAİL TALHA AKYILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ TURGUT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Pediatric forearm fractures, conservative treatment, reduction loss, long-arm cast, short-arm cast
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çocuklarda görülen tüm kırıkların %26'sını distal radius, %17'sini ise ön kol çift kırıkları oluşturmaktadır. Çocuklardaki bu kırıklar için temel tedavi yöntem alçılamadır. Çocuklardaki görülen bu kırıkların konservatif takiplerinde redüksiyon kaybına etki eden faktörler hala günümüzde tartışma konusudur. Bu çalışmamızdaki amaç redüksiyon kaybına etki eden faktörleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada, Şubat 2021-Temmuz 2022 tarihleri arasında acil serviste değerlendirilip ortopedi kliniğine konsülte edilen 2-14 yaş arası ön kol kırıkları dahil edildi. Çalışma süresi boyunca, çalışma kriterlerine uyan 143 hasta çalışmaya dahil edildi. Elde edilen veriler SPSS-24 (IBM Corp., Armonk, New York, USA) programında çalışıldı. Bulgular: Çalışmamıza dahil olan hastalardan redüksiyon kaybı olan hastalarda yaş ortalaması 8±3.2 (3-14) yıl, olmayan hastalarda yaş ortalaması 9±3.2 (2-14) yıl olarak saptandı. Yaşın redüksiyon kaybına etkisi istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.233). Redüksiyon kaybı olan hastalarda BKI ortalama olarak 18.1±3.7 (11.2-25.7), olmayan hastalarda BKI ortalama 17.7±3.3 (13.6-29.1) olarak saptandı. BKI'nin redüksiyon kaybına etkisi istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.193). Çalışmaya dahil olan hastaların acil serviste çekilen redüksiyon öncesi ilk başvuru grafilerinde kırık deplasman açılanmalarına bakıldığında radius ön arka plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 11±10 (3-35), olmayan grupta ise 14±8.6 (0-36) olarak bulunmuş ve istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.115). Ulna ön arka plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 8.5±15.2 (0-60), olmayan grupta 12±9.1 (0-42) olarak bulunmuş ve istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.565). Radius yan plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 26±14.7 (1-55), olmayan grupta 24.5±11.4 (2-47) olarak bulunmuş ve istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.983). Hastaların acil serviste çekilen ilk grafilerinin ardından yapılan redüksiyon ve alçılama sonrası çekilen grafilerinde kırık deplasman açılanmalarına bakıldığında radius ön arka plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 5.5°±4.6 (0-19), olmayan grupta ise 2.5°±3.9 (0-24) olarak bulunmuş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Ulna ön arka plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 5.5°±3.2 (2-15), olmayan grupta 2°±4.3 (0-26) olarak bulunmuş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Radius yan plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 7°±5.7 (0-22), olmayan grupta 5°±4.6 (0-24) olarak bulunmuş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.005). Ulna yan plandaki açılanması redüksiyon kaybı olan grupta 7°±4 (2-18), olmayan grupta 4°±5.4 (0-32) olarak bulunmuş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.043). Redüksiyon sonrası kırık hattı translasyonlarına bakıldığında ise radius ön arka plan translasyonu redüksiyon kaybı olan grupta %10±25.4 (0-90), olmayan grupta ise %0±13.6 (0-78) olarak ölçülmüş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.016). Ulna ön arka plan translasyonu redüksiyon kaybı olan grupta %9±14.4 (0-50), olmayan grupta ise %0±17.7 (0-90) olarak ölçülmüş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.042). Radius yan plan translasyonu redüksiyon kaybı olan grupta %9±26.8 (0-90), olmayan grupta ise %0±20.7 (0-100) olarak ölçülmüş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.055). Ulna yan plan translasyonu redüksiyon kaybı olan grupta %11±27.7 (0-100), olmayan grupta ise %2.5±21.3 (0-72) olarak ölçülmüş ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.067). Sonuç: Bu çalışma, pediatrik yaş grubundaki ön kol kırıkları üzerindeki redüksiyon kaybını değerlendirmeye yönelik faktörlerin etkisini araştırmış ve bir dizi bulgu elde etmiştir. Bulgularımıza göre, cinsiyet, kırık tipi, kırığın yerleşimi, beden kitle indeksi (BKI) ve cast indeksi, redüksiyon kaybını istatistiksel olarak etkilememektedir. Ancak anatomik redüksiyonun, redüksiyon kaybını azaltmak için kritik bir faktör olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, pediatrik ön kol kırığı tedavisi ile ilgili klinik uygulamalara rehberlik edebilir. Anahtar Kelimler: Çocuk ön kol kırıkları, konservatif tedavi, redüksiyon kaybı, uzun kol alçı, kısa kol alçı

Özet (Çeviri)

Objective: Pediatric forearm fractures account for 26% of all fractures in children, with 17% being forearm shaft fractures. The primary treatment modality for these fractures in children is casting. The factors affecting reduction loss in conservative management of these fractures in children remain a topic of debate. The aim of this study was to investigate the factors influencing reduction loss. Materials and Methods: Forearm fractures in children aged 2-14 years, evaluated in the emergency department and referred to the orthopedics clinic between February 2021-July 2022, were included in the study. Over the course of the study, 143 patients meeting the study criteria were included. Data were analyzed using SPSS-24 (IBM Corp., Armonk, New York, USA). Results: Among the patients included in our study, the average age of those with reduction loss was 8±3.2 years (range: 3-14), while the average age of those without reduction loss was 9±3.2 years (range: 2-14). The effect of age on reduction loss was not statistically significant (p=0.233). In patients with reduction loss, the mean Body Mass Index (BKI) was found to be 18.1±3.7 (range: 11.2-25.7), while in patients without reduction loss, the mean BKI was 17.7±3.3 (range: 13.6-29.1). The effect of BKI on reduction loss was not statistically significant (p=0.193). When examining angular deformities in initial radiographs taken prior to reduction, the radial anterior/posterior deviation in the reduction loss group was 11±10 degrees (range: 3-35), while in the non-reduction loss group, it was 14±8.6 degrees (range: 0-36), and this difference was not statistically significant (p=0.115). Ulnar anterior posterior deviation in the reduction loss group was 8.5±15.2 degrees (range: 0-60), while in the non-reduction loss group, it was 12±9.1 degrees (range: 0-42), and this difference was not statistically significant (p=0.565). Radial lateral deviation in the reduction loss group was 26±14.7 degrees (range: 1-55), while in the non-reduction loss group, it was 24.5±11.4 degrees (range: 2-47), and this difference was not statistically significant (p=0.983). After the reduction and casting performed following the initial radiographs taken in the emergency department, radial anterior/posterior deviation in the reduction loss group was 5.5°±4.6 (range: 0-19), while in the non-reduction loss group, it was 2.5°±3.9 (range: 0-24), and this difference was statistically significant (p<0.001). Ulnar anterior/posterior deviation in the reduction loss group was 5.5°±3.2 (range: 2-15), while in the non-reduction loss group, it was 2°±4.3 (range: 0-26), and this difference was statistically significant (p<0.001). Radial lateral deviation in the reduction loss group was 7°±5.7 (range: 0-22), while in the non-reduction loss group, it was 5°±4.6 (range: 0-24), and this difference was statistically significant (p=0.005). Ulnar lateral deviation in the reduction loss group was 7°±4 (range: 2-18), while in the non-reduction loss group, it was 4°±5.4 (range: 0-32), and this difference was statistically significant (p=0.043). When examining translational deviations of the fracture line after reduction, radial anterior/posterior translational deviation in the reduction loss group was found to be 10%±25.4 (range: 0-90), while in the non-reduction loss group, it was 0%±13.6 (range: 0-78), and this difference was statistically significant (p=0.016). Ulnar anterior/posterior translational deviation in the reduction loss group was 9%±14.4 (range: 0-50), while in the non-reduction loss group, it was 0%±17.7 (range: 0-90), and this difference was statistically significant (p=0.042). Radial lateral translational deviation in the reduction loss group was 9%±26.8 (range: 0-90), while in the non-reduction loss group, it was 0%±20.7 (range: 0-100), and this difference was not statistically significant (p=0.055). Ulnar lateral translational deviation in the reduction loss group was 11%±27.7 (range: 0-100), while in the non-reduction loss group, it was 2.5%±21.3 (range: 0-72), and this difference was not statistically significant (p=0.067). Conclusion: This study investigated the factors influencing reduction loss in pediatric forearm fractures and obtained a series of findings. According to our findings, gender, fracture type, fracture location, Body Mass Index (BKI), and cast index do not have a statistically significant effect on reduction loss. However, anatomical reduction appears to be a critical factor in reducing reduction loss in pediatric forearm fracture management. These results may guide clinical practices related to pediatric forearm fracture treatment.

Benzer Tezler

  1. Konservatif takip edilen pediatrik ön kol çift kırıklarında açılanma ve aşırı büyüme ulnar varyansı etkiler mi?

    The effect of angulation and overgrowth on ulnar variance in conservatively managed pediatric both bone forearm fractures

    UFUK ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiAmasya Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRE ÇALIŞAL

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZKAN ÖZTÜRK

  2. 12-15 yaş arası önkol ikili kırıklarında plak ile osteosentez ve ten uygulama tedavilerinin sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of results of plating with osteosynthesis and tension band application treatments in bilateral forearm diaphyseal fractures in the age group of 12-15 years

    ATAKAN ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UĞUR TİFTİKÇİ

  3. Çocuk acil servise başvuran 2-12 yaş arası suprakondiler humerus kırığı olan hastaların klinik ve epidemiyolojik değerlendirilmesi

    Clinical and epidemiological evaluation of patients with supracondylar humerus fractures aged 2-12 years admitted to the Pediatric Emergency Department

    EMIL NURIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DURGÜL YILMAZ

    PROF. DR. MURAT DUMAN

  4. Elektro-analjezi'nin konservatif diş tedavisinde ve endodontide uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    HIDIR ÖZTÜRK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Diş HekimliğiDicle Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT BAŞARAN