Hospitalize kanser hastalarında FI-LAB kırılganlık ölçeğinin bazal değeri ve hospitalizasyon sürecindeki değişiminin olumsuz sonlanım noktalarını öngördürücülüğünün değerlendirilmesi
Evaluation of the predictability of FI-LAB frailty scale's baselinevalue and change in clinical endpoints in hospitalized cancer patients
- Tez No: 889265
- Danışmanlar: PROF. DR. BURCU BALAM DOĞU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Geriatri, Oncology, Geriatrics
- Anahtar Kelimeler: Kanser, kırılganlık, FI-LAB, Cancer, frailty, FI-LAB
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Kaya M.B., Hospitalize Kanser Hastalarında FI-LAB Kırılganlık Ölçeğinin Bazal Değeri ve Hospitalizasyon Sürecindeki Değişiminin Olumsuz Sonlanım Noktalarını Öngördürücülüğünün Değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara, 2024. Dünyada kanser tanısı alan hastaların önemli bir kısmı 65 yaş üstündedir. Bu yaş grubunda yaşlanmayla beraber meydana gelen organ ve sistem fonksiyonlarında gerileme, multimorbidite, sosyoekonomik ve psikolojik sorunlar kırılganlık için önemli risk faktörleridir. Bu çalışmanın amacı, bir kırılganlık ölçeği olan FI-LAB skorunun ileri yaş hospitalize kanser hastalarında yatış süresi, yoğun bakım ihtiyacı, hastane mortalitesi ve taburculuk sonrası sağkalım üzerinde etkilerini değerlendirmektir. Bu amaçla, çalışmaya Ocak 2018- Mayıs 2022 tarihleri arasında merkezimizin acil servise başvuran, servislerine yatışı yapılan kanser tanılı 65 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Hastalara ait demografik, klinik ve laboratuvar veriler retrospektif olarak incelendi. FI-LAB puanına göre hastalar kırılgan olmayan (<0,2), kırılganlık öncesi durum (0,2-0,35) ve kırılgan (>0,35) olarak kategorize edildi. Kırılganlığın klinik sonlanım noktaları üzerinde etkisi istatistiksel yöntemlerle araştırıldı. Çalışmaya dahil edilen toplam 1188 hastanın [736 (%62) erkek ve 452 (%38) kadın] yaş ortalaması 72,9±6,8 yıl idi. İlk başvuruda FI-LAB puanı kategorilerine göre 56 (%4,7) hasta sağlıklı, 286 (%24,1) hasta kırılganlık öncesi, 846 (%71,2) hasta ise kırılgan olarak değerlendirildi. Ortanca hastane yatış süresi 12 (4- 159) gün olup, 547 (%46) hastanın yoğun bakım ihtiyacı gelişti, 379 (%31,9) hasta ise hastanede öldü. Taburculuk sonrası 3, 6 ve 12 aylık genel sağkalım oranları sırası ile; %71,7±1,6, %58,1±1,7 ve %40,9±1,7 saptandı. Çok değişkenli analizler, ilk başvuruda FI-LAB puanına göre kırılgan olmanın yoğun bakım yatışı (OR: 4,401, %95GA: 3,177-6,098, p<0,001), hastane mortalitesi (OR: 5,032, %95GA: 3,391-7,468, p<0,001) ve taburculuk sonrası mortalite (HR: 1,504, %95GA: 1,258-1,799, p<0,001) için bağımsız risk faktörü olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, taburculukta FI-LAB puanına göre kırılganlık, taburculuk sonrası genel sağkalım için bağımsız prediktör olarak gösterildi (HR: 1,874, %95GA: 1,582-2,219, p<0,001). Sonuç olarak, kanser hastalarında kırılganlık oldukça sık görülmekte olup, morbidite ve mortalite için bağımsız risk oluşturmaktadır. Vital bulgular ve laboratuvar sonuçlarını içeren FI-LAB puanı bu hastalarda klinik sonlanım noktaları açısından tanısal ve prognostik öngördürücü özelliğe sahiptir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Kaya M.B., Evaluation of the Predictability of FI-LAB Frailty Scale's Baseline Value and Change in Clinical Endpoints in Hospitalized Cancer Patients, Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Ankara, 2024. A significant portion of cancer patients are over the age of 65. In this age group, decline in organ and system functions that occur with aging, multimorbidity, socioeconomic and psychological problems are important factors for frailty. The aim of this study is to evaluate the effects of FI-LAB score on length of stay, need for intensive care, inhospital mortality, and post-discharge survival in hospitalized cancer patients. For this purpose, hospitalized patients aged 65 and over with a diagnosis of cancer who were admitted to the emergency service of our center between January 2018 and May 2022 were included in the study. Demographic, clinical and laboratory data of the patients were examined retrospectively. Based on the FI-LAB score, patients were categorized as robust (<0.2), pre-frail (0.2-0.35), and frail (>0.35). The effect of frailty on endpoints was investigated using statistical methods. The average age of the total 1188 patients included in the study [736 (62%) men and 452 (38%) women] was 72.9±6.8 years. At first admission, 56 (4.7%) patients were considered robust, 286 (24.1%) patients were considered pre-frail, and 846 (71.2%) patients were considered frail, according to FI-LAB categories. The median hospital stay was 12 (4-159) days, 547 (46%) patients required intensive care, and 379 (31.9%) patients died in the hospital. Post-discharge 3, 6, and 12 month overall survival rates were 71.7±1.6%, 58.1±1.7% and 40.9±1.7%, respectively. Multivariate analysis showed that frailty according to FILAB score at first admission was associated with intensive care admission (OR: 4.401, 95%CI: 3.177-6.098, p<0.001), hospital mortality (OR: 5.032, 95%CI: 3.391-7.468, p<0.001). and post-discharge mortality (HR: 1.504, 95%CI: 1.258-1.799, p<0.001). Additionally, frailty according to the FI-LAB score at discharge was shown to be an independent predictor of overall survival after discharge (HR: 1.874, 95%CI: 1.582- 2.219, p<0.001). In conclusion, frailty is quite common in cancer patients and poses an independent risk for morbidity and mortality. FI-LAB score, including vital signs and laboratory results, has diagnostic and prognostic predictive properties in terms of clinical endpoints in these patients.
Benzer Tezler
- Sivas ili C.Ü. hastanesinde yatmakta olan hastaların servislerine kabul edilişlerindeki uygulamalarla bu uygulamalara ilişkin duygu ve beklentilerinin saptanması
Determination of the formalities in admitting the patients hospitalized at the Cumhuriyet University of Sivas to the services and their feelings and expeetations relating to these formalities
FADİME KESKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HastanelerCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY
- Borderline kişilik bozukluğu ile DSM III-R II. eksen küme B kişilik bozuklukları karşılaştırılması ve takip çalışması
Başlık çevirisi yok
SELAHATTİN ŞENOL
- Skizofrenik hastalarda nöroleptik kullanımının serum prolatkin düzeylerine etkisi
Başlık çevirisi yok
SELMA GÖKTÜRK