Geri Dön

Akut romatizmal ateşin klinik tanı ve tedavisindeki özelliklerin prospektif incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 8981
  2. Yazar: AYŞE RECEP
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TALAT CANTEZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Romatizmal ateş, Rheumatic fever
  7. Yıl: 1988
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

- 102 - ÖZET Ülkemizdeki akut romatizmal ateşin, kliniğimize müracaat eden romatizmal ateş tablolu hastaların klinik ve laboratuar yönünden takip leri ile immünolojik özelliklerin prospektif olarak incelenmesi amaçla narak yürütülen çalışmamızda İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakül tesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında 27 aylık bir süre içinde 52 yeni akut romatizmal ateşli vaka klinik laboratuar ve immüno lojik açıdan prospektif olarak incelenmiştir. Vakalarımızın seçiminde modifiye Jones kriterleri kullanılmıştır ve sadece yeni vakalar çalışmaya alınmıştır. Çalışmamızda elde edilen sonuçlar: Vakalarımız mevsimsel özellik gösteriyordu. İlkbaharda, özellik le Mart ayında başlayan kümeleşme saptandı. Vakalarımızın çoğunluğu 5-15 yaşlar arasında sosyo ekonomik du rumu ve hijyenik şartları kötü ve kalabalık ortamda yaşayan çocuklardı ve erkek çocuklar çoğunluktaydı. Akut romatizmal ateşin etyoloj isinde rolü kabul edilen A grubu beta hemolitik streptokokların vakalarımızın ancak %11.5'unda pozitif olması tanıda büyük bir kolaylık sağlamazken, anamnezde %73 vakada geçi rilmiş anjin hikayesi ve laboratuar tetkiklerinde %92 vakada yüksek ASO titrajı daha yardımcı olduğu izlenimini veriyordu. Literatürde olduğu gibi özellikle diz ekleminde olmak üzere bü yük eklemlerde artrit bulgusu gözlendi ve erkekler çoğunluktaydı.- 103 - Kardit ise vakalarımızın %52' sinde saptandı. Yine literatüre uygun olarak %70 ile mitral kapak yetersizliği ve bu olgu (%44) ile kızlarda belirlendi. Aort yetersizliği 2 vakada, aort yetersizliği.+¦ mitral yetersizliği 1 vakada görüldü. 4 vakada perikardit, 2 vakada myokardit görüldü. Perikarditli 2 vakanın beraberinde atrial septal defekt bulunması ilginç bir rastlantı olarak değerlendirildi. 1 va kada konstriktif perikardit gelişti ve öpere edildi. Takip edilen vakalardan yalnız birinde 2. yılın sonunda üfürüm kayboldu. 13 yaka da (%48) ise üfürüm şiddetinde hafifleme olmakla beraber patolojik üfürüm devam etti. %30 vakada hiçbir değişiklik olmadı. 1 vakada ü fürüm şiddeti arttı. Böylece Türkiye'deki yapılan bazı yeni çalışma larda literatürdekinin aksine çizilen çok iyimser tablo bizim çalış malarımızda gösterilemedi. Bu konunun daha ayrıntılı ve prospektif olarak incelenmesinin yararlı olacağı kanısındayız. 4 vakalık köre serisi, 2 vakalık subkütan nodüller, 5 vakalık erythema marginatum vakalarımızda büyük bir özellik görülmedi. Laboratuar tetkiklerinde literatürde bahsedilenlerden biraz farklı sonuçlar bulduk. Şöyle ki: Antistreptolizin 0 (ASO) değerlerin de karditi olmayan vakaların ASO titrajmda l.ay sonunda büyük bir değişiklik olmazken^hemen hepsinde steroid kullanılan, karditli vaka ların ASO titrajı l.ay sonunda anlamlı olarak düştü. Ancak 5 vakada literatürde bahsedilenin aksine tedavinin 3. ayında düşmedi, 5 tanesin den 2 tanesinin 11.ayda,1 tanesinin 9. ayda normale döndü, 1 vakada 8. ayda ve diğer bir vakada 4. ayda halen çok yüksek olarak devam ediyordu. Bu vakaların hepsi salisilat tedavisi alan vakalardı. Bu özelliğin yi ne prospektif olarak daha geniş incelenmesi gerekir. Salisilat ve steroid tedavisinin immünolojik olarak farklı etki yapması olasılığı nı gündeme getirmek yönünden önemli görülmüştür. Diğer yönden, bazı yayınlarda tanıya yardımcı olduğu ifade edilen IgA bizim vakalarımız arasında da yüksek bulunmuş, ancak artrit, artraljili, karditli ve karditi olmayan vakalarda immünolojik değerlerinde önemli bir fark bulunamamıştır. İmmünolojik özellikleri değerlendirmek açısından ya pılmış olan C3, IgG, IgM değerlerinde istatistik! olarak anlamlı bir sonuç çıkarılamamıştır.- 104 - Tedavide steroid tedavisi tamamlanıp kesilen bir vakada Rebound fenomen (tekrarlama) görüldü. Bu vakada ikinci kez steroid - salisilat yardımıyla tedavi kesildiği zaman şikayetlerin tekrar ortaya çıkmaması, böyle vakalarda salisilatların tedaviye eklenmesinde yararlı olabilece ği düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Profilakside 3 haftalık aralarla yapılan Benzathine Penicillin G profilaksisinde dahi 1 vakada 3. haftada tekrar streptokoksik tonsil- litin görülmesi 4 haftalık sürenin çok geç olabileceği ve profilaksinin 3 haftalık aralarla tekrarlanmasının gerektiği kanısına varmış bulun maktayız. Sonuç olarak, akut romatizmal ateşin ülkemizde çok yaygın oldu ğu kliniğimize yapılan müracaatlarla da kanıtlanmaktadır. Kardit, vaka ların yarısında görülmekte ve genelde sekel bırakmaktadır. Tedavide steroid belirgin bir üstünlük göstermektedir. Tanıda boğaz kültürü da hil laboratuar testleri tek başına hastalığın tanı ve takibinde yeter li bulunamamıştır. Üfürümün kaybolması yalnız bir vakada, ASO titrajı nın ise aylarca yüksek kalabileceği görülmüştür. Profilakside en geç 3 haftalık aralarla Benzathine Penicillin G uygulanması gerektiği kanı sına varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ

  2. Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA YURTDAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  4. Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı

    The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent

    NİHAL YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. GÜVEN URAZ