Geri Dön

İntraoperatif indosiyanin yeşil anjiografisi ile remnant pankreas perfüzyonunun objektif değerlendirilmesi ve postoperatif pankreatik fistül ilişkisi

Association between postoperative pancreatic fistula and perfusion of remnant pancreas as objectively evaluated with intraoperative indocyanine green

  1. Tez No: 931030
  2. Yazar: TUTKU TÜFEKÇİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜRKAN TELLİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Koç Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arka Plan: Pankreatikoduodenektomi sonrası morbiditenin, uzamış hastane yatış sürelerinin ve dolayısıyla artmış sağlık harcamalarının ana belirleyicisi postoperatif pankreatik fistüldür (POPF). Çeşitli risk faktörleri arasında, remnant pankreas hipoperfüzyonun POPF ile ilişkisi net olarak ortaya konmamıştır. İndosiyanin yeşil (İSY) ve yakın kızıl ötesi (YKÖ) görüntüleme ile floresan anjiografi için ideal yöntemlerden biri olmuştur. Mevcut çalışmada hipoperfüzyonun İSY-YKÖ floresan anjiografi ile kantitatif değerlendirilmesi ve bunun POPF ile ilişkisinin ortaya konması ve amaçlanmıştır. Yöntem: Periampuller patolojiler nedeniyle pankreatikoduodenektomi ameliyatı geçiren ardışık hastalar prospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Standartlaştırılmış teknik ile yapılan anastomozdan hemen önce İSY-YKÖ floresan anjiografi video kayıtları, kantitatif değerlendirme için Python programlama dili aracılığıyla, hastaların klinik bilgilerine kör iki bağımsız araştırmacı tarafından floresan-zaman grafiğine dönüştürülerek dinamik olarak analiz edildi. ISGPS 2016 tanımlamasına göre POPF gelişen ve gelişmeyen hastaların perfüzyon verileri karşılaştırıldı. Bulgular: 30 hastadan 9'unda klinik olarak anlamlı POPF, 3'ünde biyokimyasal kaçak meydana geldi. 18 hastada POPF meydana gelmedi. Perfüzyon parametrelerinden STD Fmax ve eğim parametresi klinik olarak anlamlı POPF gelişen hastalarda istatistiksel olarak ilişkiliydi (sırasıyla p=0.032 ve 0.008), Fmax ve T1/2max istatistiksel olarak anlamlı olmaya yakındı (sırasıyla p=0.087 ve p=0.054). Tüm POPF için ele alındığında ise Fmax, STD Fmax, T1/2max ve eğim iki grup arasında istatistiksel olarak ilişkiliydi (sırasıyla p=0.049, p=0.034, p=0.026, p=0.015). Sonuç: İSY-YKÖ floresan anjiyografi yöntemi ile yapılan intraoperatif değerlendirme, POPF riskinin değerlendirilmesi için potansiyel bir araç olmaya adaydır.

Özet (Çeviri)

Background: Postoperative pancreatic fistula (POPF) is a major determinant of morbidity, prolonged hospital stays, and thus increased healthcare costs following pancreaticoduodenectomy. Among various risk factors, the relationship of hypoperfusion at the remnant pancreas with POPF has not been clearly established. Indocyanine green (ICG) and near-infrared (NIR) imaging have become one of the ideal methods for fluorescence angiography. This study aims to quantitatively evaluate hypoperfusion with ICG-NIR fluorescence angiography and its association with POPF. Methods: Consecutive patients undergoing pancreaticoduodenectomy for periampullary pathologies were prospectively included in the study. Fluorescence angiography recordings with ICG-NIR, performed before the anastomosis with a standardized technique were dynamically analyzed through Python programming language by two independent researchers blinded to the patients' clinical information, converting them into fluorescence-time graphs. Perfusion data of patients with and without POPF and clinically relevant POPF, according to the ISGPS 2016 definition, were compared. Results: Out of 30 patients, 9 developed clinically relevant POPF, and 3 had biochemical leakage. POPF did not occur in 18 patients. The perfusion parameters STD Fmax and the slope parameter were statistically associated with the development of clinically relevant POPF (p=0.032 and p=0.008, respectively), with Fmax and T1/2max being nearly statistically significant (p=0.087 and p=0.054, respectively). When considering all POPF, Fmax, STD Fmax, T1/2max, and the slope were statistically associated between the two groups (p=0.049, p=0.034, p=0.026, p=0.015, respectively). Conclusion: The intraoperative assessment with ICG-NIR fluorescence angiography method is a potential tool for evaluating the risk of POPF.

Benzer Tezler

  1. 1984-1986 yılları arasında kliniğimizde yapılan vitrektomi ameliyatları geç sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET MÜSLİM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Göz HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Aort kapak hastalıklarında cerrahi tedavi ve sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    AHMET İSMAİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiUludağ Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İ. AYHAN ÖZDEMİR

  3. Heterotopik pankreas

    Başlık çevirisi yok

    BAHRAM GALDİ GHORBANİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ EKREM KOÇ

  4. Beyin cerrahisi olgularında intraoperatif izotonik NaCl infüzyonunun kan glukoz ve laktik asit düzeylerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ERCÜMENT YENTÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MOİS BAHAR