Geri Dön

Post-indüksiyonel hipotansiyon tedavisinin jinekolojik onkoloji olgularında PRAM Metodu verileri ile değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 934256
  2. Yazar: UMUT CAHİT ERSOY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AKGÜN EBRU ŞARER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Efedrin, norepinefrin, PRAM, hemodinamik monitörizasyon, arteriyel dalga formu analizi, Ephedrine, norepinephrine, PRAM, hemodynamic monitoring, arterial waveform analysis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Post-indüksiyonel hipotansiyon (PIH), genel anestezi indüksiyonu sonrasında sık karşılaşılan ve intraoperatif hipotansiyon gelişme ihtimalini artırarak postoperatif morbiditeye neden olabilecek önemli bir klinik durumdur. Çalışmamız, PIH insidansını, PIH tedavisinde kullanılan efedrin (EF) ve norepinefrinin (NE) tekrarlayan doz ihtiyacı, hedef tansiyon değerine ulaşma durumu ve bu hedefe ulaşma süresini karşılaştırmayı; ayrıca, bu ilaçların PRAM yöntemiyle elde edilen hemodinamik parametreler, kardiyak verimlilik ve ventrikülo-arteriyel eşleşme üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, jinekolojik onkolojik cerrahi planlanan ve ASA skoru 1-3 olan 115 hasta dahil edilmiştir. Hipotansiyon (MAP <65 mmHg) gelişen 80 hastaya intravenöz olarak 5 mg EF (n=40) veya 5 µg NE (n=40) bolus uygulanmıştır. MAP 65 mmHg altına düştüğünde, aynı dozlar maksimum 3 kez, NE için 2 dakikalık, EF için ise 5 dakikalık aralıklarla uygulanmıştır. Bu ilaçların hedef tansiyon oluşturma başarısı, hedef tansiyona ulaşma süresi, tekrarlayan doz ihtiyaçları ve PRAM metodunun hemodinamik parametreleri üzerindeki etkileri karşılaştırılmıştır. Bulgular: NE grubunda hedef tansiyon oluşturma başarısı daha yüksek (p=0.0026) ve hedef tansiyona ulaşma süresi anlamlı şekilde daha kısadır (p<0.001). Ancak, NE grubunda hipotansiyon atak sayısı ve tekrarlayan doz ihtiyacı EF grubuna kıyasla daha yüksektir (p=0.002). EF grubunda, etki başlangıcı daha geç olmasına rağmen, tekrarlayan doz ihtiyacı daha düşüktür. NE Ea ve SVR değerlerini anlamlı yükseltirken CCE'yi anlamlı şekilde azaltmıştır (p=0.025, p=0.002, p=0.015) . EF, NE'ye kıyasla dP/dt max'ı, HR'yi ve CO'yu ve CCE'yi anlamlı şekilde arttırmıştır (p=0.042, p=0.020, p=0.028, p=0.015). Sonuç: PIH tedavisinde noreperinefrinin etki başlangıcının hızlı olduğu ancak etkisinin kısa sürdüğü, efedrinin ise etki başlangıcının daha geç olmasına rağmen etki süresinin daha uzun ve tekrarlayan doz ihtiyacının daha az olduğu görülmüştür. Norepinefrinin Ea ve SVR artışı nedeniyle CCE'yi azalttığı, efedrinin ise dP/dt max artışı ile CCE'yi iyileştirdiği tespit edilmiştir.

Özet (Çeviri)

Background and Aim: Post-induction hypotension (PIH) is a common clinical condition that occurs following general anesthesia induction. It significantly increases the likelihood of intraoperative hypotension, potentially leading to postoperative morbidity. This study aims to compare the incidence of PIH, the repeated dose requirements of ephedrine (EF) and norepinephrine (NE) in PIH management, their success in achieving target blood pressure, and the time taken to reach the target. Additionally, the effects of these drugs on hemodynamic parameters, cardiac efficiency, and ventriculo-arterial coupling, as measured by the PRAM method, were evaluated Materials and Methods: This prospective observational study included 115 patients with an ASA score of 1–3 undergoing gynecologic oncologic surgery. Intravenous bolus doses of 5 mg EF (n=40) or 5 µg NE (n=40) were administered to 80 patients who developed hypotension (MAP <65 mmHg). When MAP dropped below 65 mmHg, the same doses were repeated up to three times at 2-minute intervals for NE and 5-minute intervals for EF. The success of achieving the target blood pressure, the time to reach the target, the repeated dose requirements, and the effects of these drugs on PRAM-derived hemodynamic parameters were compared. Results: The NE group demonstrated a higher success rate in achieving the target blood pressure (p=0.0026) and reached the target significantly faster (p<0.001). However, the NE group experienced more frequent episodes of hypotension and required repeated dosing more often compared to the EF group (p=0.002). Although the onset of action was slower in the EF group, the need for repeated doses was less frequent. NE was associated with a significant increase in Ea and SVR values, accompanied by a decrease in CCE (p=0.025, p=0.002, p=0.015). In contrast, EF resulted in a significant improvement in dP/dt max, HR, CO, and CCE compared to NE (p=0.042, p=0.020, p=0.028, p=0.015). Conclusion: In the treatment of PIH, norepinephrine demonstrated a rapid onset of action but a shorter duration of effect, while ephedrine showed a slower onset but a longer duration of effect and lower repeated dose requirements. Norepinephrine reduced CCE due to its effects on Ea and SVR, whereas ephedrine improved CCE through an increase in dP/dt max, HR and CO.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik ve abdominal histerektominin QT intervali ve QT dispersiyonuna etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effect of laparoscopic and abdominal hysterectomy on QT interval and QT dispersion

    YASEMİN TEZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİNAN UZMAN

  2. Kolonoskopi uygulanan geriatrik hastalarda sıvı tedavisininhipotansiyonu önlemedeki etkinliği ve pleth variability indeksi ile korelasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of the effectiveness of fluid therapy in preventing hypotension and its correlation with the pleth variability index in geriatric patients undergoing colonoscopy

    ESAT GÜNEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HIZIR KAZDAL

  3. Elektif sezaryen cerrahisi geçirecek gebelerde postspinal hipotansiyonu tahmin etmede subklavyen/infraklavikuler aksiller ven kollapsibilite indeksinin rolü

    The role of subclavian/infraclavicular axillary vein collapsibility index in predicting postspinal hypotension in pregnant women undergoing elective caesarean section

    AYLİN KILINÇARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA ÖZAYAR

  4. Yeni tanı akut lösemilerde hastalık ve indüksiyon tedavisi ilişkili komplikasyonların değerlendirilmesi

    Evaluation of disease and induction therapy-related complications in newly diagnosed acute leukemias

    GÖZDE MİSKUTULAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ FETTAH

  5. 65 yaş üstü hastalarda anestezi indüksiyonu sonrası hipotansiyonu öngörmede karotis akım zamanının rolü

    The role of carotid FLOW time in predicting of hypotension after anesthetic induction in patients over 65 years of age

    İSMAİL DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ÖZALEVLİ