Geri Dön

Akut pulmoner emboli tanısı alan hastalarda sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması ve triküspit kapak içe akım parametrelerinin pulmoner emboli ciddiyeti ile ilişkisinin ve prognostik öneminin değerlendirilmesi

Evaluation of right ventricular outflow tract fractional shortening and tricuspid inflow parameters in patients diagnosed with acute pulmonary embolism: Relationship with the severity of pulmonary embolism and prognostic significance

  1. Tez No: 937044
  2. Yazar: MUHAMMED CÜNEYT ŞEKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞULE KARAKELLEOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Akut Pulmoner Emboli, Triküspit içe akım, Sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması, PESI, sPESI, ekokardiyografi, Acute Pulmonary Embolism, Tricuspid inflow, Right ventricular output tract fractional shortening, PESI, sPESI, echocardiography
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut Pulmoner Emboli Tanısı Alan Hastalarda Sağ Ventrikül Çıkış Yolu Fraksiyonel Kısalması ve Triküspit Kapak İçe Akım Parametrelerinin Pulmoner Emboli Ciddiyeti İle İlişkisinin ve Prognostik Öneminin Değerlendirilmesi Amaç: Bu çalışmamızda, akut pulmoner emboli hastalarının risk gruplarının belirlenmesinde kullanılan ve geleneksel olarak kullanılan ekokardiyografik veriler ve triküspit içe akım parameteleri ile sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalmasının pulmoner emboli ciddiyeti ile ilişkisini ve prognostic değerini araştırmayı amaçladık. Metot: Çalışmamız prospektif olarak tasarlanmış olup 01.03.2024 ile 01.10.2024 tarihleri arasında Atatürk üniversitesi araştırma hastanesinde, bilgisayarlı tomografik pulmoner anjiografi ile tanısı konulmuş akut pulmoner emboli tanısı almış 18 yaşından büyük ve dışlama kriterleri olmayan 47 gönüllü üzerinde üzerinde gerçekleştirildi. Akut pulmoner emboli tanısı aldıktan sonar hastalara PESI/SPESI skorları hesaplandı. Risk grupları belirlendi ve transtorasik ekokardiyografi yapıldı. RVOT fs ve Triküspit içe akım parametrelerine ek olarak geleneksel olarak kullanılan sağ ventrikül fonksiyon göstergeleri ölçülerek kaydedildi. Aynı hastaların hastane içi yatış süreleri, hastane içi ve 1 aylık mortaliteleri belirlendi. 1. Ay takibinde ise yine aynı ekokardiyografik parametreleri ölçülerek bazal veriler ve birinci ay verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Gönüllülerin 1 ay verilerine göre düşük ve orta riskli akut pulmoner emboli hastalarında triküspit içe akım parametrlerinden E dalga velositesi beklenen normal aralıkta iken (0,50 m/sn, 0,44-0,58) A velositesi beklenene göre artmış (0,64 ± 0,13 m/sn) ve E/A oranı ise azalmıştır (0,78, 0,69-0,90). Sağ ventrikül çıkış yolu fraksiyonel kısalması ise başlangıçta normale göre düşüktür (%36,53 ± 10,79). Bazal veriler ile 1. Ay verileri karşılaştırıldığında RVOT fs'nin anlamlı bir biçimde yükselerek (p<0,001) normal aralığa geldiği, triküspit E dalga velositesi değişmezken (p>0,05) A dalga velositesinin normal aralığa gerileyerek (p<0,001) E/A oranının da normalleştiği (p<0,001) tesbit edilmiştir. Farklı Spesı gruplarında ekokardiyografik verilerin karşılaştırılmasında ise RVOT fs ve triküspit içe akımı da dahil hiçbir ekokardiyografik parametrenin farklılık göstermediği gözlenmiştir (p>0,05). Mortalite gruplarında ise triküspit A dalga velositesinin anlamlı bir biçimde farklı olduğu (p=0,037) ve mortal olan grupta (n=5) yaşayan gruba göre (n=42) A dalga velositesinin daha düşük olduğu izlenmiştir. Sonuç: Bulgular ışığında düşük ve orta riskli pulmoner emboli hastalarında sağ ventrikül sistolik fonksiyonlarında bozulma izlenmezken ön planda diyastolik disfonksiyon olduğu sonucuna varılmıştır. RVOT fs ve triküspit içe akımının pulmoner emboli ciddiyeti ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ve risk belirleme için tek başına kullanılamayacağı ancak başlangıca göre diyastolik fonksiyonların düzelmesi nedeniyle pulmoner emboli hastalarının ekokardyiografik takibinde sağ ventrikül diyastolik fonksiyonlarının da değerlendirilmesi gerektiği sonucu çıkarılmıştır.

Özet (Çeviri)

Evaluation of Right Ventricular Outflow Tract Fractional Shortening and Tricuspid Inflow Parameters in Patients Diagnosed With Acute Pulmonary Embolism: Relationship With The Severity of Pulmonary Embolism And Prognostic Significance Objective: This study aimed to investigate the relationship and prognostic value of right ventricular outflow tract (RVOT) fractional shortening and tricuspid inflow parameters, traditionally used echocardiographic data, in relation to the severity of acute pulmonary embolism (PE) and to determine their potential role in risk stratification. Methods: This prospective study was conducted between 01.03.2024 and 01.10.2024 at Atatürk University Research Hospital, involving 47 volunteers over the age of 18 who were diagnosed with acute pulmonary embolism by computed tomography pulmonary angiography and met the inclusion criteria. After diagnosis, patients' PESI/SPESI scores were calculated, and risk groups were determined. Transthoracic echocardiography was performed, and RVOT fractional shortening and tricuspid inflow parameters, along with traditional right ventricular function indicators, were measured and recorded. Hospital length of stay, in-hospital mortality, and 1-month mortality were also determined. At the 1-month follow-up, the same echocardiographic parameters were reassessed, and baseline data were compared with the 1-month data. Results: According to the 1-month data, in patients with low and intermediate-risk acute pulmonary embolism, the tricuspid inflow parameters showed that E wave velocity was within the expected normal range (0.50 m/s, 0.44-0.58), whereas A wave velocity was elevated (0.64 ± 0.13 m/s), and the E/A ratio decreased (0.78, 0.69-0.90). The RVOT fractional shortening was lower than normal at baseline (%36.53 ± 10.79). Comparison of baseline and 1-month data showed a significant increase in RVOT fractional shortening (p<0.001), which normalized, while tricuspid E wave velocity remained unchanged (p>0.05), A wave velocity returned to the normal range (p<0.001), and the E/A ratio normalized (p<0.001). When comparing echocardiographic parameters across different SPESI groups, no significant differences were observed in RVOT fractional shortening or tricuspid inflow parameters (p>0.05). In mortality groups, tricuspid A wave velocity was significantly different (p=0.037), with lower A wave velocity in the mortality group (n=5) compared to the survivors (n=42). Conclusion: The findings suggest that in low and intermediate-risk pulmonary embolism patients, there is no significant impairment in right ventricular systolic function, with predominant diastolic dysfunction. RVOT fractional shortening and tricuspid inflow parameters do not show a significant relationship with the severity of pulmonary embolism and cannot be used alone for risk stratification. However, the improvement in diastolic function over time indicates that the assessment of right ventricular diastolic function should be considered in the echocardiographic follow-up of pulmonary embolism patients.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ

  2. Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri

    Başlık çevirisi yok

    SELMA YURTDAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  4. Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı

    The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent

    NİHAL YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. GÜVEN URAZ