Cahiliye'den İslâm'a şiddetin toplumdaki yeri ve değişimi
The place and transformation of violence in society from the Jāhiliyyah to Islam
- Tez No: 943587
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ALİ KAPAR
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, Din, History, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Şiddet insanlığın varoluşundan bugüne kadar devam eden bir olgudur. Her millette şiddet hadiseleri farklı gerekçe ve çeşitli şekillerde meydana gelmiştir/gelmektedir. İnsanlık tarihinin reddedilemez gerçeği olan bu olgu, fiziksel olduğu gibi psikolojik olarak da kendisini gösterebilmektedir. Yine meşru gerekçelere dayanabildiği gibi daha çok haksızlık ve zulüm için kullanılmaktadır. Ayrıca toplumların geleneklerine bağlı olarak spor ve eğlence amaçlı örnekler de görülebilmektedir. İslâmiyet öncesi Arap toplumu da bu gerçekten ayrı olarak düşünülemez. Câhiliye toplumunda ahlaki zafiyetlerinin fazlalılığı ile doğru orantılı bir şekilde şiddet olayları da çok ve çeşitlidir. Özellikle coğrafyanın sertliği insan tabiatını da etkilemiş ve insanların olaylar karşısında verdiği tepkilerin oranı da ona göre yükselmiştir. Yine yarımadanın tamamına hâkim bir devlet kültürünün olmaması da, kişilerin ve kabilelerin davranışlarının sınırlarını belirsizleştirmiştir. Bu tür bir otorite boşluğunun olduğu Cahiliye Arap toplumunda, zayıf olanın devamlı şekilde ezildiği ve güçlü olmak için her şeyin yapılabildiği bir davranış yapısı ortaya çıkmakta; insan hayatta kalabilmek için türlü yola başvurmaktaydı. Özellikle kendi menfaatlerine dokunulan konularda acımasızlık dereceleri artardı. Dinler ise hem bireylerin hem de toplumların yaşantılarını düzenlemek için yeryüzüne gönderilmiştir. İslamiyet de ismindeki selamet kökünden anlaşıldığı üzere insanlara huzur ve adaleti sağlamak üzere gelmiştir. Bu noktada Hz. Peygamber'e, peygamberliğin vahyedilmesinden sonraki çalışmaları ve bu çalışmaların zamanla sistemli bir hale gelerek ilk İslam devletinin temellerinin atılması ile Cahiliye döneminin kötü alışkanlıkları bir bir ortadan kaldırılarak barış ve adalet temelli bir düzen kurulmuştur. Bu çalışmada İslâm öncesi Arap toplumunu daha iyi anlayabilmek için Câhiliye toplumunda görülen şiddet olaylarına örnekler verilerek toplum anlaşılmaya çalışılmıştır. Buradan yola çıkılarak İslâmiyet'i tebliğ ile başta Hz. Peygamber ve ashabına yönelik uygulanan şiddet hareketleri de ele alınacak, vermiş oldukları tepkilerin arka planı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ardından İslam'ın şideete bakışı ve İslam devlet teşkilatının şekillenmeye başlanması ile birlikte insan ve toplum yapısındaki değişimler ortaya konulmuştur. Çalışmada dönem kaynakları merkeze alınmış, konu üzerinde yapılan telif eserlerden istifade edilmiş ve elde edilen veriler mukayese edilerek değişim ortaya konulmuştur.
Özet (Çeviri)
Violence is a phenomenon that has persisted since the beginning of human existence. In every society, acts of violence have emerged for various reasons and in different forms. This undeniable reality of human history manifests itself not only physically but also psychologically. While violence can at times be grounded in legitimate reasons, it is more commonly employed for injustice and oppression. Additionally, depending on the traditions of a given society, examples of violence for purposes such as entertainment or sport may also be observed. Pre-Islamic Arab society cannot be considered an exception to this reality. In the Jāhiliyyah period, the frequency and diversity of violent incidents were proportional to the society's moral deficiencies. The harshness of the geography significantly influenced human nature, increasing the intensity of reactions to events. Furthermore, the absence of a centralized state authority across the Arabian Peninsula led to vague boundaries in individual and tribal behaviors. In such an environment marked by a power vacuum, a behavioral pattern emerged in which the weak were consistently oppressed, and any means were deemed acceptable to attain power. People resorted to various methods merely to survive. Brutality would especially escalate in matters affecting personal interests. Religions, on the other hand, were revealed to regulate both individual and societal life. As its name -derived from the root meaning“peace”-suggests, Islam was sent to establish justice and tranquility among people. From the moment of revelation, the Prophet Muhammad's efforts, which gradually evolved into an organized system culminating in the foundation of the first Islamic state, led to the systematic elimination of the negative practices of the Jāhiliyyah era and the establishment of a peace- and justice-based order. This study aims to better understand pre-Islamic Arab society by examining examples of violent incidents in the Jāhiliyyah period. Building upon this, the violence directed at the Prophet Muhammad and his companions during the early stages of Islamic proclamation is analyzed, and the background of their reactions is explored. Subsequently, the Islamic perspective on violence and the transformations in individual and societal structures brought about by the formation of Islamic state institutions are discussed. The study primarily draws on contemporary sources from the period, utilizes relevant scholarly works, and employs comparative analysis to demonstrate the process of transformation.
Benzer Tezler
- Sünnetin kabul veya reddettiği Cahiliye ve Ehl-i Kitab örf ve adetleri
Başlık çevirisi yok
ALİ OSMAN ATEŞ
- Mu'allaka-i Seb'a'nın muhteva yönünden incelenmesi
Başlık çevirisi yok
NURULLAH YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
DilbilimAtatürk ÜniversitesiDoğu Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET SAVRAN
- İran edebiyatında sakinameler
Başlık çevirisi yok
ADNAN KARAİSMAİLOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1991
Doğu Dilleri ve EdebiyatıAtatürk ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALUK İPEKTEN