Geri Dön

Konservatif tedavi edilen kalkaneus kırıklarının yürüme analizi ve fonksiyonel açıdan değerlendirilmesi

Gait analysis and functional assessment of conservatively treated calcaneal fractures

  1. Tez No: 950651
  2. Yazar: EDA YILDIRIM
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA AYDIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Kalkaneus kırıkları, konservatif tedavi, yürüme analizi, akıllı telefon, Calcaneus fractures, conservative treatment, gait analysis, smart-phone
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kalkaneus kırıkları insan yürüyüşünü ve fonksiyonelliğini önemli ölçüde etkileyen, tarsal kemik kırıkları içerisinde en sık görülen kırıklardır. Bu kırıklar için en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi konusunda tartışmalar halen devam etmektedir. Çalışmamızda kalkaneus kırığı sonrası konservatif tedavi uygulanan hastaların fonksiyonel skorlarını ve yürüme analizi verilerini sağlıklı bireylerle karşılaştımayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: 2017-2022 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nde kalkaneus kırığı nedeniyle konservatif tedavi uygulanan ve dahil edilme kriterlerimizi karşılayan 30 hasta çalışmaya dahil edildi. Kırık kaynaması tamamlanan ve kırık ekstremitesine tam yük vererek mobilize olan hastalar ayak bileği eklem hareket açıklığı (range of motion,ROM), American Orthopedic Foot and Ankle Scoiety (AOFAS), Short form-36 (SF-36), Vizüel Analog Skala (VAS) fonksiyonel skorlamaları ve akıllı telefon tabanlı GaitAnalyzer uygulaması kullanılarak yapılan yürüme analizi ile değerlendirilmiş, sonuçları kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Konservatif tedavi sonrası vaka grubunun ayak bileği ROM değerleri, AOFAS ve SF-36 skorları kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Vaka grubunun VAS skorlarının (2.83±1.80) kontrol grubuna (1.87±1.45) göre daha yüksek olduğu bulundu (p=0.035). Yürüme analizi verilerine bakıldığında ise; başta adım simetrisi olmak üzere (p<0.01), gruplar arasında tüm yürüyüş parametreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir değişim olduğu gözlendi. Sonuç: Kalkaneus kırıklarının konservatif tedavisi sonrası hastaların fonksiyonelliği ve yürüme paternleri etkilenebilse de, çalışmamızda vaka grubunun sonuçlarının kontrol grubu ile önemli ölçüde farklılık göstermemesi bu hastalarda uygun rehabilitasyonla birlikte konservatif tedavi yönteminin tercih edilebileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Calcaneus fractures are the most common fractures among tarsal bone fractures that significantly affect human gait and functionality. Discussions are still ongoing regarding the determination of the most appropriate treatment method for these fractures. In our study, we aimed to compare the functional scores and gait analysis data of patients, who underwent conservative treatment after calcaneus fractures, with healthy individuals. Materials and Methods: Thirty patients who underwent conservative treatment due to calcaneus fractures in Sağlık Bilimleri University Gülhane Training and Research Hospital, Department of Orthopaedics and Traumotology between 2017-2022, and met our inclusion criteria had been included in our study. Patients with completed fracture union and mobilized by full weight bearing on the fractured extremity were evaluated with ankle joint range of motion (ROM), American Orthopedic Foot and Ankle Scoiety (AOFAS), Short form-36 (SF-36), Visual Analogue Scale (VAS) functional scoring and gait analysis using the smartphone-based GaitAnalyzer application, and the results were compared with the control group. Results: After conservative treatment; the ankle ROM values, AOFAS and SF-36 scores of the case group were compared with the control group, the difference was not statistically significant (p>0.05). The VAS scores of the case group (2.83±1.80) were found to be higher than those of the control group (1.87±1.45) (p=0.035). When the gait analysis data were examined, a statistically significant change was observed between the groups in terms of all gait parameters, especially step symmetry (p<0.01). Conclusion: Although the functionality and gait patterns of the patients may be affected after conservative treatment of calcaneus fractures, in our study, the results of the case group did not differ significantly from the control group indicates that, this treatment method can be preferred in these patients with appropriate rehabilitation.

Benzer Tezler

  1. Elektro-analjezi'nin konservatif diş tedavisinde ve endodontide uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    HIDIR ÖZTÜRK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Diş HekimliğiDicle Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT BAŞARAN

  2. Gastro intestinal sistemde triko ve fitobezoarlar

    Başlık çevirisi yok

    FADIL AYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYHAN BİLGİN