Geri Dön

Koroner arter hastalığı açısından yüksek risk taşıyan hastalarda aerobik egzersiz programının, efor kapasitesi, kan lipit profili, inflamatuar parametreler ve vücut kitle indeksi üzerine etkisi

The effect of an aerobic exercise program on exercise capacity, blood lipid profile, inflammatory parameters, and body mass index in patients at high risk for coronary artery disease

  1. Tez No: 953099
  2. Yazar: NART ZAFER BAYTUĞAN
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. GÜLİZ KOZDAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amac: Kardiak açıdan yüksek riskli hastalarda, 8 haftalık aerobik egzersiz programının, hastaların efor kapasitesine, inflamatuar parametrelere, kan lipit profiline ve vücut kitle indeksine ve Framingham risk skoru üzerine olan etkisini ve beraberinde egzersiz yapmayıp sadece medikal tedavi alan grupla olan farkını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: NCEP ATP III kriterlerine göre kardiyak açıdan yüksek riskli tespit edilen hastalar [koroner arter hastalığı eşdeğeri olan hastalar (diabetes mellitus, periferik arter hastalığı, abdominal aort anevrizması, karotis arter hastalığı)]veya 10 yıllık kardiyak riski ≥% 20 olan hastalar) çalışmanın ayrıntıları anlatılarak ve onay formu alınarak çalışmaya dahil edildi. 25 hasta, 8 hafta boyunca haftanın 3günü 30 dakika aerobik egzersiz programına alınırken, 25 hastada kontrol grubu oldu. Tüm hastalara kılavuzlara uygun medikal tedavileri düzenlendi. Hastaların efor kapasiteleri, çalışma öncesinde ve bitiminde yapılan efor testi ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya yaşları 50-72 arasında değişen (ortalama yas 61±yil),40'ı kadın (%80), 10'u erkek (%20) toplam 50 hasta alindi. Egzersiz grubundaki hastalarda, 8. Hafta sonrasında toplam kilolarında (p<0.001),bel çevrelerinde (p<0.001), kalça çevrelerinde (p<0.001) ve vücut kitle indekslerinde (p<0.001) çalışma başlangıcına göre anlamlı azalma gözlendi. Ayrıca kontrol grubuyla karşılaştırıldığında egzersiz grubundaki hastalarda bu parametrelerin daha fazla iyileştiği görüldü. Her iki grubun bel/kalça oranında çalışma bitiminde değişiklik olmadığı görüldü. Kan lipit profili değerlendirildiğinde, aerobik egzersiz grubunda, bazal de ğ erlere göre LDL kolesterol (p< 0.001), total kolesterol (p<0.001)ve trigliserit (p<0.001) düzeylerinde anlamlı azalma ve HDL kolesterol düzeylerinde artış (p< 0.001) tespit edildi. Kontrol grubunda total kolesterol (p<0.001), LDL kolesterol (p<0.001) ve trigliserit (p<0.001) düşüşü olmasına rağmen HDL kolesterol düzeyleri değişmedi. Her iki grup kendi arasında karşılaştırıldığında egzersiz grubunun kan lipit profilindeki iyileşmenin kontrol grubuna göre daha fazla olduğu görüldü. hs-CRP düzeyleri çalışma bitiminde her iki grupta azalmasına rağmen, aerobik egzersiz programı grubunda kontrol grubuna göre daha fazla düşüş olduğu saptandı (p<0.001). Homosistein ve fibrinojen düzeylerinde kontrol grubunda değişmezken aerobik egzersiz programı grubunda anlamlı azalma gözlendi (p<0.001,p=0.003). Açlık kan şekeri (p<0.001), insülin (p<0.001) ve HbA1c (p<0.001) düzeyleri aerobik egzersiz programı grubunda anlamlı şekilde azalırken kontrol grubunda bu parametreler değişmedi. Aerobik egzersiz programı grubunda, egzersiz süresinin ve toplam MET değerinin anlamlı olarak artığı tespit edildi (p<0.001,p<0.001),kontrol grubunda ise efor süresi ve MET değeri değişmedi. Framingham risk skoruna göre hesaplanan 10 yıllık kardiyak risk düzeyi, her iki grupta çalışma bitiminde anlamlı olarak azaldı. Her iki grupta arasında risk azalımı açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: Aerobik egzersiz programı uygulanan hastalarda; vücut kitle indeksi, bel ve kalça çevresinde kontrol grubuna göre anlamlı azalma olmuştur. Ayıca hastaların kan lipit profili, inflamatuar parametreleri, glikoz ve karbonhidrat metabolizmasıyla ili ş kili parametreleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak iyileşmiştir. Aerobik egzersiz grubundaki hastalarda efor kapasitesinde bazal de ğ erlere göre iyileşme görülmüş, hastaların efor kapasiteleri belirgin olarak artmıştır. Bu sonuçlara göre kardiyak olarak 10 yıllık olay geçirme riski yüksek olan hasta grubuna, medikal tedaviye ek olarak düzenli aerobik egzersiz program ı uygulamak ve hastaları egzersize teşvik etmek bundan sonra gelişebilecek kardiyovasküler olayları önlemek açısından etkin ve güvenli görülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: To determine the effects of 8 weeks aerobic exercise program on the exercise capacity, inflammatory parameters, blood lipid profile, body mass index and Framingham risk score in patients with high cardiac risk and the differences from the patients treated only with medical therapy. Method: The patients with high cardiac risk according to NCEP ATP III criteria (coronary artery disease equivalent: diabetes mellitus, peripheral artery disease, abdominal aorta aneurysms, carotid artery disease) or patients with 10-year cardiac risk≥%20 were studied. Twenty-five patients were included to aerobic exercise program for 30 minutes/day for 3 days in a week. The aerobic exercises were programmed as 8 weeks. There were 25 patients in the control group. Medical treatment was given to all patients according to the guidelines. The exercise capacities of the patients were determined with exercise stress tests which were done before and at the end of study. Results: Fifty patients were studied (% 80 women, % 20 men). Their ages were varied between 50-72 years and the mean age was 61 ± 5 years. In patients with exercise group; the body weight, the waist and hip circumferences, and body mass index were decreased significantly after 8 weeks. These parameters in exercise group; patients were improved better compared to control group. In exercise group; significant decrease in LDL cholesterol, total cholesterol, triglyceride levels and an increase in HDL cholesterol were observed compared to basal levels. Although high sensitive CRP levels were decreased in both group, a much more decrease was observed in exercise group. Homoscysteine and fibrinogen levels were not changed in control group, but a significant decrease was seen in aerobic exercise program group. Fasting blood glucose, insulin and HbA1c levels were decreased significantly in the aerobic exercise program group; but these parameters were not changed in the control group. The exercise capacities of the patients in the exercise program were determined with exercise stress test at the end of study. The exercise capacities and total MET values were increased significantly. The cardiac risk index calculated according to Framingham risk score were decreased significantly in each group at the end of study. Any significant difference was not found between these two groups in risk reduction. Conclusion: There was a significant decrease in body mass indexes, waist and hip circumferences of the patients in aerobic exercise program group. The blood lipid profile, inflammatory parameters, diabetes related parameters were improved significantly compared to control group. The exercise capacities of the patients in aerobic exercise group were improved compared to basal levels. In this study, we have shown that regular aerobic exercise which is effective and safe, can be suggested to the patients with high 10-year cardiac event risk in addition to medical therapy to decrease the probable cardiovascular events.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter hastalığı açısından risk taşıyan semptomatik ve asemptomatik hastalarda MDBT anjiografi bulgularının karşılaştırılması

    Comparing MSCT angiography findings of symptomatic and asymptomatic patients having coronary artery disease risk factors

    NURPER ÖNDER ÖNOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANAN AKMAN

  2. Determination of risk factors in patients with acute coronary syndrome

    Akut koroner sendrom geçiren hastalarda risk faktörlerinin belirlenmesi

    NAZAR AZEEZ HUSSEIN ALDHAHER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    HemşirelikÇankırı Karatekin Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZLEM BULANTEKİN DÜZALAN

  3. Koroner arter hastalığı olan bireylerde ve eşlerinde öfke

    Anger in individuals who has been diagnosed coronary artery disease and their husband / wife

    SEÇİL BEYECE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HemşirelikEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİÇEK FADILOĞLU

  4. Plasma D-dimer düzeyi ve koroner arter hastalığı riski

    Plasma D-dimer level and of coronary artery disease

    BİLGEHAN KARADAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NERGİS DOMANİÇ

  5. Perkutan koroner girişim uygulanan hastalarda klopidogrel direnci ile CYP2C19 gen polimorfizmi ve serum leptin düzeyi arasindaki ilişki

    The relationship between clopidogrel resistance and CYPC19 gene polymorphism and serum leptin level

    ALİ DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇAVLAN ÇİFTCİ