Geri Dön

İstanbul ilinde özel sektörde çalışan bireylerin depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri ile yeme bozukluklarına yatkınlıkları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

The evaluation of the correlation between depression, anxiety, stress levels and tendencies for eating disorders among private sector employees in İstanbul

  1. Tez No: 954864
  2. Yazar: NİLSU AYDER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AYNUR MÜDÜROĞLU KIRMIZIBEKMEZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Psikoloji, Nutrition and Dietetics, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: depresyon, stres, anksiyete, yeme bozuklukları, Beslenme ve yeme bozuklukları, Çalışma psikolojisi, Örgütsel depresyon, İş stresi, depression, stress, anxiety, eating disorders, Feeding and eating disorders, Psychology of work, Organizational depression, Job stress
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Nişantaşı Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yeme bozuklukları; bireylerin besin alımı ya da emilim süreçlerinde farklılıklara yol açarak hem fiziksel sağlıklarını hem de psikososyal işlevlerini olumsuz etkileyen ciddi sağlık sorunlarıdır. Bu bozuklukların gelişiminde psikolojik faktörlerin belirleyici bir etkisi olduğu ve çoğunlukla diğer ruhsal rahatsızlıklarla birlikte seyrettiği görülmektedir. Bu çalışma, İstanbul'da özel sektörde çalışan bireylerde anksiyete, depresyon ve stres düzeyleri ile yeme bozukluklarına yatkınlık arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmaya, 18–65 yaş arası özel sektör çalışanı 400 birey katılmıştır. Veriler, kişisel bilgi formu, Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (DASS-21) ile Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği (YBDÖ) aracılığıyla toplanmış ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların %58'i kadın olup, ortalama yaş 39,6±12 yıl, beden kütle indeksi 25,0±4,09 kg/m² olarak bulunmuştur. Kadınların depresyon, anksiyete, stres ve yeme bozukluğu yatkınlığı puanları erkeklere kıyasla anlamlı düzeyde yüksektir (p≤0,05). Çalışma koşullarının ağırlaşması ile psikolojik belirtiler ve yeme bozukluğu eğilimi artmaktadır. Tüm psikolojik değişkenler ile yeme bozukluğu bileşenleri arasında pozitif korelasyon saptanmıştır (p≤0,05). Bulgular, özel sektör çalışanlarında artan psikolojik hastalıkların yeme bozukluğu riskini artırabileceğini göstermektedir. Yeme bozukluklarının değerlendirilmesinde iş yaşamı kaynaklı stres faktörlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Multidisipliner yaklaşım ve tamamlayıcı uygulamaların bütüncül tedaviye katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Eating disorders are serious health conditions that disrupt nutrition and harm physical and mental health. Psychological influences significantly contribute to eating disorders, which often exist with other mental conditions. This research explores how anxiety, depression, and stress relate to eating disorder tendencies in Istanbul's private sector workers. 400 individuals aged 18–65 working in the private sector in Istanbul participated in the research. Data were collected via a personal information form, the Depression, Anxiety and Stress Scale (DASS-21) and the Eating Disorder Assessment Scale (EDE-q) and analyzed using the SPSS program. Among participants, 58% were female, with a mean age of 39,6±12 years, weight of 72,2±14,8 kilograms, and BMI of 25,0±4,09 kg/m Women have significantly higher scores for depression, anxiety, stress and eating disorder susceptibility than men (p≤0.05). As working conditions become more difficult, the tendency for psychological symptoms and eating disorders increases. A positive correlation was found between all psychological variables and eating disorder components (p≤0.05). Findings suggest that increased prevalence of psychological disorders among private sector employees may be associated with a higher risk of eating disorders.. In the evaluation of eating disorders, work-related stress factors should be taken into account. A holistic treatment plan must be created with an interdisciplinary team (dietitian, psychologist, doctor). It is thought that multidisciplinary approach and complementary practices can contribute to holistic treatment.

Benzer Tezler

  1. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  2. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  3. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  4. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK