Geri Dön

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan hastaların yatışında ve takibinde gelişen neonatal sepsis tanısında biyobelirteç olarak fibrinojen albümin oranının kullanılması

Using fibrinogen albumin ratio as a biomarker in the diagnosis of neonatal sepsis during the admission and follow-up of patients admitted to the Neonatal Intensive Care Unit

  1. Tez No: 955407
  2. Yazar: İLHAN BOĞAZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BEYZA ÖZCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan sepsisi, fibrinojen, albümin, FAO, biyobelirteç, Neonatal sepsis, fibrinogen, albumin, FAR, biomarker
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yenidoğan sepsisinde tanı koymadaki zorluklar özgül olmayan semptomlar ve standart testlerin sınırlı tanısal performansı nedeniyle sürmektedir. Bu çalışma ile amacımız fibrinojen albümin oranının (FAO) yenidoğan sepsisi tanısında kullanılabilirliğini ve tanısal doğruluğunu değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Nisan-Kasım 2024 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan 371 yenidoğan üzerinde retrospektif ve gözlemsel olarak gerçekleştirilmiştir. Hastalar; kanıtlanmış sepsis, klinik sepsis, şüpheli sepsis ve kontrol grubu olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Demografik veriler, laboratuvar bulguları ve klasik inflamatuvar belirteçlerle birlikte FAO düzeyleri karşılaştırılmıştır. Tanısal doğruluk Receiver Operating Characteristic (ROC) analizi ile; ilişkiler Spearman korelasyonu ve FAO'nun sepsis üzerindeki bağımsız etkisi lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 371 yenidoğanın 189'u sepsis, 182'si kontrol grubunu oluşturmuştur. Sepsis grubunda erkek cinsiyet oranı, prematürite, düşük doğum ağırlığı sıklığı, yatış süresi daha yüksekti (tümünde p<0,05). Laboratuvar bulgularında sepsis grubunda beyaz küre (BK) ve albümin düzeyleri daha düşük, CRP, prokalsitonin, fibrinojen ve FAO düzeyleri ise anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (p<0,001). FAO ile CRP ve prokalsitonin arasında güçlü pozitif korelasyon mevcuttu. Lojistik regresyon analizinde FAO sepsis için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlendi (OR=1,105; p<0,001). ROC analizine göre FAO'nun tanısal gücü yüksekti (AUC=0,927; duyarlılık %77,2; özgüllük %97,3) ve CRP ile prokalsitoninden daha güçlü bir belirteç olduğu saptandı. Sepsis alt gruplarında ve prematüre bebeklerde FAO düzeyleri anlamlı şekilde yüksekti. Sonuç: FAO düzeyi yenidoğan sepsisli olgularda anlamlı şekilde artmış olup CRP ve prokalsitonin gibi geleneksel inflamatuvar belirteçlerle güçlü korelasyon göstermektedir. Yüksek özgüllük ve tanısal doğruluğa sahip olması, FAO'nun sepsis tanısında bağımsız bir biyobelirteç olarak değer taşıdığını göstermektedir. Sepsisli bebeklerde prematürite, düşük doğum ağırlığı ve uzamış yatış süresi gibi risk faktörleriyle birlikte değerlendirildiğinde FAO klinik karar süreçlerinde pratik ve güvenilir bir yardımcı parametre olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Difficulties in diagnosing neonatal sepsis continue due to nonspecific symptoms and limited diagnostic performance of standard tests. This study aims to evaluate the usability and diagnostic accuracy of the fibrinogen-albumin ratio (FAR) in diagnosing neonatal sepsis. Materials and Methods: The study was conducted retrospectively and observationally on 371 newborns hospitalized in Konya City Hospital Neonatal Intensive Care Unit between April and November 2024. Patients were divided into four groups: proven sepsis, clinical sepsis, suspected sepsis, and control group. FAR levels were compared with demographic data, laboratory findings, and classical inflammatory markers. Diagnostic accuracy was evaluated with receiver operating characteristic (ROC) analysis; relationships were evaluated using Spearman correlation, and the independent effect of FAR on sepsis was evaluated using logistic regression analysis. Results: Of the 371 newborns included in the study, 189 were in the sepsis group, and 182 were in the control group. The male sex ratio, prematurity, low birth weight frequency, and hospitalization duration were higher in the sepsis group (all p<0.05). Laboratory findings showed lower WBC and albumin levels and significantly higher CRP, procalcitonin, fibrinogen, and FAR levels in the sepsis group (p<0.001). There was a strong positive correlation between FAR and CRP and procalcitonin. In logistic regression analysis, FAR was determined as an independent risk factor for sepsis (OR=1.105; p<0.001). According to ROC analysis, FAR had high diagnostic power (AUC=0.927; sensitivity 77.2%; specificity 97.3%) and was a stronger marker than CRP and procalcitonin. FAR levels were significantly higher in sepsis subgroups and premature infants. Conclusion: FAR levels significantly increased in neonatal sepsis cases and strongly correlated with traditional inflammatory markers such as CRP and procalcitonin. High specificity and diagnostic accuracy indicate that FAR has value as an independent biomarker in diagnosing sepsis. When evaluated together with risk factors such as prematurity, low birth weight, and prolonged hospitalization in infants with sepsis, FAR can be a practical and reliable auxiliary parameter in clinical decision-making processes.

Benzer Tezler

  1. Hazır giyim üreten bir işletmede organizasyon ve yönetim sorunları

    Başlık çevirisi yok

    GÜLCAN GÖNENÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İşletmeGazi Üniversitesi

    Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RASİH DEMİRCİ

  2. Kurumlar Vergisi Kanunu açısından sermaye şirketlerinde tasfiye, birleşme, nev'i değiştirme

    Başlık çevirisi yok

    BİLLUR YALTI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Mali Hukuk Ana Bilim Dalı

  3. Yabancı sermaye ile ilişkiler 1850-1954

    Başlık çevirisi yok

    NEVZAT ONARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

  4. Anne ve yenidoğanda T4 ve TSH düzeylerinin ölçülmesi ve tiroid fonksiyonlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HATİCE YENER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZER HATEMİ

  5. Yenidoğanlarda roket elektroforezi yöntemiyle apolipoprotein B tayini

    Başlık çevirisi yok

    AYNUR KARAGÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    BiyokimyaUludağ Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KEMAL ÖZKAN

  6. Türkiye'de yonga levha endüstrisi sorunları ve çözüm yolları

    Die spanplatten indüstrie in der Türkei ihre probleme und lösungsmöglichkeiten

    ABDİ EKİZOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    PROF. DR. METİN ÖZDÖNMEZ