İnrauterin inseminasyon sikluslarında prognostik faktörler
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 955408
- Danışmanlar: PROF. DR. MİNE İSLİMYE TAŞKIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Gebelik oranı, infertilite süresi, intrauterin inseminasyon, prognostik faktörler, Infertility duration, Intrauterine insemination, Pregnancy rate, Prognostic factor
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Balıkesir Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İntrauterin inseminasyon (IUI), hazıranmış spermin intrauterin kaviteye verilmesi esasına dayanan, minimal invaziv ve maliyet etkinliği nedeniyle açıklanamayan infertilite, hafif erkek faktörü, anovulasyon ve hafif endometriozis gibi durumlarda ilk basamak tedavi yöntemi olarak önerilen bir yardımcı üreme yöntemidir. Bu çalışmada, IUI uygulanan bireylerde tedavi başarısını etkileyebilecek klinik ve laboratuvar parametrelerin belirlenmesi ve elde edilen bulguların literatürle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2014–2024 yılları arasında Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde IUI uygulanan 539 siklusu kapsamaktadır. Çalışmaya 18–38 yaş aralığında, en az bir tubası açık olan, yeterli over rezervine sahip ve yıkama sonrası toplam motil sperm sayısı (TMSS) >5 milyon olan çiftler dahil edilmiştir. Olgulara ait yaş, infertilite süresi ve nedeni, antral folikül sayısı (AFS), AMH ve hormon düzeyleri (FSH, LH, E2, PRL, progesteron), Histerosalpingografi (HSG) bulguları, endometrial kalınlık, kullanılan ovulasyon indüksiyon protokolü ve insemine edilen sperm sayısını içeren tüm parametler gebelik elde edilen ve edilmeyen grupta karşılaştırılmışıtır. İstatistiksel analizlerde non parametrik testler çoklu karşılaştırmalarda Ki-kare analizi kullanılmış, p <0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Toplam 539 siklus değerlendirildiğinde, %17,4 oranında gebelik, %69,14 oranında canlı doğum elde edilmiştir. Gebelik elde edilen grupta yaş ortalaması 27,89 ± 4,13 yıl, infertilite süresi ise 2,52 ± 3,88 yıl olarak bulunmuştur. Gebelik elde edilemeyen grupta ise yaş ortalaması 28,12 ± 4,37 ve infertilite süresi 4,54 ± 6,89 yıl olup yalnızca infertilite süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p = 0,013). Her iki grupta da en sık infertilite nedeni açıklanamayan infertilite olarak saptanmış olup gebelik elde edilen grupta da açıklanamayan infertilitenin ilk sırada olduğu ve bunu da anovulatuar infertilitenin takip ettiği görülmektedir. FSH, LH, E2, PRL, progesteron, AMH, AFS, endometrial kalınlık ve TMSS gibi parametrelerde gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Ovulasyon indüksiyonunda en sık gonadotropin (GND) protokolü tercih edilmiştir. GND ve GND + letrozol kombinasyonu, gebelik oranı açısından daha yüksek başarı göstermiş ancak bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre, IUI sikluslarımızda gebelik oranı %17,4 olup bu oran literatür ile uyumludur. IUI başarısında en belirleyici faktörün infertilite süresi olduğunu görülmektedir. Kısa süreli infertil olan bireylerde tedavi başarısı daha yüksek bulunmuştur. Açıklanamayan infertilite ve anovulasyon gibi etiyolojilerde IUI daha yüksek başarı oranı sunarken; endometriozis, tubal faktör ve erkek infertilitesi gibi yapısal nedenlerde başarı sınırlı kalmaktadır. Çalışmamızın sonuçlarına göre, gonadotropin ile ovulasyon indüksiyonu (OI) yapılan sikluslarda gebelik oranının daha yüksek saptanmış olması, OI protokolünün seçiminde göz önüne alınmalıdır. Hormon profili, endometrial kalınlık ve TMSS gibi değişkenler fizyolojik aralıkta olduğunda klinik başarıyı öngörmede tek başına yeterli değildir. Sonuç olarak, IUI sikluslarında bireyselleştirilmiş hasta seçimi ve protokol planlaması önem arz etmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Intrauterine insemination (IUI) is an assisted reproductive technique based on the intrauterine injection of prepared sperm. Due to its minimal invasiveness and cost-effectiveness, it is recommended as a first-line treatment in cases such as unexplained infertility, mild male factor infertility, anovulation, and mild endometriosis. This study aimed to determine the clinical and laboratory parameters affecting IUI success and to compare the findings with the current literature. Material and Method: This study included 539 IUI cycles performed between 2014 and 2024 at the Department of Obstetrics and Gynecology, Balıkesir University Hospital. Couples included were between 18–38 years of age, had at least one patent fallopian tube, sufficient ovarian reserve, and a post-wash total motile sperm count (TMSC) >5 million. Parameters such as age, duration and cause of infertility, antral follicle count (AFC), AMH levels, basal hormone profile (FSH, LH, E2, PRL, progesterone), hysterosalpingography (HSG) findings, endometrial thickness, ovulation induction protocols, and inseminated sperm counts were compared between pregnant and non-pregnant groups. Non-parametric tests and chi-square analysis were used for statistical evaluation; p <0.05 was considered significant. Results: Of the 539 cycles analyzed, the overall pregnancy rate was 17.4%, and the live birth rate was 69.14% among those who conceived. The mean age was 27.89 ± 4.13 years in the pregnancy group and 28.12 ± 4.37 in the non-pregnancy group. The duration of infertility was significantly shorter in the pregnancy group (2.52 ± 3.88 years) compared to the non-pregnant group (4.54 ± 6.89 years, p = 0.013). The most common infertility cause in both groups was unexplained infertility, followed by anovulatory infertility in the pregnancy group. No statistically significant differences were observed between the groups in terms of FSH, LH, E2, PRL, progesterone, AMH, AFC, endometrial thickness, or TMSC. The most frequently used ovulation induction protocol was gonadotropin (GND), and the GND + letrozole combination was associated with higher pregnancy rates, although this difference was not statistically significant. Conclusion: The pregnancy rate observed in our IUI cycles was 17.4%, consistent with existing literature. Among the evaluated factors, infertility duration was the most significant predictor of IUI success, with shorter durations associated with higher pregnancy rates. IUI was more effective in patients with unexplained infertility and anovulation, while outcomes were poorer in cases with structural causes such as endometriosis, tubal factor, and male infertility. The higher pregnancy rate observed in cycles using gonadotropins suggests that stimulation protocol choice is a key consideration. Hormone profile, endometrial thickness, and TMSC within physiological ranges were not sufficient to predict clinical success alone. Therefore, individualized patient selection and protocol planning are essential in optimizing IUI outcomes
Benzer Tezler
- İntrauterin inseminasyon uygulanan hastalarda gebelik oranlarını etkileyen prognostik faktörler
Predictive factors influencing pregnancy rates after intrauterine insemination
ARZU YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OYA DEMİRCİ
- Açıklanamayan infertil çiftlerde İUİ siklüslerinde başarıyı etkileyen prognostik faktörler
Prognostic factors affecting success in IUI cycles inunexplained infertility couples
NIGAR AZIZOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumSakarya ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NERMİN AKDEMİR
- Ovulasyon indüksiyonu yapılan kadınlarda serum 25-hidroksi vitamin D düzeyleri ile dominant folikul büyüklüğü ve oluşma süresi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum 25-hidroxy vitamin D levels and dominant follicle size and formation time in women undergoing ovulation induction
SUDABA GARIBOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİNE KANAT PEKTAŞ
- İntrauterin inseminasyon (IUI) sikluslarında gebelik sonuçlarını etkileyebilecek prognostik faktörlerin değerlendirilmesi
Assessment of prognostic factors that may influence pregnancy outcomes in intrauterine insemination (IUI) cycles
ÖZGE DEMİRCİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUNA KABİL KUCUR
- Kayseri bölgesinde doğan bebeklerde intrauterin büyüme
Başlık çevirisi yok
HİLMİ TARIK KARAKAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı