Geri Dön

Fibrinojen albümin oranının meme kanserindeki diagnostik rolünün incelenmesi

Exploring the diagnosti̇c significance of the fibrinogento-albumin ratio in breast cancer

  1. Tez No: 960373
  2. Yazar: ÖNER DENİZ ASLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SERDAR GÖKAY TERZİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Meme kanserinde erken tanı mortalite ve morbidite açısından büyük önem taşımakta, yanlış veya gecikmiş tanı hem hastalar hem de sağlık çalışanları için pek çok sorunu beraberinde getirmektedir. Son zamanlarda fibrinojen albümin oranı (FAO) çeşitli malign hastalıklarda prognostik bir belirteç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Meme kanseri hastalarında yüksek FAO' nun, kötü prognoz ile ilişkili olduğunu ortaya koyan çalışmalar mevcuttur. FAO' nun malign hastalıklardaki prognostik değeri gün geçtikçe önem kazanmaya başlasa da diagnostik değeri için henüz yeterli veri mevcut değildir. Güncel çalışmalar, bu oranın tanıda kullanılabileceğini desteklemektedir. Bu araştırmanın amacı, meme kanseri hastalarında FAO' nun tanıyı destekleyici rolünü değerlendirmektir. Materyal ve Metot: Kasım 2024 - Mart 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Genel Cerrahi polikliniklerine rutin kontrol ya da meme ile ilişkili şikâyeti nedeniyle başvuran 18 yaş ve üzeri kadın ve erkek hastalar prospektif olarak incelenmiştir. Görüntülemelerde BIRADS 4, BIRADS 5, ve BIRADS 6 lezyon tespit edilen toplam 168 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastalar patoloji sonuçlarına göre malign ve benign olarak iki gruba ayrılmıştır. Hastalardan neoadjuvan terapi veya cerrahi gibi tedavi aşamalarından önce FAO değerleri elde edilmiştir. Elde edilen bu FAO değerleri hastaların demografik ve klinik özellikleri ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Hastalar kanser varlığı ve FAO arasındaki ilişki açısından incelendiğinde, malign hastalarda FAO değerleri benign hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p≤0.05). Buna ek olarak BIRADS-5 hastalarda FAO, BIRADS-4 hastalara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p≤0.05). İncelenen diğer parametrelerde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen bulgular, meme kanseri tanısında FAO' nun tanısal prediktif değeri olabileceğine işaret etmektedir. Kolay ve erken ulaşılabilir olan bu yöntemin klinik pratikte yer edinebilmesi için, ileride yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Early detection of breast cancer plays a crucial role in reducing both mortality and morbidity. Misdiagnosis or delayed diagnosis can lead to numerous challenges for both patients and healthcare providers. In recent years, the fibrinogen-to-albumin ratio (FAR) has emerged as a prognostic marker in various malignancies. Some studies have shown that elevated FAR is associated with poor prognosis in breast cancer patients. While the prognostic value of FAR in malignancies is increasingly recognized, data on its diagnostic utility remain limited. Recent studies suggest that FAR may also have potential as a diagnostic marker. This study aims to evaluate FAR's diagnostic utility in patients with breast cancer. Materials and Methods: Between November 2024 and March 2025, male and female patients aged 18 years and older who presented to the General Surgery outpatient clinics of Ankara Bilkent City Hospital for routine follow-up or breast-related complaints were prospectively evaluated. A total of 168 patients with BIRADS 4, BIRADS 5, or BIRADS 6 lesions identified on imaging were included in the study. Based on pathology results, patients were categorized into malignant and benign groups. FAR values were obtained prior to any treatment interventions such as neoadjuvant therapy or surgery. These values were then compared with the demographic and clinical characteristics of the patients. Results: When analyzing the relationship between cancer presence and FAR, FAR values were found to be significantly higher in patients with malignant disease compared to those with benign pathology (p≤0.05). Additionally, FAR values were significantly higher in BIRADS 5 patients compared to BIRADS 4 patients (p≤0.05). No statistically significant differences were observed in the other parameters analyzed. Conclusion: The findings of this study suggest that FAR may hold predictive diagnostic value in breast cancer. Further research is needed to validate the clinical applicability of this easily accessible and early measurable parameter in routine practice.

Benzer Tezler

  1. Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE İŞBİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    FizyolojiUludağ Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK

  2. Akut miyokard infarktüsünde hemostatik denge ve fibrinolitik aktivite

    Başlık çevirisi yok

    H. ERTUĞRUL OĞUZÖNCÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Diabetes Mellitus'ta plazma protein C düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    ABDULAZİZ KURAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGİN SENCER