Geri Dön

Preeklampsi hastalarında proteinüri miktarı ve proteinürinin başladığı gebelik haftası ile maternal, fetal sonuçlar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between the amount of proteinuria and the gestational week of onset of proteinuria with maternal and fetal outcomes in patients with preeclampsia

  1. Tez No: 960531
  2. Yazar: ESRA SAKARSU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRE SERTEL, DR. GÖKÇE NAZ KÜÇÜKBAŞ ÖZÖNDER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: başlangıç zamanı, gebelik sonuçları, preeklampsi, proteinüri, proteinüri miktarı, onset time, preeclampsia, proteinuria, proteinuria level, pregnancy outcomes
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, preeklampsi olgularında proteinüri miktarı ile başladığı gebelik haftasının anne ve bebek sonuçlarına etkileri araştırılmıştır. Proteinüri düzeyi nefrotik (≥3 g/24 saat) ve nefritik (<3g/24 saat) olmak üzere proteinüri başlangıcı ise, erken başlangıçlı (<34. gebelik haftası) ve geç başlangıçlı (≥34. gebelik haftası) olmak üzere preeklamptik gebelerin sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma, proteinüri başlangıç zamanı ve miktarını birlikte ele alarak, proteinürinin preeklamptik gebelik sonuçlarına etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, retrospektif kohort çalışması olarak tasarlanmış olup, bu çalışma, 2023 Nisan-2025 Ocak ayları arasında Kocaeli Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde takibi ve doğumu gerçekleşen 171 preeklamptik gebe üzerinde yürütülmüştür. Hastaların demografik ve klinik verileri analiz edilmiştir. Proteinüri miktarına göre nefritik (<3 g/24 saat) ve nefrotik (≥3 g/24 saat); başlangıç zamanına göre <34. hafta ve ≥34. hafta olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Değişkenler nicel ve nitel olmalarıyladağılımlarına göre uygun istatistiksel testlerle analiz edilmiş, p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Nefrotik proteinürisi olan olgularda gebelik süresi daha kısa; yenidoğan ağırlığı, boyu ve Apgar skorları daha düşüktür. Ayrıca bu grupta prodromal semptom, postpartum hipertansiyon ve şiddetli preeklampsi oranı nefritik gruba göre daha yüksektir. Yaş, vücut kitle indeksi, alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), trombosit sayısı(PLT), kreatinin düzeyleri ve doğum şekli gibi incelenen diğer parametrelerde proteinüri düzeyine göre anlamlı fark saptanmamıştır. Proteinürisi <34. haftada başlayan olgularda gebelik süresi ve yenidoğan ölçümleri daha düşük, maternal kreatinin düzeyleri ve tansiyon regülasyonu için gerekli antihipertansif ihtiyacı geç başlayanlara göre daha yüksektir. Geç başlangıçlı proteinürili preeklamptik gebelerde şiddetli preeklampsi, sezaryen oranı ve yenidoğan Yenidoğan Bakım Ünitesi (YBÜ) ihtiyacı daha düşüktür. ALT, AST, PLT düzeyleri ve doğum şekli yönünden proteinüri başlangıç zamanına göre fark izlenmemiştir. Sonuç: Proteinüri düzeyi ve başlangıç haftası, preeklamptik gebelerin bazı maternal-fetal sonuçlarında anlamlı fark ile ilişkili bulunmuştur. Proteinürinin miktarı arttıkça ve başladığı gebelik haftası küçüldükçe maternofetal olumsuz sonuçlarla olan ilişkisi artmaktadır. Klinik yaklaşımda, proteinüri miktar ve zamanının değerlendirilmesi, proteinürili preeklamptik gebe yönetiminde yol gösterici olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to investigate the effects of the amount of proteinuria and the gestational week at which it begins on maternal and neonatal outcomes in preeclamptic pregnancies. Proteinuria was classified as nephrotic (≥3 g/24 hours) or non-nephrotic (<3 g/24 hours), and the onset of proteinuria was categorized as early (<34 weeks of gestation) or late (≥34 weeks). The study sought to evaluate the impact of both the amount and onset timing of proteinuria on the clinical course of preeclampsia. Materials and Methods: This retrospective cohort study was conducted at the Department of Obstetrics and Gynecology, Kocaeli City Hospital, between 2023 and April 2025. A total of 171 pregnant women diagnosed with preeclampsia were included. Demographic and clinical data were analyzed. Patients were grouped based on proteinuria amount (non-nephrotic: <3 g/24h and nephrotic: ≥3 g/24h) and onset time (<34 weeks and ≥34 weeks). Appropriate statistical tests were applied according to the type and distribution of the variables. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: Patients with nephrotic-range proteinuria had shorter gestational durations and lower neonatal birth weight, length, and Apgar scores. Additionally, this group had higher rates of prodromal symptoms, postpartum hypertension, and severe preeclampsia. No significant differences were observed in age, body mass ındex, alanine aminotransferase, aspartate aminotransferase, platelet count, creatinine levels, or mode of delivery based on proteinuria level. Among cases with proteinuria onset before 34 weeks, gestational duration and neonatal measurements were lower, while maternal creatinine levels and antihypertensive treatment requirements were higher. In contrast, patients with late-onset proteinuria had lower rates of severe preeclampsia, cesarean delivery, and neonatal intensive care unit (NICU) admission. No significant differences were found between the groups regarding ALT, AST, PLT levels, or delivery mode based on the timing of proteinuria onset. Conclusion: Both the level and onset time of proteinuria are significantly associated with certain maternal and neonatal outcomes in preeclamptic pregnancies. As the amount of proteinuria increases and the onset occurs earlier in gestation, the risk of adverse maternofetal outcomes rises. Therefore, evaluating the amount and timing of proteinuria may provide important guidance in the clinical management of preeclamptic patients.

Benzer Tezler

  1. Gebelikte izole proteinüri tespit edilen olguların maternal ve perinatal sonuçlar ile ilişkisi

    The relationship between maternal and perinatal results of patients detected isolated proteinuria in pregnancy

    CANDAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM SEÇİLMİŞ KERİMOĞLU

  2. Preeklampsi belirteçlerinin ve düzeylerinin maternal ve neonatal sonuçlara etkisinin araştırılması

    To investigate the effects of maternal and neonatal outcomes of preeclampsia and levels of markers

    ATTİLA ÖZKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDüzce Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELAHATTİN KUMRU

    YRD. DOÇ. ALPER BAŞBUĞ

  3. Hafif ve ağır preeklampsi olgularında maternal serum lipid profilinin değerlendirilmesi

    Evaluation of lipid profile among mild and severe preeclampsia patients

    ÖZGÜR ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    AYHAN COSKUN

  4. Preeklampsili gebelerin anestezi yönetiminde akciğer ultrasonu bulgularının tanınmasında yapay zeka uygulamalarının etkinliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of artificial intelligence in defining LUNG ultrasound findings in anesthesia management of preeclampsia

    SELİN BAĞCAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Anestezi ve ReanimasyonGazi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DUDU BERRİN GÜNAYDIN