Metastatik olmayan meme kanserli tip 2 diabetes mellituslu hastalarda sodyum glukoz ko-transportör-2 inhibitörü kullanımının tedaviye yanıta ve prognoza olan etkisi
The effect of sodium-glucose co-transporter-2 inhibitor use on treatment response and prognosis in patients with non-metastatic breast cancer and type 2 diabetes mellitus
- Tez No: 961224
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT BÜLENT KÜÇÜKAY, DR. BURAK ÖZBAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma T2DM tanılı meme kanserli kadın hastalarda sodyum glukoz kotransporter-2 inhibitörü tedavisinin kanser tedavisine etkinliğine, nüks oranlarına ve sağkalıma etkilerini, ve olası prognostik belirleyicileri incelemek amacıyla yapıldı. Gereç e Y ntem: Bu retrospektif çalışma, metastatik olmayan meme kanseri ve T2DM tanısı olan 158 kadın hasta ile, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde, 2015-2025 yılları arasında yapıldı. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, hastaların tanı anındaki ve altıncı aydaki laboratuvar değerleri değerlendirildi. Çalışma grupları arasında sağkalım ve hastalıksız sağkalım süreleri karşılaştırıldı, sağkalım analizi için Kaplan-Meier yöntemi ile inceleme yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 158 hastanın 82'si SGLT2i kullanıyordu. Bu hastalarda, kontrol grubuna kıyasla beden kitle indeksi (BKI), statin kullanım oranı, radyoterapi tedavisi alma oranı, nüks ve mortalite oranları daha düşük olarak saptandı (sırasıyla p=0,034; p=0,028; p=0,043; p=0,002; p<0,001). İlk ölçümde kontrol grubunda LDL-K değeri çalışma grubundan yüksek saptandı. İkinci ölçümde çalışma grubunda HbA1c kontrol grubundan daha yüksek idi (sırasıyla p=0,009; p=0,018). Kontrol grubunda başlangıç ve takip ölçümleri arasındaki fark değerlendirildiğinde, kreatinin ve glukoz değerlerinin yükseldiği ancak LDL-K değerinin azaldığı gözlendi (sırasıyla p=0,011; p=0,049; p=0,013). SGLT2i kullanan hastalarda sağkalımın anlamlı olarak uzadığı saptandı (p<0,001). Hastalarda sadece ECOG'un sağkalım ile ilişkili olduğu gözlendi (p=0,024). SGLT2i kullananlarda, neoadjuvan tedavi ve kemoterapi almamış olanlarda hastalıksız sağkalım süresi daha uzundu (sırasıyla p=0,014; p=0,013). Ayrıca ECOG, tümör boyutları ve lenf bezi varlığı ile hastalıksız sağkalım süresi ilişkili idi (sırasıyla p<0,001 p=0,049 p=0,013). ix Erken evre hastalarda SGLT2i kullanımı, ECOG düzeyi, tümör boyutu, lenf bezi varlığı, neoadjuvan, adjuvan ve kemoterapi değişkenleri tek değişkenli (univariate) analizler sonucunda anlamlı bulundu. Multivariate Cox regresyon analizinde ECOG düzeyi 3 olmanın nüks gelişme riskini 5,41 kat (HR:5,41; %95CI:0,96-30,28; p=0,048) arttırdığı belirlendi. SGLT2i kullanımının ise (HR:0,38; %95CI:0,13-1,10; p=0,047) nüks riskini azalttığı belirlendi. Sonuç: Meme kanserli kadın hastalarda SGLT2i kullanımı uzamış sağkalım ile ilişkilidir. Bu çalışmada BKİ, LDL-K, statin kullanımı ve ECOG skorunun prognostik önemi olduğu saptandı. SGLT2i kullanan hastalarda radyoterapi ihtiyacının, neoadjuvan ve adjuvan kemoterapi ihtiyacının azalması SGLT2i'nin kanser tedavisine katkı sağladığını düşündürdü. Aynı zamanda SGLT2i'nin hastalıksız sağkalım süresini uzattığı görüldü. Yine erken evrede tanı alan meme kanserli hastaların prognozunun daha iyi olması tarama ve erken tanının önemini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to evaluate the effects of sodium-glucose cotransporter-2 (SGLT2) inhibitor treatment on the cancer treatment, cancer recurrence and overall survival (OS), and to identify potential prognostic markers in female patients diagnosed with breast cancer who also had T2DM. Materials and Methods: This retrospective study was conducted with 158 female patients who had non-metastatic breast cancer and T2DM simultaneously, in the University of Health Sciences, Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Oncology Training and Research Hospital, between 2015 and 2025. The data of demographic characteristics, comorbidities, and laboratory results at the beginning of the study and the sixth month follow-up were evaluated. Kaplan-Meier method was used for survival analysis and to compare overall survival and disease free survival durations between clinical groups. Results: Of the 158 patients included in the study, 82 were using SGLT2 inhibitors (SGLT2i). Compared to the control group, body mass index (BMI), statin use rate, rate of receiving radiotherapy, recurrence, and mortality rates were found to be lower (respectively, p=0.034, p=0.028, p=0.043, p=0.002, p<0.001). In the initial measurement, LDL-C levels were higher in the control group compared to the study group. In the second measurement, HbA1c levels were higher in the study group than in the control group (respectively, p=0.009, p=0.018). When the difference between the baseline and follow-up measurements in the control group was evaluated, it was observed that creatinine and glucose levels increased, while LDL-C levels decreased (respectively, p=0.011, p=0.049, p=0.013). Survival was found to be significantly prolonged in patients using SGLT2i (p<0.001). Among the variables, only ECOG performance status was found to be associated with survival (p=0.024). In patients using SGLT2i who had not received neoadjuvant therapy or chemotherapy, diseasefree survival was longer (respectively, p=0.014, p=0.013). Additionally, ECOG xi performance status, tumor size, and presence of lymph node involvement were associated with disease-free survival (respectively, p<0.001, p=0.049, p=0.013). In early-stage patients, SGLT2i use, ECOG status, tumor size, lymph node involvement, and variables related to neoadjuvant, adjuvant, and chemotherapy were found to be significant in univariate analysis. In multivariate Cox regression analysis, having an ECOG score of 3 was found to increase the risk of recurrence by 5.41 times (HR: 5.41, 95%CI: 0.96–30.28, p=0.048). On the other hand, the use of SGLT2i was found to reduce the risk of recurrence (HR: 0.38, 95%CI: 0.13–1.10, p=0.047). Conclusion: In female patients with breast cancer, the use of SGLT2 inhibitors (SGLT2i) is associated with prolonged survival. In this study, BMI, LDL-C, statin use, and ECOG score were found to have prognostic significance. The reduced need for radiotherapy, neoadjuvant, and adjuvant chemotherapy in patients using SGLT2i suggests that SGLT2i may contribute to cancer treatment. Additionally, SGLT2i use was associated with longer disease-free survival. Furthermore, the better prognosis observed in breast cancer patients diagnosed at an early stage highlights the importance of screening and early diagnosis.
Benzer Tezler
- Karaciğer ve pankreas hastalıklarında 5' nükleotidaz ve diğer bazı enzimlerin serumdaki aktivite seviyelerinin tayini
Başlık çevirisi yok
VELİYE GÜRSEL
- Kümesel değişim metodu ile spin-1 ısıng sisteminin kararlı, yarı kararlı ve kararsız çözümleri
Study of stable, metastable and unstable solutions of spin-1 ising system in the cluster variation method
MEHMET ARI
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Fizik ve Fizik MühendisliğiErciyes ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA KESKİN
- İlerlemiş mide ve kolerektal kanserde 5-fluorouracil+cisplatinum ve/veya folinic acid tedavisinin sonuçları
Başlık çevirisi yok
AYFER HELVA