Geri Dön

Sosyal medya kullanım bozukluğunun aşı tereddüdüne etkisi

The effect of social media use disorder on vaccine hesitancy

  1. Tez No: 962447
  2. Yazar: MEHMET SUCU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BÜNYAMİN DERE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adıyaman Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Aşı tereddüdü, bireylerin aşıların güvenliği ve gerekliliği konusundaki endişeleri nedeniyle aşı yaptırmaktan kaçınması veya aşıları geciktirmesi durumudur ve küresel halk sağlığını tehdit eden önemli bir sorundur. Sosyal medya, aşılarla ilgili bilgiye erişim ve bu bilgilerin paylaşımı için yaygın bir platform haline gelmiştir. Ancak, sosyal medyada yayılan yanlış veya yanıltıcı bilgiler, aşı tereddüdünü artırabilmektedir. Sosyal medya kullanım bozukluğu (SMKB) ise, bireyin sosyal medyayı aşırı ve kontrolsüz bir şekilde kullanması, bu durumun günlük yaşamını, ilişkilerini ve sağlığını olumsuz etkilemesi şeklinde tanımlanır. SMKB'nin, bireylerin bilgiye yaklaşımını ve değerlendirme biçimini etkileyebildiği gibi aldıkları kararlara da tesir edebileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, SMKB'nin aşı tereddüdü üzerindeki potansiyel etkileri, halk sağlığı açısından önemli bir araştırma konusudur. Bu araştırma, sosyal medya kullanım bozukluğu ile aşı tereddüdü arasındaki ilişkiyi ve sosyo-demografik değişkenlerin etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, 362 katılımcıya yüz yüze anket uygulandı, veriler Aşı Tereddüdü Ölçeği(ATÖ)ve Sosyal Medya Kullanım Bozukluğu Ölçeği(SMKBÖ) ile toplandı. Bulgular Kruskal Wallis-H, Mann-Whitney U ve Spearman'srhotestleriile analiz edildi. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Katılımcıların %35,1'i (n=127) 25-34 yaş aralığında, %61'i (n=221) kadın, %70,7'si (n=256) evlidir. %49,7'si (n=180) üniversite mezunu, %34,3'ü (n=124) kamu sektöründe çalışmaktadır. %32,6'sının (n=118) 17.002 TL'den az gelire sahip olduğu görülmektedir. Katılımcıların en çok kullandıkları sosyal medya platformu%61,6 (n=223) ile Instagram'dır. %40,9'unun (n=148) aile hekimi aracılığıyla sağlıkla ilgili bilgi edindiklerini belirtmiştir. Sonuçlara göre, aşı tereddüdü ile sosyal medya kullanım bozukluğu arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı (r=-0,051, p=0,333). Sosyo-demografik değişkenler açısından, yaş (p=0,003), cinsiyet (p=0,011), medeni durum (p=0,032), eğitim düzeyi(p=0,009) ve çalışma durumu(p=0,014) faktörlerinin sosyal medya kullanım bozukluğu üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edildi. Sağlık bilgisini sosyal medyadan veya çevresinden alan bireylerin aşı tereddüdü sağlık bilgisini aile hekiminden alan kişilere göre daha yüksek olduğu görüldü. Bu bulgular doğrultusunda, sosyal medya okuryazarlığının artırılması, sağlık profesyonellerinin etkili iletişim stratejileri geliştirmesi ve yanlış bilgiye karşı farkındalık oluşturulması önerilmektedir. Gelecek araştırmalarda, sosyal medya içeriklerinin aşı tereddüdü üzerindeki etkisini inceleyen uzun vadeli çalışmalar yapılması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Vaccine hesitancy is the situation where individuals avoid or delay vaccination due to concerns about the safety and necessity of vaccines, and is a significant problem that threatens global public health. Social media has become a widespread platform for accessing and sharing information about vaccines. However, false or misleading information spread on social media can increase vaccine hesitancy. Social media use disorder (SMUD) is defined as an individual's excessive and uncontrolled use of social media, which negatively affects their daily life, relationships, and health. It is thought that SMUD can affect individuals' approach to information and the way they evaluate it, as well as the decisions they make. In this context, the potential effects of SMUD on vaccine hesitancy are an important research topic in terms of public health. This study aims to examine the relationship between social media use disorder and vaccine hesitancy and the effects of socio-demographic variables. Within the scope of the study, a face-to-face survey was applied to 362 participants, and data were collected using the Vaccine Hesitancy Scale (VHS) and Social Media Use Disorder Scale (SMUDS). Findings were analyzed using Kruskal Wallis-H, Mann-Whitney U, and Spearman's rho tests. The significance level was accepted as p<0,05. %35,1 (n=127) of the participants were between the ages of 25-34, %61 (n=221) were female, and %70,7 (n=256) were married. %49,7 (n=180) were university graduates, and %34,3 (n=124) worked in the public sector. %32,6 (n=118) had an income of less than 17,002 TL. The social media platform most used by the participants was Instagram with %61,6 (n=223). %40,9 (n=148) stated that they obtained health information through their family physician. According to the results, no significant correlation was found between vaccine hesitancy and social media use disorder (r=-0,051, p=0,333). In terms of socio-demographic variables, age (p=0,003), gender (p=0,011), marital status (p=0,032), education level (p=0,009) and employment status (p=0,014) factors were found to have a significant effect on social media use disorder. It was observed that individuals who received health information from social media or their environment had higher vaccine hesitancy than those who received health information from their family physician. In line with these findings, it is recommended that social media literacy be increased, health professionals develop effective communication strategies and awareness be raised against misinformation. In future studies, it is recommended that long-term studies be conducted to examine the effect of social media content on vaccine hesitancy.

Benzer Tezler

  1. Vergi uyuşmazlıklarının idari aşamada çözümlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ŞÜKRÜ KIZILOT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Maliye Ana Bilim Dalı

  2. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  3. Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli

    Başlık çevirisi yok

    L. NİHAL YAZAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU

  4. Polatlı Kerç ve Çongar Tatar ağızları

    Başlık çevirisi yok

    ZÜHAL YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Türk Dili ve EdebiyatıGazi Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AHMET BİCAN ERCİLASUN

  5. Bursa Ulu Cami yazıları

    The Calligraphies of Ulu Cami in Bursa

    CEMALETTİN ÖNALAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Sanat TarihiGazi Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. REFET YİNANÇ